
Durum Anlatıcısı. Yazar. @kafkaokurdergi Deneyici.
Joined February 2012
- Tweets16.1K
- Following720
- Followers5.2K
- Likes40.9K
Yıl 2006. Liseye yeni geçmişim. Türkçe rock’ın Türkçe rock olduğu, buna rağmen Türkçe rock’ın nereye gittiğinin de hararetle tartışıldığı yıllar. Kimse tam olarak nereye gittiğini bilmiyor o zamanlar:)
LimeWire’dan şarkı indirip 256 MB’lık MP3 çalarlarımıza sığdırmaya çalışıyoruz. Sabah okula serviste giderken dinleyeceğiz çünkü. O zamanlar bazı grupların albümü yok, kayıtları var. Albümü olanın da albümünü bulamıyoruz. Müzik dinlemek başlı başına bir lojistik faaliyet. Forum sitelerinden takip ediyoruz.
O sıralar Altıncı Cadde diye bir grup dinliyorum. Sonra Emre Aydın çıkıyor, Afili Yalnızlık albümünü yayımlıyor. Aa, diyorum, bu bizim Altıncı Cadde’deki çocuk. Sanki çocukla beraber büyümüşüz, beraber müzik piyasasına girmişiz. Bir gururlanıyorum.
Albümü dinliyorum, çok beğeniyorum. Henüz 13-14 yaşındayım. Hayatın bütün kederini yaşamaya son derece hazırım. Henüz başıma pek bir şey gelmemiş ama gelirse de hazırlıksız yakalanmayacağım.:)
Neyse, bu albüm beni çok etkilemişti. Hâlâ bazı şarkılarını açıp dinlerim. Gerçekten bu kadar mı seviyorum, yoksa 2006 yılındaki kendimle görüşmek için müziği bir tür ulaşım aracı olarak mı kullanıyorum, emin değilim. Muhtemelen ikisi de.
"Belki Bir Gün Özlersin" de onlardan biri. Hâlâ çok severim.
Sonrasında, tıpkı Lost gibi, Emre Aydın da bayağı bozdu. (Mesela şu kayıt. Zeynep Bastık ne alaka. Zaten bu kadın müzik dünyasının Cezmi Kaloriferi gibi bir şey :))
Ama olsun. Bir insanın bütün kariyerini beğenmek zorunda değiliz. 2006 yılında birbirimize iyi gelmişiz. Bence bu da yeterli. :)
Kadıköy’de kiralık ev bakıyorum. Kentsel dönüşüm nedeniyle birkaç ay sonra yıkılacak binalardaki daireleri bile 50-60 bin liraya kiralamaya çalışıyorlar. Evin yıkılacağı belli, tarihi belli, riskli olduğu için yıkım kararı alınmış. Ama oraya taşınacak insanın can güvenliği pazarlığa açık. Bu sırtlanlar binanın son altı ayını bile değerlendirmek istiyor. Bina ekonomik ömrünü tamamlamış, ev sahibinin açgözlülüğü henüz tamamlayamamış. Bir insanın ne kadar orospu çocuğu olabileceğine dair gayrimenkul sektörünün yürüttüğü kapsamlı bir saha araştırması bu. Yasak değil mi bu ya? Yok mu bunun bir denetimi falan?
Hafta sonu iki günlüğüne 2009'a gitme kararı aldım. Bir kere 2009, 2008 ve 2010'dan bir şekilde daha iyi gibi. Bilmiyorum. Önce "Hangi Avrupa Yakası karakterisin?" testini çözüp çıkan sonucu Facebook gönderisi olarak paylaşırım. Bir yerlerdeki capse "ehueheue" diye gülüp, yorum altında arkadaşlarla yorumlaşırım. MSN'de çevrimdışı görünüp kimse yazmadığı için insanlığa falan küserim. Biraz Disko Kralı izlerim; Rüyanız Hayrolsun ablaya güleriz biraz. Ekşi'de 2005'ten kalma bir tartışmaya girip dört yıllık suskunluğumu bozarım. Yalnız bir konuda tarihin akışına müdahale edeceğim. 3G'nin açılışına gidip yetkililere "İnternet zaten evde var arkadaşlar, niye dışarı çıkarıyorsunuz? Evde bir sorun mu oldu?" diye soracağım. Dinlemezlerse de fazla üstelemem. Ben sonuçta hafta sonu için geldim.
Zeyna in the º0 🌍 retweeted
Sen gideli 2 yıl oldu!
Çok şey değişmedi ülkede, bir şey kaçırmadın yani.
Deniz’i aldılar bir ara;FB, ekonomi aynı..inanmazsın KK geri döndü.
Sağlıksız ve yaşlanmış olsak da iyiyiz..işte ne kadar olabilirsek artık. Rena’yı pamuklara sarıyoruz, merak etme.
Çok özlüyoruz İrfantino
Özel sektörün bana öğrettiği en önemli şey, ayıya ayı gibi davranmak gerektiği. Yok kimseyi kırmayayım, yok rencide etmeyeyim, yok insanlığımı kaybetmeyeyim. Kaybet abi. Çünkü sen insanlığını korumaya çalışırken karşındaki senin insan olup olmadığınla bile ilgilenmiyor. İyi niyetinizi bir zayıflık, nezaketinizi de sınırsız kullanım hakkı sanıyorlar. Bazı insanlara insan gibi davranmak, kendinize yaptığınız en büyük kötülük.
Adam bütün gün yatmış, çalışmamış. Ben de insanlık edip arada dürtmüşüm, işini hatırlatmışım, yöneticisine rezil olmasın diye açığını kapatmışım. Sonra gitmiş, "Beni yeterince takip etmediği için çalışmadım" demiş. Tabii canım benim. Eşek kadar adamın çalışması için birinin başında tef çalıp marakas sallaması gerekiyor. Maaşı kendi alıyor ama sorumluluğu velisinde. "Ben iş ahlakından yoksunum. Bütün arkadaşlarım eşek gibi çaışırken bugün canım istemediği için yattım" demek yerine, beni kimse çalıştırmadı, o yüzden çalışmadım diye şikâyet etmiş. İstersen altını da değiştirelim kardeşim. Koskoca şirket seni tuvalete kaldırmayı ihmal etmiş, büyük rezalet.
Ya rica etsem beni zeki, çevik, ahlaklı sporcuların taymına düşürebilir misiniz?
Spor salonuna gitmeden, evde vücut ağırlığı, birkaç dambıl ve bantla kas yapılır mı? Bacak çalıştığımız gün sırtı yıllık izne mi çıkarıyoruz? Bunun bir matematiği, başlangıç noktası, güvenilir bir YouTube hocası var mı?
Konuyu araştırıyorum tabi ama teoriden ziyade tecrübe duymaya ihtiyacım var🫂
Dışarda kargalarla martılar inanılmaz bir gürültü ile kavga eder gibi bağırışıyorlar. Aşağıda balkonda komşunun oğlu (5) "anne konuşarak çözemezler mi, çok başım ağrıdı" diyor. Akşam sana süpriz yumurta alayım da sen gör bıcırık.
Bugün telefon rehberimden 110 kişi sildim. Yaklaşık 80’ini hiç hatırlamıyorum, büyük bir kısmını da hatırlamakta epey zorlandım. Bu beni biraz şaşırttı. Yaşamak da böyle bir şey galiba. İnsan bir noktada tanıdığı insanları bile unutuyor.
Mesela Rahime diye biri var. Rahime kim abi? Ben normalde insanları soyadıyla kaydederim. Rahime’yle ne yaşadık da soyadını uygun görmedim? Gizli bir ilişkim vardı da, Rahmi'ydi de, Rahime mi yaptım? Yok, artık! Çünkü zaten kimden gizleyeceğim? Kediyle yaşıyorum. Kediye karşı da böyle bir mahcubiyetim yok. Rahime konusunda içim rahat yani. Ama hafızamda ve kişisel tarihimde böyle birisini hatırlamıyorum. Geçen Müge Anlı'da birisi alzheimer'a "amzaymır" demişti. Ben de öyle oldum herhalde. Hani unutmuyor ama hatırlamıyor da gibi...
Garip bi yeteneksizliğşm var. Yatakta yan yatınca mesaj yazamıyorum arkadaşlar. Bu tweeti de yan yatarken yazım yanlışlarını düzeştmeden ve otomatik tanamlama ile atıyotım. Daha iyi anlaşılsınn giye.
Arkadaşlar, inanın hiçbir şey bir günde olmuyor. Kredi kartımı çalmışlar, ben ikinci gün fark ettim. Bakın, bir günde olsaydı birinci gün fark ederdim.
İki gün boyunca kartımdan minik minik paralar çekip Facebook reklamı vermişler. Sağ olsunlar, başka hiçbir şey yapmamışlar. İnşallah işe yarar bir şeyin reklamını vermişlerdir. Öyle boş boş reklam verip paramı da ziyan etmemişlerdir. En azından bir faydası olsun. Nicer dicer gibi bişidir inşallah.
Tabii bunu da ben fark ettim. Banka fark etmedi. Çünkü banka dediğin insanın kendi ayakları üzerinde durmasını ister. Şimdi muhtemelen hırsızları da ben bulacağım. Merak da ediyorum. Suçlamak için değil, bu kadar planlı ve ihtiyacınız kadar n'aptınız abi?






