DEA ajanı Javier Pena, Pablo Escobar'ın yakalanması için yürütülen operasyon sırasında Medellin’deki güvenli bi evde ele geçirilen altın külçeler, nakit para ve altın kaplama tabancayla poz veriyor.
1990'lar
Sovyetler Birliği döneminde Venüs ve Marsa gönderilen robotik araçlarla iletişim kurmak için 1974 yılında inşa edilmeye başlanıp 1992 yılında tamamlanan devasa Kalyazin RT-64 radyo teleskobu.
ABD tarafından Japonya Nagasaki’ye atılan atom bombasının patlamasından yaklaşık 15 dakika sonra Koyagi-jima adasından çekilen fotoğraf.
Çernobil felaketinin gerçek nedenlerini ve Sovyet nükleer endüstrisinin saklanan kusurlarını anlatan Sovyet bilim adamı Valeri Legasov’un felaketten 2 yıl sonra evinde intihar etmiş şekilde bulunması.
Sovyetler Birliği’nin önde gelen nükleer bilim adamlarından Legasov, 26 Nisan 1986’da meydana gelen Çernobil faciasının ardından oluşturulan hükümet komisyonunda görev aldı.
Felaket bölgesinde yürütülen çalışmalara katıldı.
Reaktörün kontrol altına alınması ve radyasyonun yayılmasının önlenmesi için alınan tedbirlerde önemli rol oynadı.
Ağustos 1986’da Viyana’da düzenlenen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı toplantısında Sovyet heyetine başkanlık ederek felaketin nedenleri ve sonuçları hakkında kapsamlı bi sunum yaptı.
Ancak felaketin ardından yürütülen soruşturma, sadece santral çalışanlarının hatalarını değil, Sovyet nükleer endüstrisindeki tasarım kusurlarını ve kurumsal ihmalleri de gündeme getirmişti.
Legasov, hayatının son döneminde Çernobil hakkında bildiklerini ve Sovyet sisteminin sorumluluğunu anlattığı bir dizi ses kaydı hazırladı.
Bu kayıtlarda reaktörlerin yapısal kusurlarına, bilimsel uyarıların dikkate alınmamasına ve nükleer endüstrideki bürokratik sorunlara değindi.
27 Nisan 1988’de, Çernobil felaketinin ikinci yıldönümünden bir gün sonra, Moskova’daki evinde asılı halde ölü bulundu.
Ölümü intihar olarak açıklandı.
1986 yılında CIA’nın gizli silah sevkiyatı sırasında Nikaragua üzerinde komünist Sandinistalar tarafından vurulan uçaktan paraşütle atlayarak sağ kurtulan Amerikalı Eugene Hasenfus’un yakalanma anı.
Hasenfus, ABD destekli Contra milislerine silah ve mühimmat taşıyan gizli bi ikmal operasyonunda görev alıyordu.
5 Ekim 1986’da içinde bulunduğu C-123 tipi kargo uçağı Nikaragua hava sahasında düşürüldü.
Mürettebattan üç kişi hayatını kaybederken Hasenfus paraşütle kurtuldu ve Sandinista güçleri tarafından yakalandı.
Sorgusunda CIA bağlantılı bi ikmal ağı hakkında bilgiler verdi.
Üzerinden çıkan belgeler ve uçak enkazındaki bulgular, ABD’nin Nikaragua’daki gizli operasyonlarını da ortaya çıkardı.
Ancak meselenin daha geniş bi boyutu vardı.
Aynı dönemde Reagan yönetimi, İran-Irak Savaşı devam ederken silah ambargosuna rağmen kongre ve halktan gizleyerek İran’a silah ve füze parçaları satıyordu.
Bu satışlardan elde edilen paranın bi bölümü, Nikaragua’da Sandinista yönetimine karşı savaşan Contra milislerinin finansmanında kullanılıyordu.
İran’a yönelik gizli silah satışları Nikaragua’da düşürülen uçaktan 1 ay sonra, Kasım 1986’da basına yansıdı.
Ardından yürütülen soruşturmalar, İran’a silah sevkiyatları ile Nikaragua’daki gizli Contra operasyonları arasındaki mali bağlantıyı ortaya çıkardı.
Tarihe de İran-Kontra skandalı ya da diğer adıyla İrangate olarak geçti.
Soğuk savaşın son demlerinde Amerikan kültürünün Sovyet toplumuna girişi
31 Ocak 1990’da Moskova’nın merkezinde açılan McDonald’s ve Sovyet vatandaşlarının ilgisi.
ABD istihbaratı NSA’nın, Sovyet donanmasının deniz altından geçen gizli haberleşme kablolarına dinleme cihazları yerleştirerek 10 yıl boyunca askeri iletişimini takip ettiği Ivy Bells operasyonu.
1970’li yılların başında Amerikan istihbaratı, Sovyet Pasifik Filosu’nun Kamçatka’daki Petropavlovsk deniz üssü ile ana komuta merkezleri arasındaki haberleşme hattını hedef aldı.
Operasyonun amacı, Sovyet donanmasının askeri haberleşmesini doğrudan kaynağından dinlemek ve denizaltı faaliyetleri hakkında içeriden bilgi elde etmekti.
Bu görev için özel olarak donatılan USS Halibut denizaltısı görevlendirildi.
Amerikan dalgıçları, Ohotsk Denizi’nin yaklaşık 120 metre derinliğindeki Sovyet haberleşme kablosuna ulaşarak özel dinleme cihazları yerleştirdi.
Kablo kesilmeksizin elektromanyetik yöntemle çalışan sistem, Sovyetlerin haberleşmesini herhangi bi fiziksel müdahale olmadan kaydediyordu.
Böylece Amerikan istihbaratı, Sovyet donanmasının gizli askeri iletişimini yıllarca takip etmeye başladı.
Operasyon daha sonra USS Parche gibi özel görev denizaltılarıyla genişletildi.
Amerikan denizaltıları belirli aralıklarla bölgeye dönerek kayıt cihazlarını değiştiriyor ve elde edilen bilgileri topluyordu.
Lakin 10 yıl boyunca gizli kalan operasyon, bu kez Amerikan istihbaratının içinden gelen bi bilgi sızıntısıyla açığa çıktı.
NSA’de görev yapmış eski çalışan Ronald Pelton, 1980 yılında Sovyet istihbaratıyla temasa geçerek aralarında Ivy Bells’in de bulunduğu gizli Amerikan operasyonlarını Moskova’ya aktarmaya başladı.
1981 yılında Sovyetler, deniz tabanındaki dinleme cihazını tespit ederek ele geçirdi.
Pelton ise 1985 yılında FBI tarafından yakalandı.
1986’da casusluktan müebbet hapse mahkum edildi.
Emekli Generaller,
Amiraller,
Eski CIA görevlileri,
Uluslararası kara para trafiği ve şüpheli şekilde intihar eden bir Banker…
1973 yılında Avustralyalı avukat Frank Nugan ve eski Amerikalı asker Michael Hand tarafından kurulan Nugan Hand Bank kısa sürede Hong Kong, Singapur, Manila, Bangkok, Londra ve Washington gibi merkezlerde faaliyet göstermeye başlamıştı.
Kurucuları, yöneticileri ve uluslararası bağlantılarıyla kısa sürede istihbarat çevrelerinin, eski askerlerin ve uluslararası finans ağlarının iç içe geçtiği tartışmalı bi yapıya dönüştü.
Buna mukabil bankanın yönetim kadrosu dikkat çekiciydi.
ABD Donanması’ndan emekli Amiral Earl Yates başkanlık görevini üstlenirken, eski CIA görevlileri ve Vietnam’da görev yapmış eski üst düzey askeri personel de çeşitli pozisyonları dolduruyordu.
Eski CIA Direktörü William Colby ise bankanın hukuk danışmanı idi.
Zamanla banka hakkında uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirlerin aklanması, silah ticareti ve gizli istihbarat faaliyetlerine finans sağlamak ile bağlantılı ciddi iddialar gündeme geldi.
Bu iddiaların giderek daha yüksek sesle duyulmaya başlandığı 1980 yılının Ocak ayına gelindiğinde ise kurucu Frank Nugan, Sydney yakınlarında aracının içinde yanında bi tüfek ile başından vurulmuş halde bulundu.
Ölümü intihar olarak kayıtlara geçti.
Ancak Nugan’ın ölümünün ardından bankadaki belgelerin ortadan kaldırılması, mali kayıtların kaybolması ve diğer kurucu Michael Hand’in Avustralya’dan kaçması, olayın üzerindeki şüpheleri daha da arttırdı.
Olayların ardından Banka milyonlarca dolarlık kayıpla birlikte çöktü ve dönemin karanlık olaylarından biri olarak tarihteki yerini aldı.
Bi dönemin meşhur Playboy dergisi kızlarının 1975 yılında Vietnamlı çocukların ABD’ye taşınmasına eşlik etmesi..
1975 yılında Vietnam’dan çıkmaya hazırlanan ABD, binlerce Vietnamlı çocuğun Vietnam’dan ABD’ye götürülmesi için Operation Babylift operasyonunu başlattı.
Bu süreçte Playboy dergisinin kurucusu Hugh Hefner da devreye girdi.
Hefner, Big Bunny adlı özel DC-9 uçağını Vietnamlı çocukların taşınması için tahsis etti.
Playboy modellerinin eşlik ettiği uçuşta 45 Vietnamlı çocuk ABD’ye götürüldü.
“Tanrım, eğer genç yaşta ölürsem, beni cennete gönder.
Çünkü zaten cehennemdeyim.”
Yugoslavya iç savaşında Hırvat bi asker.
ABD’nin 1971 yılında Alaska'nın Amchitka Adası'da yerin 1790 metre altında gerçekleştirdiği yaklaşık 5 megatonluk güce sahip nükleer denemenin yeryüzündeki etkisini yansıtan görüntüsü..
Sovyet İstihbaratının ABD Büyükelçiliği odasını 7 yıl boyunca dinlemesi..
1945 yılında Sovyet okul çocukları, ABD’nin Moskova Büyükelçisi Averell Harriman’a Amerikan devlet armasının ahşap bir kopyasını hediye etti.
Hediyeyi beğenen Büyükelçi, hediyeyi çalışma odasının duvarına astı.
Ancak armanın içine Sovyet istihbaratı tarafından gizli bi dinleme cihazı yerleştirilmişti. ABD’li diplomatların konuşmaları yaklaşık yedi yıl boyunca Sovyet istihbaratı tarafından takip edildi.
Cihazın dikkat çekici tarafı, pilinin veya elektrik bağlantısının bulunmamasıydı.
Sovyetler, yakındaki bi araçtan gönderilen radyo dalgalarıyla sistemi uzaktan etkinleştirerek odadaki konuşmaları dinliyordu.
1952 yılında ABD’li teknik uzmanlar, yaptıkları inceleme sonucunda cihazı tespit ederek ahşap armanın içerisinden çıkardı.
Lakin keşif kamuoyundan gizlendi.
26 Mayıs 1960’ta ABD’nin BM Büyükelçisi Henry Lodge, Sovyetler Birliği’nin ABD U-2 Casus uçağını düşürmesinin ardından yaşanan diplomatik kriz sırasında cihazı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde dünyaya gösterdi.































