Pinned Tweet
📍Hüseyin Hakkı Kahveci, hakkında şöyle bir iddia var. Buna bir açıklaman var mı?
@abakingurlek @mustafaciftcitr @EmniyetGM @jandarma @adalet_bakanlik @dbdevletbahceli @RTErdogan
Bundan sonra kimseyle tokalaşmayacağım, öpüşmeyeceğim, kafa tokuşturmayacağım. İnsan ister istemez düşünüyor: Ya karşımdakinin cinsel yönelimi benim varsaydığımdan farklıysa?
Rasyonalitenin İflası: 7 Liradan Trilyonlara Uzanan Spekülatif Çizgi
Temmuz 2022'de 7,10 TL halka arz fiyatıyla ve 4,62 milyar TL piyasa değeriyle yola çıkan bir şirketin, 4 Şubat 2026'da 689,50 TL zirvesine ulaşıp 1,12 trilyon TL gibi akıl almaz bir piyasa değerine tırmanması, klasik iktisat teorileriyle izah edilemeyecek bir rasyonalite krizidir. Ardından 28 Ekim 2026 itibarıyla 9,48 TL'ye ve 27,73 milyar TL piyasa değerine gerileyen bu ivme, modern finans tarihinin en sert çöküş senaryolarından birini gözler önüne sermektedir. Bu durum, piyasanın özüne ait fiyatlama mekanizmasının spekülatif rüzgarlarla nasıl manipüle edilebileceğinin somut bir kanıtıdır.
Mağdurun da Mağduruyuz.
Şirket yönetimini temsil eden Vahit Kiler'in savunmaları, sermaye sahipliği ile piyasa gerçekliği arasındaki derin epistemolojik kopuşu işaret
eder. Şirketin yüzde seksen yedi gibi ezici bir oranının üç kardeşin elinde bulunduğunu, 45 yıldır 9-10 bin çalışanla emek verdiklerini ve para paradan kazanılmadı felsefesiyle hareket ettiklerini belirtmeleri geleneksel sanayici duruşunu simgelemektedir. Zirve fiyatlarda dahi ellerindeki hisselerden tek bir lot satmadıklarını ifade etmeleri içerideki kontrolü koruma refleksini gösterse de, dışarıda oluşan trilyonluk balonun ve küçük yatırımcının uğradığı kitlesel yıkımın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Halka açıklık oranının yüzde yirmi olduğunu, bunun da yüzde elli yedisinin kapalı fonlar ve tacirler portföy tarafından devralındığını belirten yönetim, bu mekanizmayı bilmediklerini savunmaktadır. Kontrolsüz bir spekülasyon dalgası karşısında kurumsal bir aktörün bu bilgisizliği ne ölçüde masumiyet teşkil ettiği ise tartışmaya açıktır.
Sessizliğin Ekonomisi ve Kurumsal Refleks Zafiyeti
Şirket yönetiminin düşüş döneminde 3-4 kez Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden bu rakamların normal olmadığını belirten açıklamalar yapmasına rağmen, Sermaye Piyasası Kurulu'na yazılı ve resmi bir başvuruda bulunmamış olması, piyasa denetim mekanizmalarındaki yapısal açıkları ifşa etmektedir. Yönetimin SPK'ya gitmeme gerekçe olarak hisse sahiplerinin kızacağını ve borsa manipülasyonu suçlamasının onları öfkelendireceğini savunması, piyasanın kısa vadeli kazanç hırsının uzun vadeli rasyonel akıl ve hukuki güvenliği nasıl esir aldığının trajikomik bir kanıtıdır. Şirketin gerçek değerinin 50-60 milyar TL olması gerekirken 5 milyar TL'ye düşmesi ve yabancı fonların bu enkazı ucuzdan topladığı argümanıyla kurulan mağdurun da mağduruyuz söylemi, sistemin hem üreticisinin hem de kurbanının aynı aktörler olabileceği ironisini doğurmaktadır.
Spekülasyonun Gölgesinde Gerçeklik
Kiler Holding örneği, Türkiye sermaye piyasalarının derinlik kazandığı iddia edilen bir dönemde dahi spekülasyonun, fon oyunlarının ve kurumsal refleks eksikliğinin ne denli yıkıcı olabileceğini gösteren ders niteliğinde bir vakadır. Ne trilyonluk hayali değerlemeler ne de biz de satmadık söylemleri, borsada yaşanan bu sistemsel anomalinin üzerini örtebilmektedir. Piyasa rasyonelliğini yitirdiğinde, geriye yalnızca enkaz altında kalan yatırımcıların sessizliği kalır.
Orhan Ergezer retweeted
Adana’da takı ustası Mehmet Ali L. (53), daha önce ticaret yaptığı gümüş toptancısı İshak Ş.’nin (56) dükkanına, kapısını oksijen tüpüyle keserek girip, bir kısmı külçe 115 kilogram gümüşü valiz ve çuvala doldurarak çaldı.
Tanınmamak için kask takıp, motosikletini de boyadığı belirlenen şüpheli, evinde gözaltına alınarak, tutuklandı. Şüphelinin olay yerine gelip, çaldığı malzemelerle iş hanından ayrıldığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı.
Brezilya dizilerini bile geride bıraktı.
MUSTAFA SARIGÜL İLE İLGİLİ YENİ FLAŞ GELİŞME!
Görüntüler mafyanın da elindeymiş
Sarıgül Ailesi’ne yönelik ‘kara para aklama’ iddiasıyla yürütülen soruşturma dosyasına ‘cinsel saldırı’ iddiası da eklendi.
Sarıgül’ün gözaltına alınan şoförü Turgut A.’nın ifadesine göre, görüntüleri Firuzan adlı hizmetçi para istemek için çekti.
Görüntülerin ise bir mafya grubunun eline geçtiğini söyledi.
MUSTAFA Sarıgül’e yönelik ‘kara para’ suçlamaları üzerine başlayan soruşturmada ortaya çıkan yeni bulgularla ‘cinsel suçlar’ da soruşturmanın kapsamında girdi.
Bu kapsamda 2024 yılında sosyal medyaya yansıyan ve Sarıgül ile korumasına ait olduğu iddia edilen ‘mahrem’ görüntüler yeniden soruşturuldu.
Bu konuda Sarıgül’ün koruması, şoförü ve bu videoyla bağlantılı diğer kişiler gözaltına alındı.
Bu kişilerden şoför Turgut A. 26 Ekim’de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda soruşturmayı yürüten savcıya ifade verdi.
İfadesinde şunları anlattı:
‘PARA ALMAK İÇİN KAYIT ALTINA ALMIŞ’
“2005 yılında Şişli Belediyesi’nde şoför olarak çalıştım. Tahminim 2009-2010 senesinde Mustafa Sarıgül’ün makam şoförü olarak görev yaptım. 2024 yılında sosyal medyaya yansıyan görüntüler hakkında bilgi verecek olursam, bu görüntülerin yatak odasında çekilmesinde benim bir bağlantım yoktur. Görüntüleri o dönem Mustafa Sarıgül’ün temizlik işlerini yapan Firuzan isimli kişi düzenek kurarak görüntüleri kayıt altına almış.
Hatta kendisi bana geldiğinde daha birçok görüntünün olduğunu Mustafa Sarıgül’ün koruması B.Ö.’nün odaya sıklıkla girdiğini ve bundan şüphelendiğini söyleyince, Mustafa Sarıgül’den para almak için bu görüntüleri kayıt altına almış, görüntüler daha sonradan belirli mafya gruplarının ellerine geçerek Mustafa Sarıgül’den para talep edildi. Mustafa Sarıgül’ün yanında çalıştığım süre boyunca yatak odasına birçok kadın girdiğine şahit oldum, ayrıca Ankara’da yaşayan berber olarak mesleği olan erkek bir şahsın da B.Ö. gibi başkanla ilişkisinin olduğunu duymuştum. Sarıgül’ün yanında kaldığım sürede bazı olaylara şahit oldum. Para ilişkilerini muhasebecisi V.A. doğrudan takip ederdi. Seçim zamanlarında işadamlarından seçim bütçesi için para geldiği olmuştu.”
KAYNAK: HÜRRİYET GAZETESİ - MUSA KESLER
Orhan Ergezer retweeted
İlk 3 turda önde olan Yeni Parti, 4. turda seçimi CHP'ye kaybetti
Çukurova Belediyesi Başkan Vekilliği seçiminde ilk üç turda Yeni Parti'nin adayı Feramuz Oran daha fazla oy alırken, dördüncü turda tablo değişti. CHP'nin adayı Sıtkı Keskin, 19 oy alarak seçimi kazandı.
Turlara göre oy dağılımı:
1. Tur: Yeni Parti 18 – CHP 8
2. Tur: Yeni Parti 15 – CHP 11
3. Tur: Yeni Parti 16 – CHP 11
4. Tur: Yeni Parti 17 – CHP 19
Kolluk görevlileri bir adrese intikal ettiklerinde, karşı tarafın güvenini sağlamak ve yasal prosedürü işletmek için ilk olarak kimliklerini (polis kartını) açıkça göstermeli ve geldikleri kurumu net bir şekilde beyan etmelidir. Videoda kimlik gösterme çabası olsa da ortamın gerginliği bu sürecin sağlıklı yürütülmesini engellemektedir.
Eğer bir soruşturma, ifadeye çağırma, yakalama veya tebligat işlemi yapılacaksa, bunun dayanağı olan savcılık talimatı veya mahkeme kararı ev sahibine gösterilmelidir. "Savcı kararı var" veya "talimat alıyoruz" söylemlerinin somut bir belgeyle (yazılı emir veya tutanakla) desteklenmesi hukuki bir zorunluluktur.
Anayasa'ya göre konut dokunulmazlığı koruma altındadır. Hakim kararı veya kanunun açıkça yetki verdiği (gecikmesinde sakınca bulunan haller vb.) durumlar dışında konuta girilemez. Kolluk görevlilerinin her koşulda profesyonel, sakin ve yapıcı bir dil kullanması, tansiyonu yükseltmemesi gerekir.
Ev sahibinin, evinin sınırlarında bulunan kişilerden kimlik sorması, hangi suçlama veya gerekçeyle orada bulunduklarını öğrenmesi ve ibraz edilen belgeleri incelemek istemesi en doğal yasal hakkıdır.
Vatandaş haklı dahi olsa, kolluk görevlilerine karşı bağırmaması, hakaret etmemesi ve görevi yaptırmamak için direnç göstermemesi gerekir. İşlemlerin usulsüz olduğunu düşünüyorsa, bunu olay yerinde sükûnetle reddedebilir, tutanak tutulmasını talep edebilir ve yasal haklarını (savcılığa suç duyurusu, idari şikayet) daha sonra arayabilir.
Kişinin kendini güvenceye almak amacıyla video kaydı alması hukuken meşru bir haktır; ancak bu hakkın kolluk görevlileriyle çatışmayı tırmandıracak bir üslupla kullanılmaması sürecin daha az çatışmalı ilerlemesini sağlar.
Kısaca, sürecin usulüne uygun ilerleyebilmesi için kolluk görevlilerinin ellerindeki yasal yetkiyi ve belgeleri sakin bir şekilde ibraz etmesi, ev sahibinin ise bu belgeleri görerek hukuki yollardan hakkını araması gerekmektedir. Karşılıklı bağrışmalar ve belirsizlikler, yasal işlemlerin meşrutiyetini gölgelemekte ve gerginliği artırmaktadır.
Bu tür durumlarda "hukuk" bilen memurların görevlendirilmesi tansiyonu dengeleyecektir.
@TC_icisleri @EmniyetGM
Hikaye güzel ama bunu kanıtlayacak ne bir belge ne de dönemin tanık anlatımları var. Kapıcıyken de böyle hikayelere sahip miydi bilinmez ama toplumda bir statü elde etmenin en masrafsız ve etkili yöntemi.
Adana'da saatler süren yağış sonrası merkez Çukurova ilçesindeki Ali Sepici Bulvarı'nda çökme meydana geldi.
Ekonomik şartlar aynı olunca karıştırmıştır.
Japonya İmparatoriçesi Masako, Türkiye yerine Bangladeş dedi..
İmparatoriçe, Türklerin 60.000 ₺ maaş ile çalışmayacağını düşünerek ucuz iş gücü olarak Bangladeş’i seçti.
— Japonya, 10 yıl içinde 100.000 bin işçinin ülkeye gelmesini hedefliyor.
Asgari ücretin sabit 60.000 ₺ olmasından dolayı İmparatoriçe Masako, Türklerin çalışmayacağını düşünerek Bangladeşi seçti.
Orhan Ergezer retweeted
İstanbul Avcılar'da bir ilkokulun önünde veliler arasında trafik nedeniyle çıkan tartışmaya müdahale eden çarşı ve mahalle bekçisi darbedildi.
Biber gazına rağmen saldırgan tavırlarını sürdürdüğü belirtilen veli, bekçi tarafından ayağından vurularak etkisiz hale getirildi.
Orhan Ergezer retweeted
Pentagon suspects cyberattack behind freezer malfunctions at US military bases: report
insiderpaper.com/pentagon-cy…

















