vejdi bilgin retweeted
Behremend - Üç Öykü
Rüyalar ve Suretler-iki öykü
Vejdi Bilgin
BEYAN YAYINLARI
@beyanyayinlari @bilgin_ve #rüya #rüyalar #suret #suretler #behremend #kitap #öykü #beyan #yayınları #vejdibilgin #kitaplar #hikaye #edebiyat
🤖 Made with AI
yitiksöz'ün "postkolonyalizm" özel sayısı.
Ben de "Sömürge Olmadan Sömürgeci Söyleme Maruz Kalmak" başlıklı yazımla katkı vermeye çalıştım.
[Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi
@buyuksehirkm güzel işler yapıyor.👏]
Ciltli kitap kampanyası vesilesiyle tanıdığım pazarama'dan ilk alışverişim.
Hepsi şömizli, 4'ü bez cilt, 4'ü sıvama cilt. Sıvama ciltliler ivory kağıt. 1.250 TL verdim. 3 taksit. troy'um olsaydı 250 TL indirim olacaktı.
Üstteki dört kitap ya içerik ya da üslup açısından farklı eserler olarak nitelendiriliyor. Hiç tanımadığım yazarlar için prensibim: "bir yazardan bir kitap."
Not: Bir arkadaş pazarama'nın reklamını yaptığımı söylemiş. Bu tivit niye bu kadar görüntülendi bilemiyorum ama reklam hususunda diyeceğim tek şey: Kelin ilacı olsa başına sürermiş.
nadirkitap'taki 12 milyon kitap içerisinde Hilafet Risâleleri'nin 3. cildi yok ve bir türlü de düşmüyor:(
vejdi bilgin retweeted
Kutsal bir metnin kutsiyetini, söyledikleriyle ve söylemedikleriyle sürekli tartışmaya açan birinin, o metni içeriden anlıyormuş gibi yaptığı yorumları ciddiye almıyorum. Açıkçası Gadamer okumayı tercih ederim; en azından anlamaya çalıştığı metinle arasındaki mesafeyi gizlemiyor.
Konuyu somutlaştıralım deseniz kendisi de yaptığı yorumun absürt olduğunu anlayacak.
Cennette entelektüel anlamda ne konuşup tartışacaksınız?
Evrenin ana maddesini mi, insanın doğasını mı?
Eşyanın hakikatini mi, bu hakikate nasıl ulaşacağımızı mı? Bilginin kaynağını mı? Zihin-beden problemini mi? Varoluşçuluğu mu? Dil felsefesini mi? Bu tartışmaların orada bir anlamı mı olacak?
Dünyevi eylemlerimizin âhirette ödül olarak verilmesine (piknik!) gelince; buradaki temel meselenin kendini disipline etme (insan olma) ve sınanma olduğunu tamamen göz ardı ediyor. Ödül aslında bu eylemler değil, kaygı ve korkudan uzak ebedî bir hayattır. İnsan -örneğin bir melek olmadığı için- doğal olarak kendi doğasına uygun şeyler yapacaktır. Bu piknik de olabilir roman okumak da.
pazarama'da İş Bankası Kültür Yayınlarının sert kapak ve ciltli kitaplarında büyük indirimler var.
Bu siteden alışveriş eden var mı acaba? Neyin nesi, kimin fesi?
MİSAFİR ARAÇLARIN GİRMESİ YASAKTIR!
Apartman yöneticileri bu tabelaları nasıl asıyor?
Kimse "Benim misafirimin başımın üstünde yeri var," ya da "Benim arabam dışarıda dursun, misafirimin arabası bahçeye girsin," demiyor mu?
YEK ne yapmak istiyor!?
Bu eseri 2 cilt diye almıştık, meğer toplamda 5 ciltmiş. Diğer ciltleri de çıktıkça almak zorundayız artık:)
[Yazma Eserler Kurumunu takip ve tebrik ediyoruz.]
MİR'ÂTÜ'L-HAREMEYN'İN 2 CİLTLİK MİR'ÂT-I MEDÎNE KISMI YAYIMLANDI!
Mir’ât-ı Medîne
Eyüb Sabri Paşa’nın (ö. 1890) on altı yıllık emeğinin ürünü olan Mir’âtü’l-Haremeyn, Mekke, Medine ve Arap yarımadasının tarihini ele alan beş ciltlik bir külliyattır. Külliyat Mir’ât-ı Mekke, Mir’ât-ı Medîne ve Mir’ât-ı Cezîretü’l-Arab adlı üç eserden meydana gelir. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı olarak bu külliyatın Medine’ye dair kısmını oluşturan Mir’ât-ı Medîne’yi iki cilt hâlinde okuyucuyla buluşturuyoruz.
Mir’ât-ı Medîne’de şehrin kadim geçmişi, Hz. Peygamber’in (sav) hicreti ve Mescid-i Nebevî’nin kuruluşundan itibaren geçirdiği tamir ve genişletmeler etraflıca anlatılır. Ravza-i Mutahhara ve Hücre-i Saâdet’in yanı sıra mescitler, medreseler, kütüphaneler, ziyaretgâhlar ve su kaynakları da tanıtılır. Osmanlı padişahlarının imar faaliyetlerine dair bilgiler, mukaddes beldeye asırlar boyunca gösterilen ihtimamı ortaya koyar. Medine ahalisinin gündelik yaşayışı, Ramazan ve bayram âdetleri, ziyaret usulleri ve Harem hizmetleri ise şehrin hayatına açılan ayrı bir pencere sunar. Müellifin kaynaklardan derlediği bilgileri kendi araştırmaları ve müşahedeleriyle buluşturması, Medine’yi geçmişi ve 19. asırdaki hayatıyla birlikte tanımaya imkân verir.
Doç. Dr. Göker İnan editörlüğünde Dr. Ömer Faruk Can ve Fatma Zehra Can Tezin tarafından neşre hazırlanan eserin özgün dili korunarak metin günümüz harflerine aktarılmış; şahıs ve yer adları ile tarihî ıstılahlar kaynaklar üzerinden kontrol edilmiştir. Açıklayıcı notlar, ayrıntılı dizinler ve tarihî fotoğraf, harita ve çizimlerle zenginleştirilen bu ilmî neşir, hem araştırmacılar hem de Haremeyn tarihine ilgi duyan okuyucular için kıymetli bir kaynak sunmaktadır.
E- Satış: esatis.yek.gov.tr/urun/mir%E…
E- Kitap: ekitap.yek.gov.tr/urun/mir%E…
Introduction to X
"X'e Başlangıç" mı?
"X'e Giriş" mi?
Cumhuriyet'in ilk yıllarında "Başlangıç" denmiş, sonra "Giriş"e dönmüş.
Ben kullanmadım ama "Sosyolojiye Başlangıç" bana daha doğru geliyor.
"Giriş" tam tercüme, "Başlangıç" ise uyarlama gibi.
Edebiyat, düşünce ve sanatı merkeze aldığını iddia eden bir dernek aynı duyuruda iki kere "gerçekleştirmek" dememeli.
Hâmiş: "Gerçekleştirme" bir istilacı kelime. Çevresinde ne varsa yer yutar.
Dizilerde ne kadar çok yalan söyleniyor değil mi? Senaristlerimizin en çok kullandığı şey yalan. Herkes sürekli yalan söylüyor.
Avrupalılar eskiden filtre veya demleme kahve içerlermiş. İlk espresso makinesi 1884'te yapılmış, sonra yavaş yavaş geliştirilmiş. Espresso'nun İtalya'da yaygınlaşmasının bir asırlık tarihi varmış.
Yani espresso ve türevleri (ristretto, amerikano, latte, kapuçino, makyato vs) nevzuhur kahvelermiş.
Bu arada Türk kahvesi telvesi ile ikram edilen tek kahveymiş. Gurmeler Rio Minas'ın düşük kaliteli çekirdekleri kullanıldığı için bu kahveyi eleştirirlermiş, kaliteli bir çekirdekten yapılan Türk kahvesi gibi de yokmuş:)
Sanırım "Söyle Ey Kuş"u alacağız @buyuyenay
Renkli, resimli, ciltliymiş...


















