Murat KOTRA retweeted
SİYASETTE KİRLİ İLİŞKİ AĞLARI VE ARINMA İHTİYACI
Türkiye manzarasında yeni operasyonlar, skandallar ve olaylar peş peşe yaşanıyor…
Hızlı akan gündemin başlıklarından biri de Sarıgül ailesinin adının karıştığı kara para aklama, dolandırıcılık ve tehdit iddialarına ilişkin soruşturma oldu.
Soruşturma kapsamında Mustafa Sarıgül’ün oğulları Emir Sarıgül ve Ömer Sarıgül ile eski eşi Aylin Kotil, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” (kara para aklama) iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Mustafa Sarıgül’ün ağabeyi Metin Mevlüt Sarıgül’ün ise gözaltında olduğu belirtiliyor. Dosya kapsamında toplam 24 kişinin tutuklandığı ifade ediliyor.
Mustafa Sarıgül, milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle tutuklanmadı. Hakkındaki iddiaların ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği belirtiliyor.
Mustafa Sarıgül, bildiğiniz gibi, CHP’den ayrılarak Özgür Özel’in öncülüğünde Yeni Parti’ye katılmıştı.
Bu soruşturmanın ardından Mustafa Sarıgül, “Partimi bu soruşturma nedeniyle çıkan tartışmaların dışına çıkarmak amacıyla söz konusu soruşturma sonuçlanıncaya kadar YENİ Parti üyeliğinden istifa ediyorum.” açıklamasını yaparak Yeni Parti’den istifa etti.
Ancak dosyanın Yeni Parti’yi de ilgilendiren bir boyutu ortaya çıktı.
Tutuklu bulunan Emir Sarıgül, verdiği ifadede de babasının Yeni Parti’nin kuruluş süreci ve ihtiyaçları için Özgür Özel’e farklı tarihlerde elden para verdiğini iddia etti. İddialara göre söz konusu ödemelerin toplamı yüz binlerce doları buluyor:
250 bin dolar: Yeni Parti genel merkez binasının iç tefrişatı için verildiği öne sürülüyor. İddiaya göre Mustafa Sarıgül, Ankara Ümitköy’de bir restoranda, 6-7 milletvekilinin de bulunduğu bir yemeğin ardından parayı bizzat Özgür Özel’e ait aracın arka kısmına bıraktı. Emir Sarıgül, bu bilgiyi babasının kendisine anlattığını söylüyor.
250 bin dolar/euro civarında: Parti otobüsünün ses sistemi ve iç tasarımı için verildiği iddia ediliyor.
Bu ödemenin, Silivri’deki bir duruşmanın ardından Büyükçekmece’deki bir balıkçı restoranından çıkışta elden yapıldığı öne sürülüyor.
100 bin dolar: Yaklaşık bir ay önce gerçekleştiği iddia edilen bu ödemede, Emir Sarıgül’ün Vakko’nun İstinyePark mağazasından aldığı iki atkı paketinin içine Mustafa Sarıgül tarafından Ulus Platin Konutları’ndaki evde para konulduğu, paketlerin hediye hâline getirilerek Ankara’ya götürüldüğü ve Özgür Özel’e teslim edildiği ileri sürülüyor.
***
Bu iddialar doğru mudur, yoksa yalan mıdır, bilemiyoruz. Belki de Özgür Özel’e yönelik bir iftira düzeneği kurulmuştur. Somut bir dayanağımız olmadığı için bu ihtimal hakkında da kesin bir şey söyleyemeyiz.
Ancak Özgür Özel’in bu tür tartışmaların ve siyasi sınavların muhatabı hâline gelmesi de dikkat çekici bir gerçektir. Olayın en tuhaf yönü ise Özgür Özel’e yönelik bu tür suçlamaların başka partilerin mensuplarından değil, kendi partisinin (CHP-Yeni Parti) içinden gelen isimlerden kaynaklanmasıdır.
Emir Sarıgül, Yeni Parti milletvekilinin oğludur. Onun Özgür Özel’e yönelik iddiaları ise mahkeme ifadelerine yansımıştır.
Mesela Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım da Özgür Özel’in çok yakın olduğu isimlerden biriydi. Yalım, etkin pişmanlıktan yararlanarak verdiği ifadede şu iddiada bulunmuştu:
“2023 yılı sonunda yapılan Cumhuriyet Halk Partisi kurultayı öncesindeki kongrelerin masraflarında kullanılmak üzere, o dönemde CHP Grup Başkanı olan Özgür Özel’e 200 bin lira ve 1 milyon lira nakit para verdim.”
Yalım, 200 bin lirayı Özgür Özel’in Manisa’daki evine bizzat götürdüğünü, 1 milyon lirayı ise Denizli’de Özgür Özel’in bir arkadaşı aracılığıyla verdiğini öne sürdü.
Mesela, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de Özgür Özel ve CHP yönetimine yönelik çeşitli iddialarda bulunmuştu. Böcek’in beyanlarına yansıyan iddialar arasında şu başlıklar yer alıyordu:
1 milyon euro talebi: Böcek, 2024 yerel seçimleri öncesinde adaylık sürecinde, Özgür Özel’in talimatıyla Veli Ağbaba’nın oğlu Mustafa Gökhan Böcek’i arayarak 1 milyon euro istediğini öne sürdü. Muhittin Böcek, oğluna “Sen gereğini yap” dediğini, oğlunun da bu parayı iş insanlarından toplayarak CHP Genel Merkezi’ne teslim ettiğini iddia etti. Böcek, “Oğlum Gökhan’ın 1 milyon euro istendiğine yönelik beyanı doğrudur” dedi.
Ferdi Zeyrek’e 950 bin euro: Böcek, Özgür Özel’in yönlendirmesiyle 15 Ocak 2024’te Manisa’ya gittiğini, yanında bir çanta içinde yaklaşık 950 bin euro götürdüğünü ve merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in masasına bıraktığını öne sürdü. Bunu, adaylığına katkı sağlayacağı düşüncesiyle yaptığını; Özgür Özel’in kendisinden maddi destek ve proje desteği istediğini söyledi.
Lansmanda 200 bin dolar: Böcek, 24 Şubat 2024’te Antalya’daki Cam Piramit’te düzenlenen resmî aday tanıtım toplantısında, oğlu aracılığıyla ve Veli Ağbaba’nın yönlendirmesiyle Özgür Özel’e 200 bin dolar nakit para teslim edildiğini iddia etti.
***
Dediğim gibi, bu iddiaların ne derece doğru olduğunu bilemiyoruz. Hepsi de henüz soruşturma aşamasında. Burada odaklanmamız gereken asıl konu ise CHP (Yeni Parti) içindeki bu tür ilişki ağlarının ve suçlamaların ne kadar yaygın olduğudur.
Özgür Özel’e rakip bir partinin mensubu böyle suçlamalarda bulunsa, “Siyasi rekabetin çirkin bir yönü” der, geçersiniz. Ancak bu iddiaları dile getirenler, Özgür Özel’in kendi partisinden, sahip çıktığı isimler. İşte asıl dikkat çekici olan da bu.
CHP’li belediyelerle ilgili yargıya yansıyan bu kadar çok rüşvet ve yolsuzluk iddiası varken, “Bizde rüşvet yok, irtikap yok, yalan yok, zimmet yok, yolsuzluk yok. Ama bize karşı iftira var arkadaşlar” diyen Özgür Özel’in bu kez şahsının da benzer iddialarla suçlanması, büyük bir çelişki ve ciddi soru işaretleri doğuruyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise böyle suçlamalarla karşı karşıya kaldığı bir konu, bildiğim kadarıyla, hiç olmadı.
Türk siyasetinde, CHP’li (Yeni Parti) belediyelerde yaşanan rüşvet ve yolsuzluk olaylarına, iktidar içindeki bazı siyasilerin de adının karıştığı fon vurgunu eklenince, siyasetin üzerindeki leke daha da büyümüştür.
Türk siyasetini gerek iktidar gerekse muhalefet cephesinde bu tür iddialardan arındırmak ve temiz bir zemine çekmek, sorumluluk sahibi herkesin görevidir.
Aksi hâlde, “Üzüm üzüme baka baka kararır” misali, bu tablo topluma kötü örnek olacak ve yanlış davranışların normalleşmesine yol açacaktır.
turkgun.com/kose-yazisi/2010…
Murat KOTRA retweeted
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, 10 Eylül 2026 günü Rize’de yeniden aday olacağını belirten önümüzdeki seçimlere dair görüşlerini paylaşmasının ardından, Türkiye’nin yükselme ve kalkınmasının önüne geçmek isteyen iç ve dış odakların hareketlenmesi dikkatlerden kaçmamaktadır.
Sayın Cumhurbaşkanımızın 9 Temmuz 2018 yılında yemin etmesi ile beraber fiili olarak başlayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Türkiye çok hızlı şekilde milli kalkınma ve refah hamlesini güçlü reformlarla birleştirme iradesini göstermiştir.
Aynı dönemde milli güvenliğimize yönelen iç ve dış kaynaklı tehdit ve tehlikelerin bertaraf edilmesi konusunda ülkemiz son derece kararlı ve güçlü hamlelerle başarılı kazanımlar elde etmiştir.
Bölgesel liderliği tescillenen Türkiye, kaos, buhran ve belirsizliklerle dolu bir küresel iklim şartlarında ise kutup başı ülkelerden birisi olduğunu göstermiş, aradan geçen her gün ortaya koyduğu politikalarıyla yeni bir dünya düzenin kurulmasının mimarlarından olacağını ispat etmiştir.
MHP ve Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin iradeleriyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin üçüncü dönemi için de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın adayımız olarak ilan edilmesi ile ülkemizin, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına dair milli hedeflerimizi gerçekleştirmede kararlılıkla yoluna devam edeceğinin tecellisi olmuştur.
Dünya küresel bir savaş riskini en yüksek ihtimal ve seviyede değerlendirirken, tedarik zincirleri kırılıp bozulmuşken, refah ve huzur iklimi kaybolmuşken, Türkiye’nin Cumhur İttifakı ile aziz milletimizi her türlü riski azaltarak milli birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirerek yoluna devam etme iradesinde buluşması en büyük kazanımımız olmuştur.
Bir yandan yargıda bulunan kimi unsurların, bir yandan siyaset, medya ve diğer kesimlerdeki FETÖ artıklarının, bir yandan sorumluluk makamında bulunan ancak milli hedefler ve milli davamız yerine kendi nefsi hesabına yönelik hareket ederek zaaf oluşturan isimlerin, diğer yandan da Siyonist odaklarla hareket eden kimselerin böylesi bir dönemde Türkiye’nin ilerleyişini durdurabileceklerini hesap etmeleri beyhudedir.
Böylesi bir dönemde Ak Parti ile yakın diyaloğu olduğu intibasını uyandırarak kimi merkez akım medya kuruluşlarında yer tutan ve aynı karanlık hesapların figüranı olan isimlerin “parlattığı”, geçmişten beri MHP üzerinde hesap kurduğunu çok iyi bildiğimiz kimi sözde anket şirketleri ve sahiplerinin MHP’yi hedef alan beyanlarıyla, yine sözde kamuoyu araştırmaları da aynı beyhude çabanın ürünüdür.
İsim isim, hesap ve hedeflerini çok iyi bildiğimiz bu çevrelerle hesaplaşma artık kaçınılmazdır. Arınma müessesesi işlemeye devam ettikçe, korkunun dağları sardığı ve hesap yapan kimselerin birer birer deşifre olduğu görülecektir.
MHP’nin, Cumhur İttifakı’nın ve Sayın Cumhurbaşkanımızın arkasında aziz milletimizin duaları, iradesi, desteği ve bizatihi kendisi vardır. Bu kutlu ve tertemiz emanetlere hiçbir halel gelmeyecek, Türkiye geleceğin kutlu günlerine küresel bir güç olarak mutlaka erişecektir.
Murat KOTRA retweeted
Ülkü Ocakları Genel Başkanımız, Yolbaşçımız Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım beyefendinin tensip ve takdirleriyle Ülkü Ocakları Amasya İl Başkanlığı görevine atanmış bulunuyorum.
Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in emanet ettiği ülkü ve ilkelerin ışığında, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin emrinde, Genel Başkanımız Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım’ın ortaya koyduğu hedef ve ülküler doğrultusunda; Türk milletine, devletimize ve mukaddes davamıza hizmet etmek en büyük şerefimizdir.
Ülkü Ocakları, yalnızca bir teşkilat değil; Türk gençliğinin yetiştiği, millî ve manevi değerlerin yaşatıldığı, ülkü ve ideal uğruna fedakârlığın esas alındığı kutlu bir mekteptir.
Bu şerefli görevi; birlik, beraberlik, sadakat ve dava şuuru içerisinde yürüterek Amasya’mızda Ülkücü Hareket’in sancağını daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışacağız.
Bugüne kadar teşkilatımıza vermiş olduğu emeklerden ötürü Ömer Sonkaya başkanımıza teşekkür ediyorum.
Bu kutlu vazifede Rabbim bizleri mahcup etmesin. Teşkilatımıza, davamıza ve Amasya’mıza hayırlı hizmetler yapmayı nasip eylesin.
Yaşasın Ülkü Ocakları!
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Ülkü Ocakları Amasya İl Başkanı
Yusuf Emre AYAZ
Murat KOTRA retweeted
Başkanım, tebrik ediyor, hayırlı olmasını diliyorum. 🤘🇹🇷
Ülkü Ocakları Genel Başkanımız, Yolbaşçımız Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım beyefendinin tensip ve takdirleriyle Ülkü Ocakları Amasya İl Başkanlığı görevine atanmış bulunuyorum.
Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in emanet ettiği ülkü ve ilkelerin ışığında, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin emrinde, Genel Başkanımız Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım’ın ortaya koyduğu hedef ve ülküler doğrultusunda; Türk milletine, devletimize ve mukaddes davamıza hizmet etmek en büyük şerefimizdir.
Ülkü Ocakları, yalnızca bir teşkilat değil; Türk gençliğinin yetiştiği, millî ve manevi değerlerin yaşatıldığı, ülkü ve ideal uğruna fedakârlığın esas alındığı kutlu bir mekteptir.
Bu şerefli görevi; birlik, beraberlik, sadakat ve dava şuuru içerisinde yürüterek Amasya’mızda Ülkücü Hareket’in sancağını daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışacağız.
Bugüne kadar teşkilatımıza vermiş olduğu emeklerden ötürü Ömer Sonkaya başkanımıza teşekkür ediyorum.
Bu kutlu vazifede Rabbim bizleri mahcup etmesin. Teşkilatımıza, davamıza ve Amasya’mıza hayırlı hizmetler yapmayı nasip eylesin.
Yaşasın Ülkü Ocakları!
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Ülkü Ocakları Amasya İl Başkanı
Yusuf Emre AYAZ
Murat KOTRA retweeted
Başkanım, Allah; hayırlı hizmetler yapmayı nasip eylesin. Görevinizin Amasya’mıza, teşkilatımıza ve Ülkücü Hareket’e hayırlı olmasını diliyorum. 🤘🇹🇷
Ülkü Ocakları Genel Başkanımız, Yolbaşçımız Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım beyefendinin tensip ve takdirleriyle Ülkü Ocakları Amasya İl Başkanlığı görevine atanmış bulunuyorum.
Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in emanet ettiği ülkü ve ilkelerin ışığında, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin emrinde, Genel Başkanımız Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım’ın ortaya koyduğu hedef ve ülküler doğrultusunda; Türk milletine, devletimize ve mukaddes davamıza hizmet etmek en büyük şerefimizdir.
Ülkü Ocakları, yalnızca bir teşkilat değil; Türk gençliğinin yetiştiği, millî ve manevi değerlerin yaşatıldığı, ülkü ve ideal uğruna fedakârlığın esas alındığı kutlu bir mekteptir.
Bu şerefli görevi; birlik, beraberlik, sadakat ve dava şuuru içerisinde yürüterek Amasya’mızda Ülkücü Hareket’in sancağını daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışacağız.
Bugüne kadar teşkilatımıza vermiş olduğu emeklerden ötürü Ömer Sonkaya başkanımıza teşekkür ediyorum.
Bu kutlu vazifede Rabbim bizleri mahcup etmesin. Teşkilatımıza, davamıza ve Amasya’mıza hayırlı hizmetler yapmayı nasip eylesin.
Yaşasın Ülkü Ocakları!
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Ülkü Ocakları Amasya İl Başkanı
Yusuf Emre AYAZ
Murat KOTRA retweeted
✍️ “Terörlü Türkiye” günlerinde şehitlerimizi ve gazilerimizi satanların oyunları!
turkgun.com/kose-yazisi/2010…
Murat KOTRA retweeted
✍️ Siyasi menfaat varken “Öcalan iştahı” açılan adam
turkgun.com/kose-yazisi/2010…
Murat KOTRA retweeted
📍Emeklinin duyulan feryadı
turkgun.com/basyazi/emeklini…
Murat KOTRA retweeted
✍️ Fon vurgununun akıbeti takipte
turkgun.com/basyazi/fon-vurg…
Murat KOTRA retweeted
✍️ Kuyruk acısı, ihanetin ustalarını insanlıktan çıkarıyor!
turkgun.com/kose-yazisi/2010…
Murat KOTRA retweeted
📍 Türk’ün Türk’e küseceği çağ mıdır?
turkgun.com/basyazi/turkun-t…
Murat KOTRA retweeted
✍️ Papatya falını bırakın, Ankara halkına hizmete odaklanın!
turkgun.com/kose-yazisi/2010…
Murat KOTRA retweeted
✍️ İsrail seçimleri insanlık için utançtır
turkgun.com/basyazi/israil-s…
Murat KOTRA retweeted
Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ, Anıtkabir'de düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenine katıldı.
Murat KOTRA retweeted
🇹🇷 Yaşasın, var olsun Cumhuriyet!
turkgun.com/basyazi/yasasin-…
Murat KOTRA retweeted
Hesapsız Hesaplar…
2010, 2012 ve 2014 yıllarındaki seçimleri kazandı, üst üste üç dönem İstanbul Barosu’nun başkanı oldu.
2015 yılında “Siz ne kadar siyasetten uzak durursanız durun, bir şekilde siyaset sizden uzak durmuyor” dedi ve CHP’ye üyelik başvurusunda bulundu.
Siyasete girişini ise “Hiçbir beklenti içinde olmaksızın, bir nefer olarak bu yola girdim. Nitekim milletvekilliği listeleri açıklandıktan sonra müracaatımı yaptım” sözleriyle duyurdu.
***
2016 yılında baro başkanlığı için yarışan beş aday arasında yoktu.
Neden aday olmadığını “Mahkeme kadıya mülk olmadığı gibi baro başkanlığı da kimseye mülk değildir” cümlesiyle açıkladı.
Aynı açıklamada kullandığı “Baro başkanlığını hiçbir zaman sıçrama tahtası olarak görmedim” ifadesiyle de siyasete uzanan yolculuğunda herhangi bir hesabı olmadığını bir kez daha vurguladı.
***
Takvimler 2018’i gösterdiğinde ise daha önce altını çizdiği “beklentisiz” duruşundan eser kalmamış gibiydi.
Çünkü “Vekillik derdim yok” diyerek çıktığını söylediği yolda bu kez genel başkanlık hedefiyle öne çıkıyordu.
“Anlaşılan o ki birileri, Atatürk’ün askeri olmayı anlamıyor. Atatürk’ün askeri olmak yurttaşlar arasında alt kimliklere dayalı hiçbir ayrım yapmamaktır; küresel güçlerin, emperyalizmin askerliğini, tetikçiliğini, devşirmeliğini reddetmektir” sözleriyle genel başkanlık için kolları sıvadığını ilan ediyordu.
Partiye üye olduktan yalnızca üç yıl sonra açıkladığı bu hedef, yeterli imza toplanamaması nedeniyle gerçekleşmedi.
Ancak bu girişim, siyasi hedeflerinin en başından beri ne yönde olduğunu ortaya koydu.
***
Kimden mi bahsediyorum?
2020 yılında parti yönetiminin boykot ettiği bir televizyon kanalına çıktığı için CHP’den ihraç edilen Ümit Kocasakal’dan…
Daha doğrusu, birkaç gündür “Barodaki değişim yok şunun habercisi, yok bunun mesajı” denilerek gündeme taşınan Ümit Kocasakal’dan…
***
Bu konuyu, baro seçimlerinin hiçbir mesaj taşımadığını söylemek amcıyla açmıyorum.
Seçimlere yüklenen anlamlardan çok, bazı ayrıntıların gözden kaçırılmak istendiğine dikkat çekmek istiyorum.
Asıl önemli olanın, seçilen başkanın dünkü söylemiyle bugünkü tutumu arasındaki ilişki olduğunu düşünüyorum.
***
“İlk dört madde ciddi bir risk altında.
Cumhuriyet çok ciddi bir tehdit altında.
Bana sorarsanız bu çerçeve yasaya bağlı olarak yürüyen Terörsüz Türkiye süreci Cumhuriyetsiz Türkiye süreci.
Yeni devlet ve rejim kuracaklar.
Bütün dert bu.”
***
Bunlar, Kocasakal’ın göreve geldikten sonra verdiği ilk röportajda kullandığı ifadeler.
Aynı sayfada “Kocasakal’a ilk kutlama İmamoğlu’ndan” başlıklı haber yer alıyor.
Kendisini hesapsız bir nefer olarak tanımlayarak siyasete atılan ve kısa süre sonra partisinin en üst makamına talip olan bir ismin, aradan on yıl geçtikten sonra yeniden baro başkanlığına dönmesi sizce de düşündürücü değil mi?
***
Üstelik göreve gelir gelmez Terörsüz Türkiye sürecini hedef alan mesajlar veriyor.
Oysa geçmişte “Atatürk’ün askeri olmak” sözünü yurttaşlar arasında alt kimliklere dayalı ayrım yapmamakla ve emperyalizmin taşeronluğunu reddetmekle açıklamıştı.
Bugünkü söylemiyle dünkü sözleri arasındaki çelişki de tam burada ortaya çıkıyor.
***
Peki, bu dönüşün arkasında ne var?
Siyasi hedeflerine ulaşmak için yeniden bir zemin mi arıyor, yoksa baro başkanlığı üzerinden daha geniş bir siyasi hesap mı yürütüyor?
İmamoğlu’nun yerine geçecek aday mı belirlenmeye çalışılıyor, yoksa Terörsüz Türkiye sürecine karşı çıkacak yeni bir aktör mü piyasaya sürülüyor?
Bu soruların cevaplarını bulmamız uzun sürmeyecek gibi görünüyor.
Murat KOTRA retweeted
Kardeşim Hazar Çelik’e görevimi devrettim. Bayrağımızı daha ileriye taşıyacağına gönülden inanıyorum. Her zaman yanındayım kardeşim, yolun açık olsun. Allah yar ve yardımcın olsun. 🇹🇷
#BursaÜlküOcaklarıÜniversiteler





























