Turan Eğitimcileri Sendikası resmi hesabıdır. @aliihsanozturkk

Turkey
Joined May 2024
10 KASIM’I SINAV TAKVİMİNE SIĞDIRAMAZSINIZ! BU SINAV TAKVİMİ, ATATÜRK’Ü ANLAMA KONUSUNDA SINIFTA KALMIŞTIR! 10 Kasım’a Türkçe ve coğrafya sınavları yerleştirilmesini ve tepkilere rağmen bu takvimin savunulmasını kabul etmiyoruz! Türkçe yalnızca sınav kâğıdındaki sorular değildir; milletimizin sesi, hafızası ve ortak bağıdır. Coğrafya yalnızca haritadaki sınırlar değildir; bağımsızlık mücadelesiyle vatan kılınmış topraklardır! O dili ve o vatanı gelecek kuşaklara taşıyan Cumhuriyet’in kurucusunu anacağımız günü, sınav telaşının gölgesinde bırakamazsınız! Bugün coğrafyamız başka bir sınavdan geçiyor: Millî hafızamıza, ortak değerlerimize ve Cumhuriyet’in emanetine sahip çıkma sınavından! Türklük vurgusu, tören kürsülerinde söylenen sözlerle sınırlı kalamaz. Millî değerlere bağlılık, alınan kararlarda da görünmelidir. Atatürk’e saygı, takvim hazırlanırken hatırlanmayacaksa ne zaman hatırlanacaktır? Atatürk’ü anmak ve anlamak, birkaç dakikalık törenin ardından sınav kâğıtlarına dönmekten ibaret değildir. Çocuklarımızın Atatürk’le kuracağı bağı saygı duruşuna sıkıştırıp ardından sınav kaygısına teslim etmeyi doğru bulmuyoruz! Talebimiz sınavın saatini değiştirmekten ibaret değildir. 10 Kasım, anlamına yaraşır anma ve eğitim etkinlikleriyle değerlendirilmelidir! Turan-Sen olarak Millî Eğitim Bakanlığına çağrımız açıktır: Türkçe ve coğrafya sınavlarını başka bir güne alın! Öğrencilerimize Türkçemizin, vatanımızın ve bağımsızlığımızın değerini; Atatürk’ün mücadelesini anlayarak öğrenebilecekleri bir gün bırakın! ÇOCUKLARIMIZ 10 KASIM’DA SINAV KAYGISIYLA DEĞİL, ATATÜRK’Ü ANMANIN VE ANLAMANIN BİLİNCİYLE BULUŞMALIDIR! TÜRKÇEMİZE, VATANIMIZA, CUMHURİYET’İMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! 10 KASIM, TAKVİMDE BİR KUTU DEĞİL; MİLLÎ HAFIZAMIZDIR! TURAN-SEN #10Kasım #Atatürk #TuranSen #MillîEğitim #Cumhuriyet
1
7
233
EMEKÇİ KURUŞ HESABI YAPARKEN, MİLLETİN BİRİKİMİYLE KİMSE OYNAYAMAZ! Öğretmen, memur, işçi ve emekli; alın teriyle kazandığını enflasyona karşı korumaya çalışırken karşısında belirsizlik, güvensizlik ve mağduriyet bulmayı hak etmiyor. Fon skandalına ilişkin iddialar bütün yönleriyle aydınlatılmalıdır. Kimlerin hukuka aykırı kazanç sağladığı, kimlerin görevini yerine getirmediği ve denetim mekanizmalarının neden zamanında sonuç üretmediği kamuoyuna açıkça anlatılmalıdır. Turan-Sen olarak soruyoruz: Vatandaşın birikimini korumakla görevli kurumların sorumluluğu nerede başlar? Bu süreçte hangi denetimler yapılmış, hangi tedbirler alınmıştır? Sorumluluğu saptanan herkes, unvanına ve bağlantılarına bakılmaksızın hesap vermelidir. Mağduriyetlerin giderilmesi için açık bir takvim ve şeffaf bir süreç işletilmeli; hukuka aykırı kazançların tahsili sağlanmalıdır. Bunun faturası yeniden ücretliye, emekliye ve vergi veren yurttaşa çıkarılmamalıdır. Kamunun kaynakları da vatandaşın birikimi de sahipsiz değildir. Kamu görevi ayrıcalık değil, millete karşı sorumluluktur. Turan-Sen olarak emeğin, adaletin, liyakatin ve bağımsız denetimin yanında duruyoruz. Kamuoyunun bilgi edinme hakkını ve basının özgürce haber yapabilmesini savunuyoruz. EMEĞİYLE YAŞAYANDAN FEDAKÂRLIK İSTEYENLER, ÖNCE MİLLETİN BİRİKİMİNİN HESABINI VERMELİDİR! TURAN-SEN #TuranSen #EmeğinHakkı #Şeffaflık #HesapVerilebilirlik #BağımsızDenetim
74
ÖĞRETMENİN MESAİSİ BİTİYOR, DAYATMALAR BİTMİYOR! Sınıfta kalabalık mevcutlarla, davranış sorunlarıyla, yetersiz imkânlarla mücadele eden öğretmenin akşamına da hafta sonuna da göz dikiliyor! Bitmeyen veri girişleri, son dakika duyuruları, WhatsApp talimatları… Pano, proje, rapor, form! Her yeni uygulamanın yükü yine aynı omuzlara bırakılıyor. Öğretmenin sınıfta yaşadığı disiplin sorunlarına etkili çözüm üretmeyenler, ekran başında eksiksiz işlem bekliyor. Yetki ve destek vermekte ağır davrananlar, görev yüklemekte sınır tanımıyor! Yorgun, sabrı tükenmiş, mesleğinin anlamından uzaklaştırılmış bir eğitim camiası oluşturdunuz. Şimdi de bu tükenmişliğin üzerine “acil” mesajları gönderiyorsunuz! Öğretmenin ailesi var. Dinlenmeye, kendine zaman ayırmaya ihtiyacı var. Telefonuna gelen her bildirimi takip etmek, her an bilgisayar başına geçmek zorunda bırakılması kabul edilemez! Planlama eksikliğinizin bedelini öğretmenin özel hayatına el koyarak ödetemezsiniz. Teknoloji, mesaiyi günün yirmi dört saatine yaymanın aracı olamaz! Turan-Sen olarak talebimiz açıktır: Duyurular zamanında yapılmalı, dijital görevler çalışma düzeni içinde planlanmalı, gereksiz evrak ve veri tekrarları kaldırılmalıdır. Öğretmene verilen her görevin zaman ve emek karşılığı hesaba katılmalıdır! ÖĞRETMENİN SABRINI DEĞİL, İŞ YÜKÜNÜ AZALTIN! EĞİTİM, TÜKENMİŞ ÖĞRETMENLERİN FEDAKÂRLIĞINA YASLANARAK YÜRÜTÜLEMEZ! TURAN-SEN #TuranSen #ÖğretmeninEmeği #MesaiDışıDijitalYük #ÖğretmenTükeniyor #Eğitim
3
98
ÖLÇMEDE NİTELİĞE EVET, ÖĞRETMENİN YETKİSİNİN DARALTILMASINA HAYIR! Turan Eğitimcileri Sendikası olarak Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne ilişkin tutumumuz açıktır: Nitelikli soru havuzuna, adil puanlamaya ve öğrencinin gelişimini destekleyen teknolojiye EVET! Öğretmenin karar alanının daraltılmasına, belirsiz uygulama koşullarına ve artan bürokratik iş yüküne HAYIR! Öğrencisini tanıyan ve öğrenme sürecinin sorumluluğunu taşıyan öğretmen; sınav sorularını inceleme, uygunluğunu değerlendirme ve gerektiğinde değiştirme yetkisine sahip olmalıdır. Yalnızca güçlük düzeyi seçmek, öğretmenin pedagojik kararının yerini tutmaz. SORUMLULUK ÖĞRETMENDEYSE, YETKİ DE ÖĞRETMENDE OLMALIDIR! • Soruları incelemek, düzeltmek ve çoğaltmak için yeterli süre tanınmalıdır. • Hatalı veya uygun olmayan sorular için etkili itiraz ve değişiklik mekanizması kurulmalıdır. • BEP kapsamındaki öğrencilerin sınav uyarlamaları güvence altına alınmalıdır. • Okulların internet, yazıcı, kâğıt ve toner ihtiyaçları karşılanmalıdır. • Teknik aksaklıkların sorumluluğu öğretmene yüklenmemelidir. Soru bazlı analiz, öğretimi geliştirdiği ölçüde değerlidir. Aynı bilgileri farklı ekranlara ve evraklara tekrar tekrar yazdıran bir düzeni kabul etmiyoruz. DİJİTALLEŞME ÖĞRETMENE ZAMAN KAZANDIRMALI, YENİ ANGARYALAR ÜRETMEMELİDİR! Ölçmede ortak standartları destekliyoruz. Ancak okulların imkânları arasındaki eşitsizlikler giderilmeden yalnızca sınavları standartlaştırmak fırsat eşitliğini sağlamaz. Bakanlıktan açık uygulama kuralları, yeterli hazırlık süresi, eğitim ve altyapı desteği bekliyoruz. Öğretmenlerin görüşleri karar süreçlerine yansıtılmalıdır. ÖĞRETMENİN SÖZ SAHİBİ OLDUĞU, ÖĞRENCİNİN GELİŞİMİNİ ESAS ALAN, ADİL VE UYGULANABİLİR BİR SİSTEM İSTİYORUZ! TURAN EĞİTİMCİLERİ SENDİKASI @tcmeb @Yusuf__Tekin @meb_ttkb
4
5
159
%5 Sendikal baraj getirme hususunda Sayın Bakanı haklı buluyoruz. Kendilerine göstermelik olarak kameralar önünde şov yapılmasına izin verilen bir sendikayı bulmak zor. Sayın bakanı yine haklı buluyoruz, hükümetten izin almadan alana inip, eylem yapıyormuş gibi görünen bir sendikayı bulmak zor. Sayın bakan sonuna kadar haklı; verilen maaş zamlarına ses çıkarmayan, Allah bereket versin diyen bir sendikayı bulmak zor. Siyasi partilerin genel merkezinden talimat almadan açıklama yapan sendikayı bulmak zor. Sayın Prof.Dr. Vedat IŞIKHAN’ı gerçekten tebrik ediyoruz. Keyiflerine göre iki sendikayı bulmuş iken niye kaybetsin. Arada bir ağızlarına bir parmak bal çalıyormuş gibi yap, hemen reklam yapsınlar. Özlük haklarında bir iyileşme oldu mu? Verilen seyyanen zamlar, tazminatlar emekliliğe yansıdı mı? Sosyal hayattaki refah seviyesi arttı mı? Liyakat ön planda olan atamalar yapılıyor mu?Memur emeklilerine insanca yaşayacak bir zam yapıldı mı? İşçiler ile memur arasındaki gelir adaletsizliği ortadan kalktı mı? Vergi dilimleri ile maaşlarda meydana gelen erimenin önüne geçildi mi?… Bütün bunlara ses çıkarmayan keyfine göre iki sendika bulmuşken niçin %5 barajını getirmek için uğraşmasın ki? Sosyal medyada halkın ve memurun uyanışına sebep olan sözde küçük ama etkisi büyük olan sendikaların sesini kesmek lazım. Bu millete yıllarca uyu uyu yat, yat yat uyu cümlesini öğrettikleri için artık düşünen ve eleştiren bir kamu görevlisinin sesini kesmek lazım. Ama biz sendikacılığın yüz akı olarak Türk’ün gür sesi olarak haykırmaya devam edeceğiz ve haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmayacağız. @isikhanvedat @csgbakanligi @memetsimsek @edipuzen @Mahmut__ozay @YS_Turkoglu @eczozgurozel @kilicdarogluk @dbdevletbahceli @RTErdogan @mebpersonel @memurlarnet @memurhaklari0 @TRogretmen @anadoluaes @egitimgucusen @egitimis @MemurSenKonf @kamusen @sdaolgun @zafersahin06 @nowhaber @cnnturk @yenisafak @turkiyegazetesi
5
16
608
Sendikal vesayetin,Sendikal feodal derebeylik sisteminin, Sendikal ağalığın son bulması adına üyelik aidatını üye kendisi ödesin. Bakalım kaç üyeniz kalacak @MemurSenKonf @kamusen @isikhanvedat @csgbakanligi @RTErdogan @tcbestepe @egitimgucusen @anadoluaes
3
5
173
Turan Eğitimcileri Sendikası olarak emeğin, alın terinin ve bağımsız sendikacılığın yanında durmaya devam ediyoruz! Bizler; %5 barajına rağmen sendika aidatımızı kendi cebimizden ödemeye, bağımsızlığımızdan ve ilkelerimizden taviz vermeden mücadelemizi sürdürmeye HAZIRIZ! Peki siz; Sendikal vesayetin son bulmasına, Feodal sendikacılık ve tekelci anlayışın yıkılmasına, Sendika kesintilerinin devlet tekelinden çıkarılarak üyelerin kendi cebinden ödenmesine HAZIR MISINIZ? Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı; her platformda haktan, adaletten, hukuktan bahsediyorsunuz.Geçim sıkıntısı çeken memur ve memur emeklisinin enflasyon altında ezilmesini niçin gündeminize almıyorsunuz? Kesintilerin emekli aylığına yansımasını, açlık ve sefalet sınırında yaşayan memur ve memur emeklisini, vergi yükü altında ezilen çalışanların durumu niçin sizi ilgilendirmiyor? Siz de haklısınız. Bizlerin önünü keseceksiniz ki gerçekleri haykıran kimse kalmayacak. Haksızlık karşısında susup dilsiz şeytan olmayacağız. Gücünü üyelerinden ve bağımsızlığından alan Turan-Sen, dayatmalara ve engellere boyun eğmeyecektir. #TuranSen #TuranEğitimcileriSendikası #SendikalMücadele #HodriMeydan #HakMücadelesi #EğitimÇalışanları @isikhanvedat @csgbakanligi @RTErdogan @tcbestepe @mebpersonel @memurlarnet @TRogretmen @ogretmensitemiz
6
1
15
565
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın gündemine taşıdığı %5 sendikal baraj planı, kamu çalışanlarının örgütlenme hakkına ve sendikal özgürlüklere doğrudan yapılmış bir müdahaledir. Anayasa Mahkemesi’nin daha önce %1 ve %2 barajları için verdiği iptal kararlarını baypas etmeye çalışmak hukuk tanımazlıktır. %5 gibi akıl dışı bir oranla yapılmak istenen şey net: Bağımsız sendikaları tasfiye etmek ve memuru tekelci konfederasyonlara mahkûm etmektir! Yüz binlerce kamu çalışanının özgür iradesiyle seçtiği bağımsız sendikaları yok saymak, demokratik örgütlenme hakkının açıkça ihlalidir. Barajdan sendikal adalet çıkmaz! Eğer Bakanlık gerçekten kamu çalışanları için bir icraat yapacaksa; yapacağı ilk iş memurun üzerindeki sendikal vesayeti kaldırmak ve örgütlenme özgürlüğünün önünü açmaktır. Ancak Bakanlık emekçinin sesini duymak yerine barajlarla önünü kesmeye dönük bir icraatta ısrar ediyorsa, tüm kamu çalışanlarına ve bağımsız sendikalara düşen tarihi bir sorumluluk vardır: MEMURA BARAJ KOYANA DESTEK VERİLMEZ! Bakanlık memurun hakkını savunmak yerine baraj koyuyorsa; tüm kamu çalışanları mevcut konfederasyonlara ve barajcı anlayışa verdiği desteği, yetkiyi ve üyeliği derhal çekmelidir! Sendikal mücadele baraj oyunlarıyla engellenemez! Bakanlığı bu yanlış adımdan dönmeye; memurun gerçek sorunları olan yoksulluk sınırındaki maaşlara ve özlük hak kayıplarına odaklanmaya çağırıyoruz. #SendikamaDokunma #Percent5BarajaHayır #KamuEmekçileri @isikhanvedat @memetsimsek @RTErdogan @tcbestepe @memurlarnet @mebpersonel @ogretmensitemiz @TRogretmen @edipuzen @Mahmut__ozay
5
1
5
241
TURAN SEN’DEN HUKUK ZAFERİ: PROJE OKULLARINDAKİ KEYFİ ATAMALARA VE LİYAKATSİZLİĞE YARGI DUR DEDİ! ​Turan Sen olarak, eğitim çalışanlarının özlük haklarını korumak, adalet ve liyakati savunmak adına sürdürdüğümüz kararlı hukuk mücadelelerimizden birini daha zaferle sonuçlandırmış bulunuyoruz. ​Sendikamız üyesi öğretmenimizin (L.M.Ersoy), "Milli Eğitim Bakanlığı’na Bağlı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumlarına Öğretmen Atamaları" kapsamında, görevini başarıyla yürüttüğü ve tercih ettiği proje okuluna atanmaması/görev süresinin uzatılmaması işlemine karşı açtığımız davada adalet tecelli etmiştir. ​Kayseri Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesi (Esas No: 2026/1824, Karar No: 2026/1824); Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun ilgili kararına da atıfta bulunarak, idarenin keyfi tasarruflarına geçit vermemiş ve ilk derece mahkemesinin ret kararını kaldırarak dava konusu işlemin iptaline oy birliğiyle karar vermiştir. ​Mahkeme Kararı Ne Söylüyor? Keyfiliğe Yasal Kılıf Uydurulamaz! ​Yargı kararı, Millî Eğitim Bakanlığı’nın proje okullarına öğretmen atanması ve görev sürelerinin uzatılması süreçlerinde uzun süredir uyguladığı objektiflikten uzak tutumu açıkça gözler önüne sermiştir: ​Somut ve Objektif Kriter Yokluğu: Mahkeme kararında; 4 yıllık görev süresi dolan öğretmenlerin hangilerinin görevine devam edeceğinin belirlenmesinde somut değerlendirme ölçütlerine, başarı kriterlerine veya objektif esaslara yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştır. ​Takdir Yetkisi Sınırsız Değildir: İdarenin takdir yetkisi; keyfilik demek değildir. Takdir yetkisinin kullanımı; liyakat, hizmet gerekleri, kamu yararı ve yargısal denetime elverişlilik ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. ​ Görevdeki mesleki performansı, başarıları ve ödülleri göz ardı edilerek yapılan atamama/görev uzatmama işlemleri hukuk devleti ilkesini zedelemektedir. ​Proje Okulları Bakanlığın Keyfi İdare Alanı Değildir! ​Yıllardır vurguladığımız üzere; özel program ve proje uygulayan eğitim kurumları, liyakatsiz atamaların, ahbap-çavuş ilişkilerinin veya soyut takdir yetkilerinin gölgesinde yönetilemez. Öğretmenlerimizin emeği, kıdemi, başarıları ve puanları hiçe sayılarak yapılan bu tür antidemokratik ve şeffaf olmayan uygulamalar, eğitim sistemimize ve çalışma barışına büyük zarar vermektedir. ​Bu karar, proje okullarındaki atama ve görev uzatma süreçlerinde Bakanlığın objektif, şeffaf, ölçülebilir ve denetlenebilir başarı kriterleri getirmek zorunda olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. ​Mücadelemiz Devam Edecek! ​Turan Sen olarak; ​Eğitimde keyfiliğin ve liyakatsizliğin karşısında dimdik durmaya, ​Hukukun üstünlüğünü ve üyelerimizin haklarını her platformda savunmaya, ​Proje okulları da dahil olmak üzere tüm atama süreçlerinin adil ve objektif esaslara bağlanması için mücadele etmeye, ​kararlılıkla devam edeceğiz. ​Hukuk mücadelemizi yürüten Av. İsmail Turan Öztürk’e ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor; bu önemli yargı zaferinin tüm üyelerimize ve eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyoruz. ​Adalet, Liyakat ve Emeğin Sesi: TURAN SEN @mebpersonel @memurlarnet @ogretmensitemiz @TRogretmen
10
1
16
512
ORTALAMALARLA BAŞARI İLAN ETMEYİN, SINIFLARIN GERÇEĞİNİ AÇIKLAYIN! Sayın Yusuf Tekin, Hakkâri’de çizdiğiniz başarı tablosunda kalabalık sınıflar, branş bazındaki öğretmen ihtiyacı ve okullar arasındaki imkân eşitsizliği nerede? Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, sınıf mevcudu değildir. Genel ortalamalar, okulların ihtiyaçlarına cevap olamaz! Turan-Sen olarak talebimiz nettir: İhtiyaçları ilçe ve branş bazında açıklayın; çözümün bütçesini ve takvimini ortaya koyun. Eğitim, övgü dolu açıklamalarla değil, somut adımlarla güçlenir! #TuranSen #ÖğretmeninSesi #EğitimdeFırsatEşitliği
1
7
127
ÖĞRETMENİN SAYGINLIĞI, YÖNETİCİNİN KEYFİNE BIRAKILAMAZ! Mersin’in Tarsus ilçesinde görev yapan üyemizin sendikamıza aktardığına göre; zümre başkanları için paylaşılan listede İngilizce zümresine ve adına yer verilmemiş, telefonla toplantıya çağrılmasının ardından yaptığı itiraz üzerine adı kırmızı kalemle listeye eklenmiştir. Üyemiz ayrıca, öğretmenler kurulu toplantısında zümre başkanlığını yapıp yapamayacağının diğer öğretmenlerin yanında sorgulandığının meslektaşları tarafından kendisine aktarıldığını belirtmektedir. 25 yıllık mesleki emeği bulunan, idarecilik de yapmış bir öğretmenin bu bildirimleri geçiştirilemez! Mersin İl ve Tarsus İlçe Millî Eğitim müdürlüklerini; ilgili kayıtları ve tanık beyanlarını incelemeye, dışlanma ve psikolojik taciz iddialarını tarafsız biçimde araştırmaya çağırıyoruz. İdari yetki, öğretmeni sindirmek için kullanılamaz. Öğretmenin hakkını araması baskı gerekçesi yapılamaz. Turan-Sen olarak üyemizin yanındayız. İddiaların takipçisi olacağız! MOBBİNGE SESSİZ KALMAYACAĞIZ!
1
6
2
13
824
Üretim değil, faiz kazandıkça ezilen yine alın teri oluyor Tarladaki çiftçi, masadaki çalışan, fabrikadaki işçi ve yılların emeğini taşıyan emekli... Yüksek faiz ve enflasyon cenderesi altında ezilen tüm kesimler için daha adil bir gelir dağılımı şart. Alın terinin yükü her geçen gün ağırlaşıyor... Bir ülkenin gerçek çarklarını döndürenler; toprağını eken çiftçimiz, masasında değer üreten çalışanımız, üretim yapan işçimiz ve bu ülkeye yıllarını vermiş emeklilerimizdir. Ancak finansal sistemin ve yüksek faizlerin oluşturduğu ağır baskı, ne yazık ki en çok üreten ve emeğiyle geçinen kesimlerin üzerine çöküyor. Maaşlar erirken, borç yükü artıyor; üretim yerini geçim mücadelesine bırakıyor. Çözüm rantiye sisteminde değil, emeğin korunduğu ve üretimin desteklendiği adil bir ekonomidedir. Çiftçinin toprağı borca battı. Çalışanın maaşı faiz ve enflasyona yenildi. Emeklinin alım gücü tükendi. Emeğin ve üretimin ezilmediği adil bir sistem istiyoruz!
9
16
420