Pinned Tweet
Sevilmek için sürekli çabalamadığım, kendimi küçültmediğim, beni sevsin diye damla damla kanımı akıtmam gerekmeyen birini bulduğumda başımı kucağına koyup gözlerimi kapatacağım doğduğu günden beri sevgiyi bile tırnaklarıyla kazıyarak alan o çocuğa artık savaşmana gerek yok burda iyi olacaksın diyeceğim
Bu sözde mantık hatası yok mu ? Aşk bir hastalık ise en iyi tabip anlamaz mı? Siz yine de buna güvenip doktorlarla flörtleşmeyin tabi
Gece 3 te kalktım yatakta döndüm durdum. Sabaha kadar ağladım. Nerde yanlış yaptım dedim. Her şey farklı olabilir miydi? Kafamda bir sürü senaryo kurdum ve en sonunda sevseydi bana bunları yapmazdı dedim. Bugün ben sizin yerinize düşündüm hiç yormayın kendinizi bugün hiç kafaya takmayın kahvaltınızı yapın. Haftaya da siz benim yerine düşünürsünüz.
Dün kazaklarımı çıkardım. En sevdiğim kazağa ona sarılırken küpesi takılmıştı ve kalbimin üstünde ipliği sökülmüştü. O kazağı çok sevdiğimi bildiği için çok üzülmüştü. Ben de niye üzülüyorsun daha güzel oldu şimdi hep seni hatırlatacak, seni ve kalbimde söktüğün ipliği demiştim. Bir daha hiç bir kış o kazağı giyemeceğim.
Wizard of Dragos retweeted
The happiest movie ending in history suddenly turns into the most terrifying realization in cinema.
Evli veya sevgilisi olan asistanlarım bazen partnerleri aradığında önemli değildir deyip meşgule atıyorlar hocam sonra bakarım diyorlar. Hemen geri aramalarını söylüyorum. Hayatta sevdiğin insandan daha önemli hiç bir iş yoktur diyorum onlara. İlişkileri yürütmek istiyorsan biraz da karşıdakine önemli olduğunu hissettirmen lazım.
Dennis Villeneuve uğraşıyor kaç yıldır bu film ile aynı kalitede film yapmaya. Yapabildi mi o da tartışılır göreceğiz bakalım yeni filmi de. Frank herbert Dune’u bu filmden etkilenip yazdı. Bir de niye cevap verelim bu filme?
Hadi videodan Ai olduğunu anlamadınız, hiç kimse mi 2.10 Japon olur mu ? diye sorgulamıyor. İyice facebook’da gördüğü her videoyu gerçek sanan amcalara döndünüz ya da nasıl olursa olsun etkileşim alıyoruz diye bakıyorsunuz.
"2,1 metre boyu, fiziği ve yakışıklılığıyla kızların aklını başından alan Japon genç herkesi şaşırttı." 😳
Readers added context they thought people might want to know
Videodaki figür AI ile oluşturulmuş bir anime karakterine (Jujutsu Kaisen'deki Toji Fushiguro'ya benzer) benziyor ve gerçek bir kişi değildir. Japon erkeklerinin ortalama boyu 172 cm'dir; 2,1 metrelik böyle bir genç belgelenmemiştir.
x.com/LotteAtun/stat…
embjapan.org/average-height…
japaneserecords.org/japanese-recor…
Annem köyde kazma ile yılan öldürmüş. Bak bakalım zehirli mi diye bana attı. Zehirli değilmiş dedim. Zararsız olduğunu bilseydim öldürmezdim. Baban günahsız hayvanı öldürdün diye ağlıyor bütün gün diyor. Tarihteki ilk hallederiz kadını prenses erkek çifti bunlar galiba
Bağ kurmakla alakalı. Takım tutan kadınlarda takımını değiştirmez ki. Benim için Galatasaray çocukluğuma dair en mutlu anlar demek. Galatasaray beni hiç terk etmedi mesela ben onu sevdiğim sürece o hep orda. Çok güzel biri olsun bağ kuramadığın birini sevemezsin ki. Mutlu olmak istemiyorlar, Fenerle mutlu olmak istiyorlar. Çünkü bir sürü anı paylaştılar iyi, kötü. Fenerbahçe onların bir parçası, kazanmayı sevmiyorlar Fenerbahçe’yi seviyorlar
This Post is from an account that no longer exists. Learn more
Bazen bir film izlersin ve böyle günlerce başka film izlemek istemezsin. O filmin tadı damağında kalsın istersin. Günlerce zihninde sahneleri dönsün, başka bir film onu kirletmesin. Benim için çingeneler zamanı böyle bir film mesela. İzledikten sonra birkaç gün başka hiç bir şey izlemedim. Perhan’da kendime dair çok şey buldum. Yıllardır her gün en az bir kere ıslıkla Ederlezi’yi çalarım. Sizin de böyle hissettiğiniz filmler oluyor mu?
Kızıma şöyle bir kahvaltı hazırladım gitti haşlanmış yumurtalarımı yedi. Spor yapıyormuş (tenise gidiyor) kas yapması lazımmış. Sabalenka kahvaltıda 4 tane haşlanmış yumurta yemiyordur. Geçen günde protein barlarımı yemişti. Sırf ben yiyorum diye yiyor bilmiyoruz sanki 😏
Doktorlar yavşak olamaz mı ? Mesleğinin ne önemi var. Hipokrat yemininde iki arkadaşa aynı anda yürümeyeceğime şerefim ve onurum üzerine ant içerim mi yazıyor ?
Sakin bir hafta sonu geçirmek istiyorum. Şiir seviyorum. Artık şiir sevmek biraz alay konusu ve iyi şiir yazılmıyor. Size güzel bir şiir bırakıyorum. Benim gibi sevdiğine düşlerinden başka verecek bir şeyi olmayanlar sevecektir. Yates’den “Aedh Wishes for the Cloths of Heaven” filmin adı Equilibrium, Sean Bean ve Christian Bale var güzel bir distopya.
Had I the heavens' embroidered cloths,
Enwrought with golden and silver light,
The blue and the dim and the dark cloths
Of night and light and the half-light,
I would spread the cloths under your feet:
But I, being poor, have only my dreams;
I have spread my dreams under your feet;
Tread softly because you tread on my dreams.
Benim kendisine küfür etmemi bekleyerek yazan kişiler için bunu şuraya bırakıyorum. Ben gerçek hayatta ve burda hiç küfür etmiyorum. Boşuna uğraşmayın
Replying to @omer_saruhan
Ben bu gibi yanıtlar ile tetiklenmiyorum. Hayatta sizin gibi kötü insanlar olduğunu biliyorum ve sizin gibi insanların yorumları beni üzmüyor artık. Çünkü sizin gibi biri olmadığım için mutluyum
Kapitalizm insanlara özel olduğunu hissettirme vaadiyle daha fazla verim elde edebileceğini keşfetti ve artık herkes deneyim satın almak istiyor. Gezen tavuk yumurtası satmak, kümes tavuğu yumurtası satmaktan daha kârlı olabiliyor. Tüketiciyi ve tavuğu gerçekten mutlu olduğuna inandırırsan tabi. Daha da kendini geliştirirsen, dünyayı gezersen, yoga, seramik kursu, kürek, gym, koşu klubü vs. Organik yumurta verebilirsin. Sürekli kendini geliştir daha iyi yumurta ver. Bu arada bütün bu daha iyi olmalıyım baskısı ile anksiyete problemleri mi yaşıyorsun o zaman yemine küçük vitaminler ve ilaçlar katalım kendini daha iyi hissedeceksin. Haftada bir de sana yaşattığımız bu stres için bizim veterinerlerimiz ile konuşup kendini daha iyi hissedebilirsin tabi ona da bir iki yumurta vermen şartıyla. Bunları yapınca sürekli yumurtlamaya devam eden mutlu bir tavuk olabilirsin
Sinemadan yüzde yüz gerçeklik beklemek bana doğru gelmiyor. Bunu nasıl sağlayabilirsin ki sonuçta oynuyorsun hayatı taklit ediyorsun. Bu gerçekçilik fetişi gibi bir şey ve buna takılmak anlamsız geliyor bana. Bu sanat özünde bir hikaye anlatma sanatı ve bunu en güzel nasıl anlatıyorsa öyle yapmalı. Hayatta bile herkes bir sürü maske takıyor, her gün farklı bir personayı oynuyor. Gerçekçiliğe en yaklaşan isim belki de kiyarüstemi ve Close-up filminde ana karakter öyleyse kendimi oynuyorum diyerek artık rol yapmadığını anlatıyor. Gerçek hayatta oynadığı rolü bırakıyor ve kendini oynuyor. Hepimiz hayatta bile kendimizi oynuyoruz. Bu yüzden sinemada ve edebiyatta büyülü gerçekliği seviyorum. Pan’ın labirentinde dediği gibi “gerçekler etrafınızı sardığında tek sığınağınız hayal gücünüzdür”
Beni fazla romantik bulabilirsiniz ama bir insanın daha iyisi nedir? Pazarda domates mi arıyoruz bunun kriteri ne mesela? Birini sevmişsen o senin için en iyisi olmuyor mu? Bu tüketim çağında hepimize aynısı deniyor dışarda daha iyisi var sen daha iyisine layıksın. Ben daha iyisini istemiyorum ben sevdiğim kadını istiyorum, daha iyisini aramak istemiyorum. Yaşadığımız bu çağı sevmiyorum.
This quoted post is unavailable.















