Ekrem Buğra Büte (@bugrabute) header
Ekrem Buğra Büte (@bugrabute) profile picture

editör, sinema yazarı

istanbul
Joined June 2009
Photo by Ekrem Buğra Büte (@bugrabute)Photo by Ekrem Buğra Büte (@bugrabute)Photo by Ekrem Buğra Büte (@bugrabute)Photo by Ekrem Buğra Büte (@bugrabute)Photo by Ekrem Buğra Büte (@bugrabute)Photo by Ekrem Buğra Büte (@bugrabute)Photo by Ekrem Buğra Büte (@bugrabute)Photo by Ekrem Buğra Büte (@bugrabute)Photo by Ekrem Buğra Büte (@bugrabute)Photo by Ekrem Buğra Büte (@bugrabute)
Ekrem Buğra Büte retweeted
Gazeteciler olarak baskılara karşı sokağa çıkıyoruz. Bizi yalnız bırakmayın. Baskılara ve sansüre karşı 24 Ekim’de buluşalım! 📍Adana: Sanatçılar Parkı Basın Anıtı önü - 13.00 📍Ankara: Kolej Kavşağı'ndan Sakarya Caddesi'ne yürüyüş ve açıklama - 14.00 📍Antalya: Attalos Heykeli önünden Cumhuriyet Meydanı'na yürüyüş - 14.00 📍Bursa: Osmangazi - Şehreküstü Meydanı - 14.00 📍Diyarbakır: Adliye önünden BTK önüne yürüyüş - 14.00 📍Eskişehir: Köprübaşı - 14.00 📍İstanbul: Kadıköy Boğa Heykeli'nden meydana yürüyüş ve açıklama - 13.00 📍İzmir: Kıbrıs Şehitleri Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden Liman'a doğru yürüyüş - 14.00 📍Kocaeli: İzmit Uğur Mumcu Parkı - 14.00 📍Van: Sanat Sokağı'ndan Kent Meydanı'na yürüyüş ve açıklama - 14.00
86
5
193
7,801
Ekrem Buğra Büte retweeted
I fucking hope so
Paris today. Your city tomorrow?
140
36,303
133
246,549
1,582,643
Ekrem Buğra Büte retweeted
🌟 Üyelerimiz, 33. Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda gösterilen 10 filmi değerlendirdi; Pınar Yorgancıoğlu’nun “Karanlıkta Islık Çalanlar” filmi en yüksek ortalamaya sahip oldu. @altinkozaff
1
15
1
26
3,617
Ekrem Buğra Büte retweeted
Altın Koza Günlükleri #3 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde Ulusal Yarışma dün yapılan gösterimlerle sona erdi. Ödül töreni öncesi yarışmadaki son filmleri değerlendiriyoruz. ▪️ @bugrabute spotbasin.com/altin-koza-gun…
1
4
628
Ekrem Buğra Büte retweeted
Altın Koza Günlükleri #2 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde Ulusal Yarışma’nın dördüncü gününü geride bıraktık. Sona yaklaşırken yarışmanın genel hatlarını belirleyen filmlere dair ilk izlenimlerimizi sıralıyoruz. ▪️@bugrabute spotbasin.com/altin-koza-gun…
3
5
1,487
Ekrem Buğra Büte retweeted
12 Eylül’den beri giderek yükselen sansür dalgasında, hesabı erişime engellenen gazeteciler arasında ben de varım. Bu yeni hesabım, takip edip paylaşırsanız sevinirim. Dayanışmayla.
45
644
32
2,077
180,539
Ekrem Buğra Büte retweeted
T24’e aşağıdaki linklerden uygulamamızı ücretsiz indirerek erişim sağlayabilirsiniz: apps.apple.com/tr/app/t24/id… play.google.com/store/apps/d…
33
721
58
1,275
325,459
Ekrem Buğra Büte retweeted
Bu yıl 33. kez gerçekleştirilen Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde Ulusal Yarışma’nın ikinci günü tamamlandı. Şu âna dek seyirciyle buluşan filmlerde orta sınıf anlatıları ve bir tür denemesi dikkat çekiyor. ▪️@bugrabute spotbasin.com/altin-koza-gun…
2
7
1,325
Ekrem Buğra Büte retweeted
7
12
1,102
Ekrem Buğra Büte retweeted
Size yazmak için bahane üretiyor gibi olacak ama son tweetten sonra 2 kere daha tutuklandım. Bazen hücrede zimmetli çakmağı kaybedince ya da kütüphaneden aldığım kitaba bir şey olunca dışarıdaki refleksimle çok geriliyorum ama sonra “napacaklar bir daha hapse atamazlar ya” diye kendimi rahatlatıyordum. Atabiliyorlarmış. Neyse, Moby Dick bitti. İddianame hazır. Duruşma tarihi 28 Eylül. Görüşmek üzere.
758
8,149
409
61,380
1,817,509
Ekrem Buğra Büte retweeted
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar. Bir iyi haber, bir kötü haberim var. İyi haber: Tahliye oldum. Kötü haber: Tutuklandım. Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım. Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim. Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun. 90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi. Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de. Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim. Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.
1,018
11,703
873
65,968
2,905,945
Ekrem Buğra Büte retweeted
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar. Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum. Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak. Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir. Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça. Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan. Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası. Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem. Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler. Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum. Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş. Anarchy in THE UK AcunMedya in Turkey Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim. İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım. “Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim: - Epstein ile kanka olmak - Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir. (*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz. Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
1,175
12,788
1,525
62,098
5,446,454
Ekrem Buğra Büte retweeted
Komedyen Deniz Göktaş bugün itibariyle 26 gündür cezaevinde. Alışmıyoruz, Deniz'i unutturmuyoruz...
Komedyen Deniz Göktaş bugün itibariyle 25 gündür cezaevinde. Alışmıyoruz, Deniz'i unutturmuyoruz...
62
1,587
36
10,219
216,460
Ekrem Buğra Büte retweeted
Bu sabah saat 06:22’de gözaltına alınan Üsküdar Belediyesi Başkanı Sinem Dedetaş'ın 3 ay önce yaptığı konuşma: "Hepimizi de içeri atsanız, bu milletin yüzü gülmeyecek."
4
107
2
539
15,960
Ekrem Buğra Büte retweeted
Bomba haber… Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’daki üye katılım törenine farklı cast ajanslarından yüzlerce figüran 950 lira karşılığında taşınıp CHP Gençlik Kolları yeleği giydirilmiş. BirGün muhabiri Ebru Çelik o figüranların arasındaydı, bizzat tanık oldu👇
Kılıçdaroğlu’nun rozet töreninde skandal: Yüzlerce figüran parayla törene taşındı Kılıçdaroğlu bugün İstanbul’da üye katılım törenine katıldı. Törene farklı cast ajanslarından yüzlerce figüran 950 lira karşılığında taşındı. Figüranlar arasında işsizler, atanmayan öğretmenler, emekliler; İranlı, Mısırlı göçmenlerin yanı sıra İmamoğlu’nu destekleyen kişiler de yer aldı birgun.net/haber/kilicdarogl…
537
4,115
234
16,892
547,316
Ekrem Buğra Büte retweeted
#2026WorldCup Final: The widespread belief that Argentina represents Israel and Spain represents Palestine is wrong and does not reflect reality. Spain, as a whole, does not support Palestine. This support does not exist at the team level; rather, it comes more from the individual positions of certain players (such as Lamine Yamal and Borja Iglesias). The majority of Spanish supporters are not left-wing either. On the contrary, racist circles in Spain can use the national team as a tool against players of immigrant backgrounds. Muslim and immigrant-origin footballers in particular are frequently targeted. This reality is often overlooked because the country's prime minister has shown solidarity with Palestine. During the tournament, racist circles in Spain repeatedly targeted Lamine Yamal through social media posts and public statements. The perception of Spain as an extremely left-wing country among the global public is largely influenced by the strong Palestine solidarity movements and left-wing communities in regions such as Euskal Herria, Catalonia, Galicia, and Andalusia. However, a significant portion of the pro-Palestinian population in these regions does not support the Spanish National Team; they advocate for their own national identities and national teams. Argentina, too, does not support Israel institutionally or at the national team level. The country's far-right president, Javier Milei, is an open supporter of Israel. zionist circles use this fact to create the impression that there is some deep-rooted and societal alliance between Argentina and Israel. In reality, there is no strong public support in Argentina for Israel's attacks on Gaza. On the contrary, massive demonstrations in solidarity with Palestine have taken place across the country. Lionel Messi is not an open supporter of Israel either. When this is pointed out, people usually ask, “So does he support Palestine?” No. Messi is not one of the figures who has publicly taken a side on this issue. Like thousands of other footballers, he prefers not to share his political views publicly. The claim that Argentine society is largely racist, as well as the claim that the vast majority of Argentinians support Israel, are both generalizations produced on social media. These are narratives that far-right groups and zionist circles would like to spread. We should not fall into this trap.
194
2,353
197
9,350
319,172
Ekrem Buğra Büte retweeted
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım. Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın. Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler. Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş. Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın. Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum. Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım. Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı. Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN. Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
2,735
18,714
1,908
101,368
6,031,848
Ekrem Buğra Büte retweeted
"Büyük" komedyenlerimiz en son örgütlenip bir şeylere tepki gösterdiklerinde Saray'ın kapısında el pençe divan hazırola geçmişlerdi. Her biri patron, her biri para peşinde. Deniz Göktaş'ın cesaretinin zekatı hepsine yeter.
8
1
76
4,185
Bu toprakta kalır adın
6
780
35
8,680
360,967
Ekrem Buğra Büte retweeted
Bugün bir milattır. Bugünün öncesi vardır. Sonrası olacaktır…
4,401
20,569
701
134,714
2,552,354