Pinned Tweet
“Bir araştırmacının teoriye veya söylentiye değil gerçeklere ihtiyacı vardır.”
Sherlock Holmes, Baskerville Köpeği
Tarihi değiştiren bir makale: İngilizlerin el koyduğu iki dretnotun parası meğer Osmanlı Donanma Cemiyeti tarafından ödenmemiş. Halkın parasıyla alındığı iddiası propaganda imiş. Borç tahvilatı çıkarılarak alınmış, hatta Reşadiye’nin parasının yarısından çoğu ödenmemiş.
Cumartesi günü Kongre’de Cavid Bey’in Cihan Harbi ve sonrası dönemde yaptıklarını ve yapmak isteyip de yapamadıklarını anlatacağım. 👇
2026 Liberal Düşünce Kongresi,
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi ve Kapadokya Üniversitesi ile işbirliğinde yarın Ürgüp'te başlıyor!
liberal.org.tr
Geçen yıl aynısını fotoğraflayıp paylaştım yapay zeka deyip inanmadılar. Kanıtlarıyla şikayet ettim.
Koca Migros’a 55bin lira ceza vermişler.
1 sene sonra aynısı yine Migros’ta oldu.
İnanılır gibi değil.
Bursa'nın Bademli mahallesinde faaliyet gösteren Migros mağazasına giren bir kedi kasap reyonundaki etleri yerken bir takipçimiz tarafından böyle görüntülendi.
Takipçimiz kedinin mağazaya girdiğinde çalışanları uyardığını fakat "Bir şey yapmaz abla" karşılığını aldığını belirtiyor.
@Migros_Turkiye
@TCTarim
Benim vaka 8 ay önce olmuş.
Bu işten ders çıkarmıyorlar.
Ay sonunda kongrede Cavid Bey’i anlatacağım.
👇
2026 Liberal Düşünce Kongresi'ne kayıtlar açıldı!
Otel rezervasyonu ve kayıt ayrıntıları hakkındaki bilgiyi bağlantıda bulabilirsiniz.
forms.gle/kvq6MQ2thK5A6HqA8
#2026LDK
Meğer Tek Parti dönemi devletçiliği kaçınılmaz değilmiş.
Cavid Bey’in 1924 yılındaki İktisat komisyonu, İzmir iktisat kongresine bir alternatifti.
Gerçekleşmemiş ve 24 Ocak kararlarına kadar 60 sene geç kalmış bir kalkınma reçetesini yazdım👇
Cihan Güneş retweeted
Replying to @cigunes
@cigunes hocamız bu kitap projesi için kendisine ilk ulaştığımızda heyecanımızı paylaştı. Süreç içerisinde kendisiyle harika bir uyum yakaladığımızı düşünüyorum. Ezber bozan bu metni kaleme alıp, kitaba verdiği katkı için kendisine teşekkür borçluyum.
Bana göre Türk sinemasının son 30 yıldaki en güçlü hikayesi Eşkıya filmi idi.
Baran yıllar sonra İstanbul’a geldiğinde yalnızca Keje’yi aramıyor kendi dünyasını arıyor. Fakat o dünya artık yok.
Türkiye’nin dönüşümünü kişisel bir hikayenin içine gizlemiş. Çok büyük hikaye
IJMES’de yayımlanan makalemde, Mickey Mouse’un Türkiye’ye gelişiyle birlikte Cumhuriyet aydınları arasında Amerikan kültürünün Türkiye’deki geleceği üzerine ortaya çıkan tartışmayı ve bu tartışmanın modernizm ve kapitalizm eleştirileriyle ilişkisini ele aldım.
Kısaca, 1930’lu
Yanlış soruya doğru cevap verilemez
Osmanlı 19. yüzyılda hiçbir zaman sömürge olmadı sömürge valisi tarafından yönetilmedi. Kanıt bulamayanlar yarı sömürge dedi.
Alman etkisiyle sömürge olmaya en çok Cihan Harbinde yaklaşıldı. O da 3 yıl sürdü ve her istediklerini yaptıramadılar
Halil Berktay’ın yazı dizisi sürüyor:
Sömürgelerde Olan Neler Olmadı, Osmanlının “Uzun 19. Yüzyıl”ında
serbestiyet.com/yazarlar/12-…
“1914’te Avrupa-merkezli sömürge imparatorluklarının denizaşırı sömürge ve dominyonları Dünya karalarının yüzde 42-45’ini buluyordu.
Çin, İran ve Osmanlı İmparatorluğu ise siyasî bağımsızlık ve devlet egemenliklerini koruyan az sayıdaki Batı-dışı ülke arasındaydı.
19. yüzyıldaki o ‘yarı-sömürge’ denen haliyle dahi, ne fark vardı Osmanlı İmparatorluğu ile zamanın gerçek sömürge ülkeleri arasında?”
Çok güzel bir değerlendirme yazısı olmuş. 👏
Kitap üzerine inceleme yazım K24'te yayımlandı, buyrunuz.
k24kitap.org/osmanli-ekonomi…
"Osmanlı kapitalizmi, Osmanlı sanayisi, Osmanlı işçileri, tüccarları, sermayedarları ve patronları uzun süre, 'Osmanlı’da bunlar yoktu' ön kabulüyle ya görmezden gelindi ya da Avrupa’daki
Cihan Güneş retweeted
Goodbye to one of the greats, my advisor Jeff Williamson (1935–2026)
Jeff your unstoppable intellect & excitement were contagious. I owe everything I have to your rare faith in me.
From the many like me: Our deepest and forever thanks. Your work & your self will be remembered.
Cihan Güneş retweeted
İdamının Yüzüncü Yılında Mehmet Cavid Bey: Hayatı, Fikirleri ve Bir Liberal Öncünün Tasfiyesi hurfikirler.com/idaminin-yuz… @Hür Fikirler aracılığıyla
Jules Verne’nin bu romanını okuduktan sonra doktora tezimde Karadeniz limanlarına çalışmaya karar vermiştim. Tezde yer alan liman kentlerini de Kereban Ağa’nın yolculuk rotasını takip ederek yazdım.
Jules Verne’in pek bilinmeyen romanlarından İnatçı Keraban (Keraban-le-Tetu), 1883 yılında yayımlanır ve büyük ölçüde Osmanlı coğrafyasında geçer.
Romanın kahramanı, İstanbul’da yaşayan zengin ve son derece inatçı bir tütün tüccarı olan Keraban Ağa’dır. Boğaz’ın karşı yakasına geçmek isteyen Keraban, geçiş için konulan 10 paralık vergiyi ödemeyi kesinlikle reddeder.
Çözümü ise Jules Verne’e yakışır ölçüde sıra dışıdır: Birkaç dakikada geçebileceği Boğaz için vergi vermek yerine, Karadeniz’in çevresini dolaşarak karşı kıyıya ulaşmaya karar verir. Böylece İstanbul’dan başlayan yolculuk, Karadeniz kıyıları boyunca uzanan büyük bir maceraya dönüşür.
Romanın ilk baskısında Leon Benett’nin çizimlerinden
Acemoğlu’nun “Ulusların Düşüşü” kitabını iki sene önce sertçe eleştirmiştim. Zaman geçtikçe ne kadar haklı olduğum daha iyi anlaşılacak. 👇
Ulusların Hayali Düşüşü: Kitap Eleştirisi hurfikirler.com/uluslarin-ha… @Hür Fikirler aracılığıyla
Osmanlı Bankası 1916’da para bastı ifadesini görünce şoka girdim.
Çünkü Osmanlı Bankası’nın Cihan Harbi’nde para basması tarihin akışını değiştirecek kadar önemli bir bilgi.
Sonra farkettim ki 1332 yılı 1916 değil miladi 1914 yapıyor.
Aklımız çıktı bir an :))
@YKYHaber
İttihatçılık askeri bir hareket değil ki sivil ittihatçı olsun.
Alıntılanan cümlede de iddialar birbirine karışmış. Yazarın ne dediği belli değil :)
Tanıl Bora: "Aslına bakılırsa, Cavid Bey’in sivil İttihatçı olarak karakteri, Kemalizmin kendisi hakkındaki temel bir iddiasına, ya da Kemalizmi pro-demokratik bir hareket olarak gören yorumcuların iddiasına, pekâlâ uygun düşer." birikimdergisi.com/haftalik/…































