Pinned Tweet
Bu dava bitmedi.
Göreceğiz, hürriyet kavgası gençlerin ellerinde serpilecek, büyüyecek.
Bir eşik aşıldı. Ezberler bozuldu. Kokuşmuş, çürümüş, halktan korkan siyaset yıkılacak.
Zafer yakındır.
Mutlaka kazanacağız
Doğan Ergün retweeted
Kurtuluş Bildirgesi'ni okumak için internet sitemizi ziyaret edin:
tip.org.tr/kurtulus-bildirge…
Doğan Ergün retweeted
Emekçi kardeşim, çaresiz değilsin.
Ülkeni, bugününü, geleceğini, haysiyetini kurtarmak senin elinde. Gel, bu isimsizler hareketinin binlerce emekçisinden biri ol.
Kurtuluşun yolunu birlikte açalım.
Doğan Ergün retweeted
Anadolu'daki emperyalist işgale ve işbirlikçi Saray'a karşı yoksul emekçi halkın onurlu direnişiyle kurulan, tebaalıktan yurttaşlığa geçişi mümkün kılan Cumhuriyet’in 103. yaşını kutluyor, Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşlarını saygıyla anıyoruz.
1923'ten bir asır sonra, bir kez daha Saray ve saltanat sevdalıları kendi hırsları uğruna memleketimizi uçurumun eşiğine sürüklüyor. Halkımız yoksulluğun, adaletsizliğin pençesinde kıvranırken küçük bir azınlık servetine servet katıyor. Milyonlar kendi ülkesinde düşman muamelesi görüyor.
Bugün bir kez daha “kurtuluş” fikrine ilham veren de budur: Memleketin, emekçilerin, kadınların, gençlerin, doğamızın kurtuluşu. Cumhuriyetin patron egemenliğinden kurtuluşu, önce Türkiye’de ardından tüm dünyada insanlığın kurtuluşu.
Tüm bunlar ancak sosyalizmin zaferiyle mümkün olacak.
Kurtuluşa varacağız, sosyalist cumhuriyeti mutlaka kuracağız.
Biz kazanacağız!
Doğan Ergün retweeted
Yoldaşlarımız Nehir ve Nevin'i aldık!
Sanmayın ki geri adım atarız, sanmayın ki bu hesap burada biter.
Çocukların hesabını sormaya, huzurunuzu kaçırmaya devam edeceğiz!
Doğan Ergün retweeted
Kızımla gurur duyuyorum, bu kadar sorumlu, bilinçli, vicdanlı bir çocuk olduğu için...
“Yusuf Tekin İstifa” pankartı nedeniyle tutuklanan Nehir Dizdar’ın annesi alan’daydı!
Zübeyde Duran Dizdar:
“Kızıma hiç kızmıyorum; en doğrusunu yaptı.”
“Fon vurgunuyla buradan Ay’a, Ay’dan da buraya yol olacak kadar parayı bizim cebimizden alan insanların evi acaba böyle basıldı mı bilmiyorum? Ama gerçekten Nehir’i işte böyle aldılar.”
youtube.com/live/m2Ch8DWtrfA…
Doğan Ergün retweeted
Sermayenin ve tarikatların bakanı Yusuf Tekin'e karşı gençliğin, MESEM'li kardeşlerinin sesini sokaklara taşıyan Nehir ve Nevin yoldaşlarımız tutuklandı.
Korkundan başın eğik dolaştığını biliyoruz Yusuf. Bil ki bizim de yoldaşlarımızın da başı dimdik. Nehir'i ve Nevin'i geri alacağız, senden tüm suçlarının hesabını soracağız!
Doğan Ergün retweeted
Vurguncular açıklansın, sorumlular yargılansın! Parti Sözcümüz Sera Kadıgil ve PM Üyemiz Nazır Kapusuz'un basın açıklaması nitter.gq/i/broadcasts/1aKbdEaAj…
Doğan Ergün retweeted
❓TSK Yemen seferine çıkar mı?
📌Halk TV'ye kayyım müdahalesi...
Doğan Ergün ile Zamana Karşı, yeni bölümüyle 19.30'da yayında! @dgnergun
youtu.be/TPQ7e4Lsk8s
Doğan Ergün retweeted
#CANLI Halk TV’yi polis bastı, yayınlar durdu! Kayyum #HalkTV’de!
"Onur Öncü ile Ne Oluyor?" az sonra başlıyor...
@onuronucuuoenc
youtube.com/live/3pBe6nm2kd4
Sabah 5.30’da polis baskını ile yayın durdurmak ve kanal yönetimine kayyum atamak da bu iktidara yakışırdı!
Halkın seçtiği milletvekillerini, belediye başkanlarını cezaevinde tutup, belediyelere zor yoluyla çökenler, halkın haber alma hakkına da el koyuyorlar, kendilerine biat etmeyen basını susturmaya çalışıyor!
Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız!
#SonDakika | Polis Halk TV binasında! Kayyum atandı yayın durduruldu
halktv.com.tr/turkiye/son-da…
Doğan Ergün retweeted
❓Fon vurgununun faturası yurttaşa mı kesilecek?
📌Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişi...
Doğan Ergün ile Zamana Karşı, yeni bölümüyle yayında!
@dgnergun
youtu.be/6w2VXH7y1uU
Doğan Ergün retweeted
Sen boynunu bükme güzel İzmir.
2023 seçimlerinde TİP'e oy vermiş 85.000 İzmirliye sözümüz var:
Özgürlük, bizim karakterimiz. Bu şarkı burada bitmedi...
@tipizmiril
Doğan Ergün retweeted
İstinaftan red kararım geldi.
Demokratikleşme, falan, filan...
Hadi lan oradan.
Doğan Ergün retweeted
İstanbul Milletvekilimiz Ahmet Şık’ın, büyük fon vurgununun ardından partimizin yetkili kurullarının bilgisi dahilinde sürdürdüğü araştırmaları sonucunda ortaya çıkan dolandırıcılık, yolsuzluklar ve bunların siyasi bağlantılarının üzerini örtmek üzere belirli iktidar çevrelerince hedef haline getirildiğini görüyoruz.
Ahmet Şık milletvekilimizdir, yoldaşımızdır.
Tüm Türkiye onun yıllardır, halkına ve ülkesine adanmış, her hal ve şartta sadece hakikatin peşinden giden cesur bir gazeteci olduğuna tanıktır.
Ahmet Şık geçmişte de çeşitli dönemlerde, ellerindeki gücü sonsuz sanan ve devlet içine yerleşen pek çok şer odağının hedefi olmuş, sadece mesleğini yaptığı için bedeller ödemiş ama sonunda hep haklı çıkmıştır.
Onu hedef haline getirenler ise tarihin çöplüğündeki yerlerini almıştır. Bugün Ahmet Şık'ı aynı biçimde hedef gösterenler, yarın mutlaka aynı kaçınılmaz sonla karşılaşacaktır.
Ahmet Şık'ın kendisini, ailesini ve arkadaşlarını hedef haline getirenler kişilerle ve özel hayatla uğraşmayı bırakıp cesaretleri yetiyorsa fon vurgununu ve arkasındaki kirli ağı açığa çıkarmayı görev edinmelidir. Aksi takdirde, o kirli ağın bizzat kendileri olduğu dışında hiçbir sonuç çıkarılamayacaktır.
Ahmet Şık bugüne kadar bir adım dahi geri atmamıştır. Biz de yoldaşımızın hakikat peşindeki mücadelesinin mücadelemiz olduğunu bir kez daha ilan ediyoruz.
Gerçekten ve halktan başka hiçbir güç tanımıyoruz.
Halkımızdan çalınan ne varsa hepsini geri alacağız ve mutlaka hesap soracağız.
Liyakat değil hayli tartışmalı bir sadakat karşılığı oturtulduğu koltuk sayesinde elde ettiği gücün sınırsız olduğuna inanan Akın Gürlek’e sesleniyorum:
Ellerini ailem, dostlarım ve arkadaşlarımın üzerinden çek.
Tam karşında duruyorum.
Benimle uğraş ki dövüştüğüm kişi mert mi değil mi anlayalım…
Bu paylaşım kişisel gibi duruyor. Ancak benim, ailemin ve dostlarımın başına gelebilecek her türlü kötülükten sorumlu olacak olanların kim olduğunu kamuoyuyla paylaşıyorum. Paylaşmaya da devam edeceğim.
Öte yandan konu AKP ve devlet bürokrasisinden isimlerin de dahil olduğu fon soygunu ile ilgili olduğu için her şeyden önce siyasal ve toplumsal yanı olduğu kuşkusuz.
Fon soygununun ortaya çıkmasından sonra, konuya dair edindiğim bilgileri/iddiaları önce soru önergeleriyle sonra da sosyal medya üzerinden duyurmaya başlamamın ardından yoğun bir saldırı başlatıldı.
Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon lağımı kuran Adalet Bakanının danışmanlarından Furkan Torlak tasmasını tuttuğu trolleri, iktidar yanaşması medya mensuplarını, bunların yetmediği ortaya çıkınca da muhalif görünümlülerin pazarından satın aldığı ve “saygınlığı kendisi kadar olan” bazı isimleri devreye soktu.
Yanıtı hak eden kimse de yok açıkçası. Ailemi de hedef alarak hakkımda ortaya atılan iddialara yanıt vermeyi zaten zül sayarım.
Ancak, dostluğundan hiçbir zaman şüphe duymadığım Ahmet Saymadi bu saldırıların parçası olarak bugün tutuklandı. Çok uzun yıllara yayılan ve defalarca başımıza gelen kötü zamanlarda sınanmış bu dostluk şimdi de içi boş bir uyuşturucu suçlamasıyla bir kez daha sınanmaya çalışılıyor.
Yılardır restoran işletmeciliği yapan Ahmet Saymadi ile ortak olduğumuz iddiaları üzerinden geçen cumartesi günü Kadim isimli meyhanesine narkotik ekipleri tarafından baskın yapıldı. Gerekçesi ise söz konusu mekânda “uyuşturucu temini ve kullanımına” yönelik iddia dile getirilen sahte bir eposta ihbarıydı. Bu ihbarı kimlerin kimlere yaptırıldığını tahmin etmek güç değil!
Yapılan aramada iddialara konu herhangi bir suç unsuru bulunamadığı gibi o gece müşteriler dahil herkese yapılan GBT yoklamaları da temiz çıktı. Yani herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığına dair tutanak tutuldu. Buna rağmen Ahmet Saymadi sırf benim dostum olduğu için gözaltına alındı. 2 günlük gözaltıdan sonra sahtekarca “uyuşturucu kullanımına yer temin etmek” suçlamasıyla savcılığa sevk edilen Ahmet Saymadi çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
Mali hesaplarına ilişkin yapılan MASAK incelemesinde, banka havalesi üzerinden aramızdaki para transferlerine ilişkin soru ise esas hedef ve amacı ortaya koyuyor. Ahmet Saymadi’ye bana göndermiş olduğu havalelerin ne olduğu sorulmuş.
Ahmet’in savcı ve hakime söylediğini ben de burada tekrar edeyim:
Limiti yüksek kredi kartımı, işletmesini yaptığı mekâna mal alımı için kullanıldı ödeme günü geldiğinde de kullandığı tutar kadar olanı bana ödedi. Bankadan alınan kredi kartı hesap ekstreleri de mahkemeye sunuldu. Buradan bir suçlama çıkmayacağı anlaşılınca da ne idüğü belirsiz ama yaptıranlarca bilinen bir eposta ihbarıyla Ahmet’i tutukladılar.
Buradan da ilan edeyim Ahmet’le ortağız.
Ne tehdit ve gözdağıyla rehin ve teslim aldıklarınız ne de kaça satın alınacağını bildiğiniz trol ve gazeteci görünümüyle ortalıkta dolaşanlardan değiliz. Yani bu yoldaşlık sizin kişisel menfaatlerinize dayalı suç ortaklığınıza benzemez.
Devleti yozlaştırıp mafyaya çevirenlere, sahip oldukları makamlar üzerinden çete düzeni kuranlara, her şey herkesin gözü önünde olurken utanmadan yalan söylemeye devam edenlere, ihalelerden komisyonlarla, açılan soruşturma ve davalarda aldıkları rüşvetlerle ya da fon soygunlarıyla yurttaşın cebindeki son kuruşa kadar gasp etmeye azmedenlere karşı mücadele ortaklığımız, yoldaşlığımız var.
Şimdi Akın Gürlek’e soralım:
-Off shore bağlantılı hesaplarla ilişkili sizin, sair akraba ve efradınız ile yakın çevrenizde bulunan bazı isimler üzerine yurtdışında kurulu tabela şirketleriniz var mı?
-Bu şirketler üzerinden “yurtdışı yatırımcısı” perdelemesiyle fon soygunu soruşturmasında adı geçen portföy yatırım şirketlerinden yüklü miktarlarda işlemler yapılmış mıdır?
-Fon soygunu ortaya çıkmadan birkaç ay önce Tera portföy yönetim şirketine manipülatif işlemler nedeniyle yaklaşık 9 milyon ceza kesen SPK yönetimi sonrasında bu vurgunu önleyici/denetleyici hiçbir işlem yapmadı. Eğer menfaat ilişkisi yoksa en hafifinden “görevi ihmal/kötüye kullanma” suçlamasından şüpheli olan ve bu tür soygunları önleyici/denetleyici kurum olan SPK yönetiminde eşiniz varken sizin soruşturmayı yürüten yargının başında olmanız çıkar çatışması değil midir?
-Fon soygunu soruşturmasının tutuklu şüphelileri Emre Tezmen, Muhammed Yarız ve Erdin Özel ile Adalet Bakan Yardımcılığı döneminden bugüne kadar 2024, 2025, 2026'da İstanbul’daki belirli otellerde görüştünüz mü? Görüşmelerin tarihleri, yerleri, amaçları ve içerikleri nelerdir?
-Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, üzerinize kayıtlı olduğunu öne sürdüğü 16 ayrı taşınmaz olduğunu açıkladı. Yaptığınız açıklamada 4 tapunuz olduğunu söylediniz. Ancak geçmişten bugüne kadar yaptığınız tüm taşınmaz alım satımların hepsini içere pasif tapu kayıtlarını açıklayacak mısınız?
-İlgili bakanlıktan bu pasif kayıtların silinmesini talep ettiniz mi? İlgili bakanlıktaki üst düzey yetkiliden “200 yıldır silinemedi dolayısıyla silinmesi imkânsız” yanıtı aldınız mı?
-Şu bağlantıda nitter.gq/ahmetsahmets/status/21… yer alan sorularımız baki kalmak kaydıyla tekrarlayalım; danışmanlığınızı yapan Furkan Torlak’ın, Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon çetesiyle birlikte işlediği suçlardan haberiniz var mı?
Doğan Ergün retweeted
Liyakat değil hayli tartışmalı bir sadakat karşılığı oturtulduğu koltuk sayesinde elde ettiği gücün sınırsız olduğuna inanan Akın Gürlek’e sesleniyorum:
Ellerini ailem, dostlarım ve arkadaşlarımın üzerinden çek.
Tam karşında duruyorum.
Benimle uğraş ki dövüştüğüm kişi mert mi değil mi anlayalım…
Bu paylaşım kişisel gibi duruyor. Ancak benim, ailemin ve dostlarımın başına gelebilecek her türlü kötülükten sorumlu olacak olanların kim olduğunu kamuoyuyla paylaşıyorum. Paylaşmaya da devam edeceğim.
Öte yandan konu AKP ve devlet bürokrasisinden isimlerin de dahil olduğu fon soygunu ile ilgili olduğu için her şeyden önce siyasal ve toplumsal yanı olduğu kuşkusuz.
Fon soygununun ortaya çıkmasından sonra, konuya dair edindiğim bilgileri/iddiaları önce soru önergeleriyle sonra da sosyal medya üzerinden duyurmaya başlamamın ardından yoğun bir saldırı başlatıldı.
Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon lağımı kuran Adalet Bakanının danışmanlarından Furkan Torlak tasmasını tuttuğu trolleri, iktidar yanaşması medya mensuplarını, bunların yetmediği ortaya çıkınca da muhalif görünümlülerin pazarından satın aldığı ve “saygınlığı kendisi kadar olan” bazı isimleri devreye soktu.
Yanıtı hak eden kimse de yok açıkçası. Ailemi de hedef alarak hakkımda ortaya atılan iddialara yanıt vermeyi zaten zül sayarım.
Ancak, dostluğundan hiçbir zaman şüphe duymadığım Ahmet Saymadi bu saldırıların parçası olarak bugün tutuklandı. Çok uzun yıllara yayılan ve defalarca başımıza gelen kötü zamanlarda sınanmış bu dostluk şimdi de içi boş bir uyuşturucu suçlamasıyla bir kez daha sınanmaya çalışılıyor.
Yılardır restoran işletmeciliği yapan Ahmet Saymadi ile ortak olduğumuz iddiaları üzerinden geçen cumartesi günü Kadim isimli meyhanesine narkotik ekipleri tarafından baskın yapıldı. Gerekçesi ise söz konusu mekânda “uyuşturucu temini ve kullanımına” yönelik iddia dile getirilen sahte bir eposta ihbarıydı. Bu ihbarı kimlerin kimlere yaptırıldığını tahmin etmek güç değil!
Yapılan aramada iddialara konu herhangi bir suç unsuru bulunamadığı gibi o gece müşteriler dahil herkese yapılan GBT yoklamaları da temiz çıktı. Yani herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığına dair tutanak tutuldu. Buna rağmen Ahmet Saymadi sırf benim dostum olduğu için gözaltına alındı. 2 günlük gözaltıdan sonra sahtekarca “uyuşturucu kullanımına yer temin etmek” suçlamasıyla savcılığa sevk edilen Ahmet Saymadi çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
Mali hesaplarına ilişkin yapılan MASAK incelemesinde, banka havalesi üzerinden aramızdaki para transferlerine ilişkin soru ise esas hedef ve amacı ortaya koyuyor. Ahmet Saymadi’ye bana göndermiş olduğu havalelerin ne olduğu sorulmuş.
Ahmet’in savcı ve hakime söylediğini ben de burada tekrar edeyim:
Limiti yüksek kredi kartımı, işletmesini yaptığı mekâna mal alımı için kullanıldı ödeme günü geldiğinde de kullandığı tutar kadar olanı bana ödedi. Bankadan alınan kredi kartı hesap ekstreleri de mahkemeye sunuldu. Buradan bir suçlama çıkmayacağı anlaşılınca da ne idüğü belirsiz ama yaptıranlarca bilinen bir eposta ihbarıyla Ahmet’i tutukladılar.
Buradan da ilan edeyim Ahmet’le ortağız.
Ne tehdit ve gözdağıyla rehin ve teslim aldıklarınız ne de kaça satın alınacağını bildiğiniz trol ve gazeteci görünümüyle ortalıkta dolaşanlardan değiliz. Yani bu yoldaşlık sizin kişisel menfaatlerinize dayalı suç ortaklığınıza benzemez.
Devleti yozlaştırıp mafyaya çevirenlere, sahip oldukları makamlar üzerinden çete düzeni kuranlara, her şey herkesin gözü önünde olurken utanmadan yalan söylemeye devam edenlere, ihalelerden komisyonlarla, açılan soruşturma ve davalarda aldıkları rüşvetlerle ya da fon soygunlarıyla yurttaşın cebindeki son kuruşa kadar gasp etmeye azmedenlere karşı mücadele ortaklığımız, yoldaşlığımız var.
Şimdi Akın Gürlek’e soralım:
-Off shore bağlantılı hesaplarla ilişkili sizin, sair akraba ve efradınız ile yakın çevrenizde bulunan bazı isimler üzerine yurtdışında kurulu tabela şirketleriniz var mı?
-Bu şirketler üzerinden “yurtdışı yatırımcısı” perdelemesiyle fon soygunu soruşturmasında adı geçen portföy yatırım şirketlerinden yüklü miktarlarda işlemler yapılmış mıdır?
-Fon soygunu ortaya çıkmadan birkaç ay önce Tera portföy yönetim şirketine manipülatif işlemler nedeniyle yaklaşık 9 milyon ceza kesen SPK yönetimi sonrasında bu vurgunu önleyici/denetleyici hiçbir işlem yapmadı. Eğer menfaat ilişkisi yoksa en hafifinden “görevi ihmal/kötüye kullanma” suçlamasından şüpheli olan ve bu tür soygunları önleyici/denetleyici kurum olan SPK yönetiminde eşiniz varken sizin soruşturmayı yürüten yargının başında olmanız çıkar çatışması değil midir?
-Fon soygunu soruşturmasının tutuklu şüphelileri Emre Tezmen, Muhammed Yarız ve Erdin Özel ile Adalet Bakan Yardımcılığı döneminden bugüne kadar 2024, 2025, 2026'da İstanbul’daki belirli otellerde görüştünüz mü? Görüşmelerin tarihleri, yerleri, amaçları ve içerikleri nelerdir?
-Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, üzerinize kayıtlı olduğunu öne sürdüğü 16 ayrı taşınmaz olduğunu açıkladı. Yaptığınız açıklamada 4 tapunuz olduğunu söylediniz. Ancak geçmişten bugüne kadar yaptığınız tüm taşınmaz alım satımların hepsini içere pasif tapu kayıtlarını açıklayacak mısınız?
-İlgili bakanlıktan bu pasif kayıtların silinmesini talep ettiniz mi? İlgili bakanlıktaki üst düzey yetkiliden “200 yıldır silinemedi dolayısıyla silinmesi imkânsız” yanıtı aldınız mı?
-Şu bağlantıda nitter.gq/ahmetsahmets/status/21… yer alan sorularımız baki kalmak kaydıyla tekrarlayalım; danışmanlığınızı yapan Furkan Torlak’ın, Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon çetesiyle birlikte işlediği suçlardan haberiniz var mı?
Fon vurgununa istinaden TİP milletvekili Ahmet Şık’ın Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında attığı tweetlerden sonra, “Ankara Kuşu” adlı hesap Ahmet Şık ile olan yakınlığımıza istinaden hem beni hem de işletmecisi olduğum Kadim Meyhane’yi hedef göstermişti. Bunun üzerine, hakkımda iş yerimde uyuşturucu kullanımını kolaylaştırdığıma dair ihbarda bulunulmuş. Savcılık da bu ihbarı dikkate alarak 03 Ekim Cumartesi günü saat 23:00’te iş yerimin aranması talimatı vermiş. İş yerimdeki aramada herhangi bir şey bulunamadı, personelimizde ve hatta müşterilerimizde bile herhangi bir soruna rastlanmadı. Buna rağmen gözaltına alındım; kan, idrar ve saç örneği verdim. Bunlar da temiz çıkacaktır. Bugün ise hiç ilgim olmayan bir meseleyle (TCK m. 190) ilgili tutuklandım. Bizim uyuşturucuya karşı tavrımız nettir. Uyuşturucu çeteleri ile mücadele ederken hayatını kaybeden Hasan Ferit Gedik’i saygıyla anıyor, uyuşturucu ile mücade eden tüm devrimcileri selamlıyorum. Takdir halkımızındır.
Özgür günlerde görüşmek üzere.
Doğan Ergün retweeted
Bir kadının mahremini tekrar tekrar ihlal etmemek için SUÇ MAHİYETİNDEKİ o “sızma” görüntüleri paylaşmayacağım.
Adalet ve Kalkınma Ponzisinin yüzyıllık vurgununu konuşmayın diye apar topar önünüze düşürülen videolarda ya da lağım medyasında istemeseniz de göreceksiniz zaten.
Milyar milyar çalan hırsızların kapısını bile tıklatamayanlara dönün iyi bakın.
Dün çöktükleri Mersin Belediyesinin operasyonlarında gece yarısı evi basılan bir kadın. Kim olduğunu bilmiyorum, zerrece de önemi yok.
Pijamalı.
Kamerayı görünce haliyle rahatsız oluyor, eliyle göğsünü kapatmaya, bedenini kapıyla gizlemeye gayret ediyor, rahatsız oluyorum diyor.
Devletin polisi ise “sıkıntı yok sadece bilgi amaçlı” diyerek bu yurttaşı temin ediyor.
Sonra bu görüntüler 24 saat geçmeden servis ediliyor.
Kimdir bu hukuk ve kadın düşmanı aparat!?
Polis midir?
Savcı mıdır?
Sözde Bakanlıklar mı?
KİM?
AKP’nin ya da MHP’nin kadın milletvekilleri mesela, şu görüntüyü izleyince hiç rahatsız olmuyorlar mı? O kadının tedirginliğini gerçekten hissetmiyorlar mı?
Dönüp fısıltıyla da olsa yanına yöresine “ya şu kadarı da ayıptır” diyebilen bir tek kişi kalmadı mı ya aranızda?
Yoksa halkın öfkesi bir kaç dakikalığına da olsa “dava arkadaşlarınızdan” uzaklaşır umuduyla sadece izliyor musunuz başka bir kadına yapılanları?
Hani derler ya Allah düşmanın bile mertini nasip etsin diye.
İşte tam o günlerden geçiyoruz.
Doğan Ergün retweeted
FON KRİZİNİN NEDENİ 19 MART DARBESİ Mİ?
Bu yazının özet spotu : “19 Mart’ta borsa yüzde 9’a yakın düştü, hafta yüzde 16 eridi. Aynı hafta Tera’nın topladığı hisselerin sepeti yükseldi. Piyasa satılırken bu hisseler toplanıyordu.
Sorumuz, buna neden müdahale edilmediği ve siyasetin borsanın endeksi yükselsin diye buna yol verip vermediği
Grafiği nasıl okumalıyız?
Mavi çizgi borsanın geneli. Turuncu çizgi Tera’nın elindeki ağırlığı yüksek 10 hissenin tek sepete indirilmiş halinin grafiği*
19 Mart 2025’te borsa panikle satılırken, Tera sepeti o paniğin tersine yükseldi. Hem de ne yükseliş nereyse 90 derecelik dikey bir artış
O sabah İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çok sayıda İBB yöneticisi gözaltına alındı.
BIST 100, 18 Mart’ta 10.802’den kapandı; 19 Mart’ta yüzde 8,72 düşerek 9.860’a indi, devre kesici iki kez çalıştı. 21 Mart’ta bir yüzde 7,81 daha düşüp 9.045’e geldi. 18’den 21’e kayıp yüzde 16,3.
Bu 2008’den beri en sert hafta düşüşüydü.
Benim iddiamda burada başlıyor.
Normalde piyasa çökerken eldeki hisseler de düşer. Burada genel piyasa satılırken bu sepet alıcı bulmuş gibi yukarı kırılıyor.
İddiam şu: iktidar, endeksin daha da çökmesini göze almak istemediği ve grupla bağı olduğu için, o hafta bu ince hisselerin toplanmasına göz yumdu.
Ya da iktidar bizzat 19 Marttan da önce başlayan ama utangaç yükseliş hareketlerini zaten gördü ve gruba tam yol buna devam etmesi konusunda telkin verdi.
Yukarıdaki iddiam tabi ki bir tahmin.
“Siyasi emir vardı” demek için ancak tanıklıkla olabilir (uydurma meşe tanıklarımız da yok)
Biz iktisatçıların baktığı şey paranın yönü ve grafiklerdeki trendlerdir.
Grafiğin tartışmaya yer bırakmayacak kanıtladığı tek şey zaman çakışması ve ters yön.
Yaşadığımız fon krizi 19 Mart darbesinin maliyetidir
İlgili basın toplantımızı da aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz
youtube.com/live/Ej0DlBSrBKU…
Doğan Ergün retweeted
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, geçen hafta emekli bir yurttaşın yaşamına son verdiği AYM önünde açıklama yapıyor #Canlı nitter.gq/i/broadcasts/1MJgNbvrl…
Doğan Ergün retweeted
TBMM’nin açıldığı, yeni yasama döneminin başladığı bugün, Hatay halkının gasbedilen temsil hakkını savunmak ve emekçilerin, yoksulların duyulmayan sesini duyurmak üzere Seçilmiş Hatay Milletvekilimiz Can Atalay 24 saatlik açlık grevine başlamıştır.
Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız.
























