Behiye Kayran retweeted
Dünyada böyle bir güzellik zor bulunur ama yeteri kadar övmuyoruz ülkemizi
Readers added context they thought people might want to know
Görsel, yapay zeka destekli görsel üretme aracı olan Midjourney ile oluşturulmuş.
instagram.com/p/C_ixNp4s9AA/…
dogrulukpayi.com/dogruluk-kontr…
Behiye Kayran retweeted
Bir ülke ne kadar çürüyebilir diyorsun, futbol federasyonu başkanı çıkıp "milli takımı eleştirenler tutuklansın" çağrısı yapıyor.
Dibi yok bunların.
Behiye Kayran retweeted
Hem LGS hem de TYT-AYT sınavları bir kez daha gösterdi ki artık sınavların belirleyici dersi Türkçedir.
Okuyan, anladığını yorumlayabilen ve analiz edebilen öğrenciler; yalnızca sınavlarda değil, hayatın her alanında akranlarının önüne geçecektir.
Bu nedenle kitap okuma alışkanlığı, bir tercih değil; akademik başarı ve kişisel gelişim için vazgeçilmez bir gereklilik hâline gelmiştir.
Çocuklara küçük yaşlardan itibaren düzenli kitap okuma alışkanlığı kazandırmak artık her zamankinden daha büyük bir önem taşımaktadır.
Çünkü kitap okuyan kazanır.
Behiye Kayran retweeted
Ülke siyasetinden anladığım:
Tilkiler tavukların yönetimine talip oluyor, "kahrolsun kümesler, yaşasın tavukların özgürlüğü" diye slogan atıyor; tavuklar da elleri patlayana kadar alkışlıyor.
Behiye Kayran retweeted
allah'u ekber nidaları, tekbirler, bozkurt işaretleri, ülkücü bıyıkları, vatan millet sakarya edebiyatı, hamaset, goygoy, yaygara, şamata, şımarıklık ve sonuç: 48 takım içerisinde gol atmadan elenen ilk takım.
Behiye Kayran retweeted
Fihrist’in Opera klasikleri dizisini okumaya başladım. Açıkçası beklentim yalnızca bir librettodan ibaret bir metin okumaktı. Fakat L’Orfeo, hem operanın doğuşuna hem de müziğin bir hikâyeyi nasıl taşıyabildiğine dair oldukça kapsamlı bir giriş niteliğinde çıktı karşıma.
Claudio Monteverdi’nin 1607 tarihli L’Orfeosu bugün hâlâ sahnelenen en eski operalardan biri olarak kabul ediliyor. Kitap, eserin librettosunu sunmakla yetinmiyor; önsöz, tarihsel arka plan ve değerlendirme yazılarıyla birlikte operanın neden bu kadar önemli olduğunu da anlatıyor. Operaya uzak biri olarak benim için en ilgi çekici taraflardan biri buydu. Çünkü metni okurken yalnızca Orpheus’un hikâyesini değil, aynı zamanda operanın nasıl ortaya çıktığını ve neden bir dönüm noktası sayıldığını da öğreniyorsunuz.
Yunan mitolojisinden bildiğimiz Orpheus ile Eurydike’nin trajik hikâyesi eserin merkezinde yer alıyor. Sevdiği kadını ölümden geri getirmek isteyen bir adamın yeraltı dünyasına inişini anlatan bu hikâye, aslında aşkın sınırlarını, kaybı ve insanın kader karşısındaki çaresizliğini sorguluyor. Mitolojik bir anlatı olmasına rağmen duygusal tarafı son derece insani. Belki de bu yüzden dört yüz yılı aşkın süredir yaşamaya devam ediyor.
Eser yalnızca müzik açısından değil, edebiyat, mitoloji ve tarih açısından da ele alınıyor. Özellikle Orpheus figürünün antik kaynaklardan nasıl devralındığı ve Monteverdi ile Striggio tarafından nasıl yeniden yorumlandığına dair bölümler, librettoyu daha bilinçli okumayı sağlıyor. Böylece metin yalnızca bir opera metni olmaktan çıkıp kültürel bir yolculuğa dönüşüyor.
Kitabın fiziksel tasarımı da ayrıca dikkat çekici. Kapağın barok estetiği çağrıştıran görselliği, içerikle uyumlu bir atmosfer yaratıyor. İtalyanca metnin Türkçe çeviriyle birlikte sunulması ise hem opera meraklıları hem de metni karşılaştırmalı okumayı sevenler için önemli bir avantaj.
Monteverdi’nin dört yüz yıl önce yazdığı bir eser bugün hâlâ okunabiliyor, sahnelenebiliyor ve insanlarda duygusal karşılık bulabiliyorsa bunun sebebi yalnızca iyi bir hikâye anlatması değil. Aynı zamanda müziğin, şiirin ve mitolojinin ortak bir dil yaratabilmesi.
L’Orfeo, operaya ilgi duyanlar için zaten önemli bir eser. Ama benim gibi opera dünyasına biraz uzaktan bakan okurlar için de güçlü bir başlangıç noktası. Fihrist’in Opera klasikleri dizisine bu kitapla başlamış olmaktan memnunum. Eğer dizinin geri kalan kitapları da aynı özeni taşıyorsa, önümde keşfedilecek oldukça ilginç bir külliyat var gibi görünüyor. 🧡
Behiye Kayran retweeted
✌️🇹🇷
Bugün The Guardian’da Bursa’da çektiğim ibibik fotoğrafımla şu şekil tam iki sayfa basılı olarak yer aldık. Haklı gururunu yürekten yaşıyorum🙏😇
#DoğayaKanatAçtık @anadoluimages
Behiye Kayran retweeted
Devamlı yurtdışına giderken yakalanan sebze meyveyi duyuyoruz da hiç Türkiye'de iç pazara verilmeden yakalanıp imha edilen ürün haberi duydunuz mu? Duyamazsınız çünkü gizleniyor(muş). Sorsanız çok sıkı denetimlerden bahsederler ama bağımsız denetimler farklı şeyler söylüyor. Örneğin Greenpeace Türkiye incelediği zincir market ve pazar numunelerinin %31,6’sının Türk Gıda Kodeksi’ne göre yasal limitlerin üzerinde zehirli kimyasal/yasaklı ilaç barındırdığını tespit etmiş. Yani yaklaşık olarak yediğimiz her 3 şeyden biri zehirli.
Behiye Kayran retweeted
A puppy’s first day herding sheep… and the sheep are being incredibly patient and helpful.
Behiye Kayran retweeted
Felis catus, nature's great hunter, stalks his prey like an assassin waiting for the perfect shot, then pounces with efficiency and precision.
































