Geçen hafta bir koyda tek başıma kamp kurdum
Akşam üzeri yanıma genç bir kadın gelip çadırını kurdu
Bir süre sonra balık tuttu ve bana da ikram etti
Akşam ateşin başında oturup saatlerce sohbet ettik
Hayatından bahsetti ben de kendi hikâyelerimi anlattım
Ertesi sabah vedalaşıp oradan ayrıldım
Dönüş yolunda köyde durup su almak istedim
Bir evin duvarında fotoğraf asılıydı kadını görünce tanıdım
Yaşlı amcaya bu sizin kızınız mı diye sordum
Gözleri doldu evet dedi 34 yıl önce denizde boğularak hayatını kaybetti
Bir anda olduğum yerde donup kaldım
Çünkü ben o kadınla daha dün gece saatlerce ateş başında sohbet etmiştim
Biriyle tanıştım ve açıkçası şaşkınlığımı hâlâ üzerimden atamadım
Sabah gözümü açıyorum günaydın mesajı gelmiş oluyor
Aradığımda hemen açıyor açamazsa birazdan arayacağını söylüyor ve söz verdiği gibi geri dönüyor
Aramadan önce bile müsait olup olmadığımı soruyor
Yemeğe gittik daha sipariş vermeden ne yemek istediğimi sordu sonra da benim sevdiğim şeyleri tercih etmeye çalıştı
En küçük ayrıntıları bile düşünüyor
Apartmanımızda yıllardır kimse 4 numaralı dairenin zilini çalmazdı
Kimse nedenini bilmiyordu
Geçen hafta kargom yanlışlıkla oraya teslim edilmiş Mecbur kalıp zili çaldım Kapı açılmadı ama içeriden bir ses geldi
Yarın sabah kapına bırakırım
Sabah kapımı açtığımda kargomun yanında ismimin yazılı olduğu bir zarf vardı
İçinden eski bir fotoğraf çıktı Apartmanın önünde çekilmişti Fotoğraftaki küçük çocuk bendim
Yöneticiye 4 numarada kimin oturduğunu sordum
Senin dedenin kardeşi dedi Ailen onunla 30 yıl önce küsmüş O günden beri kimseye kapısını açmamış
Akşam tekrar 4 numaranın kapısını çaldım
Bu kez kapı açıldı Karşımda bembeyaz saçlı yaşlı bir adam vardı
Beni görünce gözleri doldu ve ağlamaya başladı
Seni her sabah pencereden izledim dedi
30 yıldır ailemden kimseyi göremedim Ama seni büyürken hep uzaktan izledim
Sonra elimi tuttu ve tek bir cümle söyledi
Ben bu kapıyı herkese kapattım ama senin bir gün geleceğini hep bekledim
Hikâye...
Sekiz aydır kullandığım telefonu satışa koydum
Bir alıcı yazdı kargoyla gönderirsen hemen parasını atarım dedi kabul etmedim kafede buluştuk
Telefonu inceledi seri numarasına baktı sonra bu telefon geçen yıl evimden çalındı dedi
Çantasından kutusunu çıkardı seri numaraları aynıydı
Ben bu telefonu 58 bin TL'ye faturalı aldım dedim faturayı gösterdim ama dükkânın adresi onun oturduğu mahalledeydi
açılmadığını söyledi
Polise gittik telefonun çalıntı kaydı doğrulandı ve cihaz gerçek sahibine teslim edildi
Ben telefonu faturalı almıştım ama şimdi ne param vardı ne telefonum
Çıkışta adam yanıma gelip kardeşim ikimiz de mağduruz zararın yarısını ben karşılayayım dedi
O an ne diyeceğimi bilemedim çünkü ben de kandırılmıştım
Kargo şirketleri iyice çığırından çıktı
Bu sabah kurye sokağın ortasında bağırıyor
Banka kartı olan gelsin kargosunu alsın
Şaka mısınız kardeşim
Kapıya teslim edilmesi gereken kargo için insanları sokağa çağırmak nasıl bir hizmet anlayışıdır
Yaşlısı var hastası var evden çıkamayanı var
Herkes sizin sesinizi duyup sokağa mı koşacak
Madem vatandaş kendi kargosunu alacak o zaman siz ne iş yapıyorsunuz
Asıl rezalet bundan sonra başlıyor
Kurye kapıya gelmeden sisteme adreste bulunamadı yazılıyor kargo iade ediliyor
Vatandaş bütün gün evde bekliyor ama hizmet vermesi gereken kişi kapıya
gelmeye tenezzül etmiyor
Kargo şirketleri şunu unutmasın vatandaş sizin peşinizde koşmak zorunda değil
Bu sorumsuzluğa artık kim dur diyecek
Geçen hafta bir arkadaşım spa merkezine gitmiş
Yanında çantası kıyafetleri altın kolyesi ve marka saati varmış Çantasının içinde de 10 bin TL nakit para bulunuyormuş
Merkeze girince bütün eşyalarını şifreli dolaba koymuş İçinin rahat olduğunu düşünerek sauna masaj ve hamam keyfi yapmış
Saatler sonra çıkışa hazırlanmış üzerini giyinmiş Bir yerde yemek yemeyi düşünerek çantasını açmış
Ama çantayı açtığı an neye uğradığını şaşırmış
Cüzdanı yok altın kolyesi yok marka saati yok 10 bin TL parası da ortada yok
Hemen merkezin yetkililerine gidip durumu anlatmış Önce böyle bir şeyin imkansız olduğunu söylemişler
Arkadaşım da madem imkansız kamera kayıtlarını açın demiş
Bu kez de kameraların arızalı olduğunu söylemişler
Arkadaşım vakit kaybetmeden karakola gitmiş Durumu polise anlatmış ve polisle birlikte tekrar merkeze dönmüş
Yetkililerle görüşülmüş sorular sorulmuş ama olayın nasıl gerçekleştiği ortaya çıkmamış
İnsan eşyalarını güvenli olsun diye şifreli dolaba koyuyor
Peki şifreli dolaba koyduğumuz eşyalar bile güvende değilse ne yapacağız
Kuzenimle ortak bir şirket kurduk
Toplam sermaye 8 milyon TL idi
Ben 5 milyon koydum kendisi 3 milyon
Bana abi sen sermayeyi koy gerisini bana bırak dedi
Ben de kuzenimdir diye güvendim
Aradan altı ay geçti bir gün bankaya gidip şirket hesabını kontrol etmek istedim
Hesap hareketlerine bakarken her ay düzenli olarak 185 bin TL başka bir hesaba aktarıldığını gördüm
Hesabın kime ait olduğunu öğrenince donup kaldım
Para kuzenimin eşine gidiyordu
Ve şirketin bir sürü borcu ödenmemiş
Hemen kuzenimi aradım
bu para neyin nesi dedim
O benim harçlığım dedi
Nasıl yani şirketin parasını eşine mi gönderiyorsun dedim
Bir anda sustu
Ben ona güvenip 5 milyon TL koymuştum o ise benim haberim olmadan şirketin parasını kendi çıkarı için kullanıyordu
En çok da paranın gitmesine değil yıllardır kuzenim dediğim insanın bana bunu yapmasına üzüldüm
İnsan bazen yabancıya değil en yakınına güvendiği için kaybediyor
Bugün AVM'de yemek yerken yan masada iki gencin para saydığını duydum
Biri arkadaşına dönüp
20 lira eksik çıktı şimdi ne yapacağız diye söylendi
Belli ki yemek paralarını denkleştirmeye çalışıyorlardı
Cebimden 200 lira çıkardım masalarının önünden geçerken eğilip
Gençler galiba 200 liranızı düşürdünüz dedim
İkisi de şaşkın şaşkın yüzüme baktı
Biri parayı aldı diğeri teşekkür etmek için ayağa kalktı
Etraftaki insanlar ne yaptığımı anlamıştı ama ben hiçbir şey olmamış gibi yürüyüp gittim
Bir süre sonra baktım ikisi de yemeklerini almış masalarında oturuyordu
İnanın o an yüzlerindeki mutluluk bana da yetti
Belki onlar için sadece 200 liraydı ama bazen insanın ihtiyacı olan şey paradan çok birinin kendisini düşünmesidir
Kim bilir kaç kişi bugün bir öğün yemek alabilmek için hesap yapıyor
Dünyayı tek başımıza değiştiremeyiz ama bir insanın gününü güzelleştirebiliriz
Bazen dünyaya biraz gülümsemek gerek çünkü küçücük bir iyilik birinin koca gününü güzelleştirebilir

