Emre Ercis retweeted
BDDK ESKİ BAŞKANI MEHMET ALİ AKBEN'İN OĞLU GRAİNTURK YÖNETİMİNE NASIL GİRDİ, TERA İLE ÖZOVA ARASINDA NELER YAŞANDI?
Mehmet Ali Akben'in BDDK başkanlığı dönemindeki kararlar, oğlu Ahmet Emir Akben'in Grainturk Holding yönetimindeki görevi ve şirketin Tera Grubu ile gerçekleştirdiği finansman görüşmeleri, cevap bekleyen soruları beraberinde getiriyor.
Ahmet Emir Akben, 25 Ekim 2022'de Grainturk Holding yönetim kuruluna seçildi. Şirketin KAP kayıtlarına göre bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı; Denetim Komitesi ile Riskin Erken Saptanması Komitesi başkanlıklarını üstlendi. 2025 tarihli genel kurul belgelerinde de bağımsız üyeliğe aday gösterildi. Özgeçmişinde hukuk eğitimi, avukatlık deneyimi ve Vakıfbank'ın New York şubesindeki uyum departmanı görevi yer alıyor.
Asıl dikkat çekici bağlantılardan biri Tera Yatırım Bankası. BDDK, bankaya 27 Ekim 2021'de kuruluş, 7 Nisan 2023'te faaliyet izni verdi. Mehmet Ali Akben bu dönemde BDDK başkanıydı.
1 Ekim 2025'te Grainturk'ün %100 iştiraki Özova Tarım ile Tera Yatırım Holding arasında, Tera'nın Özova'da %10 pay edinmesini öngören bir anlaşma imzalandı. 3 Şubat 2026'da anlaşma karşılıklı fesih protokolüyle sona erdi. Aynı şirketin Oasis Prime FZCO ile yürüttüğü finansman sürecinde de 2025 üçüncü çeyrek bilançosunda 150.17 MİLYON TL sermaye avansı kaydedildi; aynı bilançoda ortaklardan 354.15 MİLYON TL alacak kalemi de yer aldı. Bu kayıtların işlem tarafları, sözleşmeler, değerlemeler ve para hareketleri bakımından ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekiyor.
Ahmet Emir Akben'in Grainturk yönetimine adaylığını kim önerdi ve hangi değerlendirmeler yapıldı? Mehmet Ali Akben'in BDDK başkanlığı dönemindeki Tera faaliyet izni sürecinde hangi Kurul üyeleri hangi değerlendirmeleri yaptı? Tera Yatırım Holding ile Özova Tarım arasındaki anlaşma neden imzalandı ve dört ay sonra neden feshedildi? Oasis Prime finansmanının gerçek kaynakları, nihai yararlanıcıları ve ödeme koşulları nelerdir? Ortaklardan alacak kaleminin karşı tarafları kimlerdir; bu tutarlar hangi sözleşmelere dayanıyor ve nasıl tasfiye edildi?
Son olarak, bu işlemler bağımsız denetim ve düzenleyici kurumlar tarafından hangi kapsamda incelendi?
Emre Ercis retweeted
EKREM İMAMOĞLU'NUN İN MARİ PROJESİNDE SATILAN 2 DAİRE İÇİN VERİLEN 560 BİN TL'LİK KOMİSYONUN KARŞILIĞI YASAL OLARAK 14 MİLYON TL OLMASI GEREKİRKEN KAYITLARA GİREN ÖDEME 2.67 MİLYON TL, KAYIT DIŞI KALAN 11.3 MİLYON TL.
İn Mari Marmara Projesi'nde Polina Tretiakova'nın iki daire için yaptığı ödemeler ile Expert Emlak'a ödenen komisyon arasında dikkat çeken bir fark bulunuyor.
Polina Tretiakova, 19.10.2021 saat 12:35:16'da "İn Mari Projesi Beylikdüzü Marmara Mh. 727 Ada 2 Parsel B Blok No 53 ve A2 Blok No 20/ACC/ZMT" açıklamasıyla 926.020 TL, bir hafta sonra 26.10.2021 saat 10:22:46'da ise "İstanbul Beylikdüzü Mar Mh. İn Mari Projesi 727 Ada 2 Parsel B Blok No 53 ve A2 Blok No 20 TC Vatada" açıklamasıyla 1.556.704 TL İmamoğlu İnşaat hesabına gönderdi. İki transferin toplamı 2.482.724 TL oldu.
Expert Emlak ise 05.11.2021 saat 13:16:31'de "İnternet EFT/XOA 727 Ada 2 Parsel İn Mari Projesi B-53 ve A2-20 Tapu Masraf ödemesi" açıklamasıyla 193.100 TL İmamoğlu İnşaat'a aktardı. İmamoğlu İnşaat ayrıca 25.11.2021'de Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesine "Tapu Harç-Döner Ser. Tahsilatı" açıklamasıyla 800 TL gönderdi.
Buna karşılık İmamoğlu İnşaat, 04.11.2021 saat 10:24:02'de Expert Emlak'a "Expert Emlak A2-20/B-53 Komisyon Ödemesi" açıklamasıyla 560.791 TL ödedi. Bu komisyonun % 4'ü yasal sınır üzerinden hesaplandığında karşılık geldiği ana para 14.019.775 TL.
Polina'nın iki transferi ile Expert Emlak'ın tapu masrafı olarak gönderdiği 193.100 TL birlikte 2.675.824 TL ederken, % 4 komisyonun karşılık geldiği 14.019.775 TL arasında 11.343.951 TL'lik, kayıtlarda açıklanamayan bir fark bulunuyor. Dairelerin devirleri ise 25 ve 26 Kasım 2021'de tamamlandı.
İMAMOĞLU İNŞAAT'TAN YABANCILARA SATILAN 81 TAŞINMAZ, 10 MİLYON TL'LİK SATIŞ KOMİSYONU VE 150 MİLYON TL'LİK KAYIT DIŞI PARA.
İmamoğlu İnşaat'ın İn Mari Marmara Projesi'nde yabancı uyruklu şahıslara sattığı 81 taşınmazın 51'i için banka hesaplarından yaklaşık 10 MİLYON TL, emlak komisyonu açıklamasıyla emlakçılara yollanıyor. Yabancı şahısların İmamoğlu İnşaat'ın banka hesabına taşınmaz başına ortalama 1 MİLYON – 1 MİLYON 200 BİN TL arasında değişen banka transferleri dikkate alındığında, 81 taşınmaz için yaklaşık 100 MİLYON TL'lik transfer gerçekleşiyor.
14 Ekim 2020'de yürürlüğe giren Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'e göre emlak alım satımında aracılık hizmet bedeli, KDV hariç satış bedelinin toplam % 4'ünü aşamıyor. Bu oran üzerinden hesaplandığında, 51 taşınmaz için yaklaşık 10 MİLYON TL'lik komisyon ödemesi sadece 51 taşınmazın için 250 MİLYON TL'lik bir satış bedeline karşılık geliyor. Tek başına 51 taşınmaz ve karşılığında ödenen komisyon dikkate alındığında yasal yollarla İmamoğlu İnşaat'ın kasasına girmesi gereken en az 250 MİLYON TL olması gerekirken 81 taşınmazın tamamı için kasaya giren para yaklaşık 100 MİLYON TL. Bu satışlardan elde edilen en az 150 MİLYON TL ise kayıt dışı durumunda.
Bu satışlardan yalnızca birinde, Expert Emlak Yatırım Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi, Makka Khasanova adına A1 Blok 49 numaralı daire için 09.08.2021 saat 15:20:28'de İmamoğlu İnşaat'a 865.762 TL gönderdi. İmamoğlu İnşaat ise ertesi gün, 10.08.2021 saat 11:30:05'te Expert Emlak'a "Expert Emlak İn Mari A1 49 Komisyon Ödemesi" açıklamasıyla 84.671 TL ödedi.
Satış komisyonu olarak ödenen 84.671 TL, %4 üzerinden hesaplandığında 2.116.775 TL'lik bir satış bedeline karşılık geliyor. Expert Emlak'ın İmamoğlu İnşaat'a, İn Mari Marmara A1 Blok 49 numaralı daire için banka üzerinden gönderdiği 865.762 TL ile bu dairenin satışı için yasal sınır içinde ödenen %4'lük komisyon bedeli olan 84.671 TL'nin işaret ettiği 2.116.775 TL'lik satış bedeli arasında kayıt dışı 1.251.013 TL'lik bir fark bulunuyor. Bu farkın kaynağının, satış sözleşmesi, tapu kaydı, fatura ve banka hareketleri birlikte incelenerek ortaya konulması gerekiyor.
@istanbulCBS tarafından 51 taşınmaz için komisyon hesabına esas alınan satış bedelleri ile tapuda beyan edilen bedellerin ve banka transferlerinin örtüşüp örtüşmediği; bankadan transfer edilen tutarlar ile emlakçılara satış komisyonu olarak ödenen miktarlar karşılaştırılarak aradaki farkın kaynağının ne olduğu, satış sözleşmeleri, tapu kayıtları, faturalar ve banka hareketleri birlikte incelenerek ortaya konulmalı.
Emre Ercis retweeted
İMAMOĞLU İNŞAAT'TAN YABANCILARA SATILAN 81 TAŞINMAZ, 10 MİLYON TL'LİK SATIŞ KOMİSYONU VE 150 MİLYON TL'LİK KAYIT DIŞI PARA.
İmamoğlu İnşaat'ın İn Mari Marmara Projesi'nde yabancı uyruklu şahıslara sattığı 81 taşınmazın 51'i için banka hesaplarından yaklaşık 10 MİLYON TL, emlak komisyonu açıklamasıyla emlakçılara yollanıyor. Yabancı şahısların İmamoğlu İnşaat'ın banka hesabına taşınmaz başına ortalama 1 MİLYON – 1 MİLYON 200 BİN TL arasında değişen banka transferleri dikkate alındığında, 81 taşınmaz için yaklaşık 100 MİLYON TL'lik transfer gerçekleşiyor.
14 Ekim 2020'de yürürlüğe giren Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'e göre emlak alım satımında aracılık hizmet bedeli, KDV hariç satış bedelinin toplam % 4'ünü aşamıyor. Bu oran üzerinden hesaplandığında, 51 taşınmaz için yaklaşık 10 MİLYON TL'lik komisyon ödemesi sadece 51 taşınmazın için 250 MİLYON TL'lik bir satış bedeline karşılık geliyor. Tek başına 51 taşınmaz ve karşılığında ödenen komisyon dikkate alındığında yasal yollarla İmamoğlu İnşaat'ın kasasına girmesi gereken en az 250 MİLYON TL olması gerekirken 81 taşınmazın tamamı için kasaya giren para yaklaşık 100 MİLYON TL. Bu satışlardan elde edilen en az 150 MİLYON TL ise kayıt dışı durumunda.
Bu satışlardan yalnızca birinde, Expert Emlak Yatırım Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi, Makka Khasanova adına A1 Blok 49 numaralı daire için 09.08.2021 saat 15:20:28'de İmamoğlu İnşaat'a 865.762 TL gönderdi. İmamoğlu İnşaat ise ertesi gün, 10.08.2021 saat 11:30:05'te Expert Emlak'a "Expert Emlak İn Mari A1 49 Komisyon Ödemesi" açıklamasıyla 84.671 TL ödedi.
Satış komisyonu olarak ödenen 84.671 TL, %4 üzerinden hesaplandığında 2.116.775 TL'lik bir satış bedeline karşılık geliyor. Expert Emlak'ın İmamoğlu İnşaat'a, İn Mari Marmara A1 Blok 49 numaralı daire için banka üzerinden gönderdiği 865.762 TL ile bu dairenin satışı için yasal sınır içinde ödenen %4'lük komisyon bedeli olan 84.671 TL'nin işaret ettiği 2.116.775 TL'lik satış bedeli arasında kayıt dışı 1.251.013 TL'lik bir fark bulunuyor. Bu farkın kaynağının, satış sözleşmesi, tapu kaydı, fatura ve banka hareketleri birlikte incelenerek ortaya konulması gerekiyor.
@istanbulCBS tarafından 51 taşınmaz için komisyon hesabına esas alınan satış bedelleri ile tapuda beyan edilen bedellerin ve banka transferlerinin örtüşüp örtüşmediği; bankadan transfer edilen tutarlar ile emlakçılara satış komisyonu olarak ödenen miktarlar karşılaştırılarak aradaki farkın kaynağının ne olduğu, satış sözleşmeleri, tapu kayıtları, faturalar ve banka hareketleri birlikte incelenerek ortaya konulmalı.
Emre Ercis retweeted
DÖRT DAİRE, 3.2 MİLYON LİRALIK ÖDEME VE 555 BİN LİRALIK KOMİSYON.
İMAMOĞLU İNŞAAT'IN VATANDAŞLIK SATIŞLARINDA PARA TRAFİĞİ NE ANLATIYOR?
Bu yazı, @istanbulCBS 'ye bir suç duyurusu değil, kovuşturma yapılması için hazırlanmış bir iddianame.
Çünkü yazıda yer alan tüm bilgiler belgelidir.
İmamoğlu İnşaat'ın İn Mari Marmara Projesi'nde yabancılara vatandaşlık kapsamında sattığı dört daireye ilişkin banka hareketleri, satış bedelleri ile satış sonrasında gerçekleştirilen komisyon, ekspertiz, vergi ve tapu ödemeleri birlikte incelendiğinde şüpheli para trafikleri açık şekilde görülecektir.
İlk iki daire, Sergey Kvasnyuk tarafından satın alınan A1 Blok 29 ve A1 Blok 7 numaralı bağımsız bölümler.
29 Temmuz 2021 tarihinde saat 11:32:85'te Sergey Kvasnyuk tarafından İmamoğlu İnşaat'ın banka hesabına 1.610.000 TL gönderiliyor. Transfer açıklamasında aynen, "İn Mari Marmara Projesi A1 Blok no:29 Vatandaşlık Ödemesi" ifadesi yer alıyor.
Bundan yalnızca 38 saniye sonra, aynı gün saat 11:33:23'te, yine Sergey Kvasnyuk tarafından İmamoğlu İnşaat'ın hesabına 795.920 TL gönderiliyor. Bu kez açıklama, "İn Mari Marmara Projesi A1 Blok no:7 Vatandaşlık Ödemesi" şeklinde.
Böylece Sergey Kvasnyuk, A1 Blok 29 ve A1 Blok 7 için İmamoğlu İnşaat'a banka kanalıyla toplam 2.405.920 TL aktarıyor. Her iki taşınmazın satışı da 29 Temmuz 2021 tarihinde gerçekleştiriliyor.
Ancak para trafiği satışla bitmiyor.
Satışın hemen ertesi günü, 30 Temmuz 2021 saat 12:48:07'de, İmamoğlu İnşaat'ın hesabından Adasa Gayrimenkul İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne 316.995 TL gönderiliyor. Transfer açıklamasına "Adasa Gayrimenkul A1 Blok Daire 29 Komisyon Bedeli" yazılıyor.
Diğer iki daire ise Raslambek Ediev tarafından satın alınan A1 Blok 19 ve A1 Blok 22 numaralı bağımsız bölümler.
Raslambek Ediev'in İmamoğlu İnşaat'a yaptığı ilk ödeme 5 Mart 2021 saat 17:05:13'te gerçekleşiyor. 100.000 TL, "A1 Blok 19 nolu daireler" açıklamasıyla gönderiliyor.
12 Mart 2021 saat 17:05:13'te yine 100.000 TL, aynı açıklamayla, yani "A1 Blok 19 nolu daireler" ifadesiyle İmamoğlu İnşaat'a aktarılıyor.
24 Mart 2021 saat 16:52:12'de bu kez 100.000 TL, "A1 Blok 22 nolu daireler" açıklamasıyla gönderiliyor.
25 Mayıs 2021 saat 16:18:21'de Raslambek Ediev tarafından 27.100 TL, "A1 Blok 19 nolu daireler" açıklamasıyla aktarılıyor.
4 Haziran 2021 saat 16:55:02'de 28.400 TL, "A1 Blok 22 nolu daireler" açıklamasıyla gönderiliyor.
4 Ağustos 2021 saat 16:18:57'de 28.335 TL, "A1 Blok 22 nolu daireler" açıklamasıyla aktarılıyor.
Aynı gün, 4 Ağustos 2021 saat 16:19:48'de, bu kez 27.083 TL, "A1 Blok 19 nolu daireler" açıklamasıyla gönderiliyor.
2 Eylül 2021 saat 17:34:11'de Raslambek Ediev tarafından 226.664 TL, "Ödeme daire 22 A blok" açıklamasıyla aktarılıyor.
13 Eylül 2021 saat 11:40:05'te ise 218.246 TL, "Ödeme daire 19 A blok" açıklamasıyla gönderiliyor.
Ve dikkat çeken bir başka transfer daha var.
17 Eylül 2021 saat 00:05:57'de Raslambek Ediev tarafından İmamoğlu İnşaat'a 7.000 TL gönderiliyor. Açıklama ise "Expertis parası 19-22 A blok Ediev Raslambek" şeklinde.
Bu 7.000 TL'nin 4.720 TL'si, 28 Eylül 2021 saat 00:40:18'de, İmamoğlu İnşaat tarafından ARZ Taşınmaz Değerleme ve Danışmanlık Anonim Şirketi'ne gönderiliyor. Açıklamada "ARZ Taşınmaz Değerleme CH Mah A1-19 A1-22" yazarken İmamoğlu İnşaat, Raslambek Ediev'in yolladığı 7.000 TL'nin 2.280 lirasına bile göz koyarak kesik atıyor.
Raslambek Ediev'in iki dairenin satışı için İmamoğlu İnşaat'a yaptığı ödemelerin toplamı 862.828 TL. Satış işleminin gerçekleştirildiği 6 Ekim 2021 tarihinde ise İmamoğlu İnşaat tarafından Ediev adına iki ayrı kamu ödemesi yapılıyor.
6 Ekim 2021 saat 10:06:19'da İmamoğlu İnşaat'tan Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne 26.336 TL gönderiliyor. Açıklama "Vergi Tahsilatı"
Bundan 48 saniye sonra, 10:07:07'de, yine İmamoğlu İnşaat tarafından Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi'ne 800 TL aktarılıyor. Açıklama "Tapu Harç-Döner Ser. Tahsilatı"
Böylece İmamoğlu İnşaat'ın Raslambek Ediev adına gerçekleştirdiği vergi, tapu ve ekspertiz ödemeleri toplam 31.856 TL oluyor.
Fakat dört daireye ilişkin para trafiğinin diğer tarafında bir de komisyon ödemeleri bulunuyor.
4 Mart 2021 saat 16:09:11'de İmamoğlu İnşaat tarafından Rev Company Otomotiv Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne 162.963 TL gönderiliyor. Transfer açıklaması "A1 Blok Daire 7 A1 Blok Daire 22 Komisyon Bedeli" olarak kayda geçiyor. Dolayısıyla bu transferin açıklamasında hem Sergey Kvasnyuk'a satılan A1 Blok 7, hem de Raslambek Ediev'e satılan A1 Blok 22 bulunuyor.
Ardından 18 Mart 2021 saat 11:55:14'te İmamoğlu İnşaat tarafından yine Rev Company'ye 75.993 TL gönderiliyor. Açıklamada "A1 Blok Daire 19 Komisyon Ödemesi" yazıyor.
İmamoğlu İnşaat, satmış olduğu dört daire karşılığında Adasa Gayrimenkul İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine Sergey Kvasnyuk'a satılan A1 29 numaralı daire için 316.995 TL, ARZ Taşınmaz Değerleme ve Danışmanlık Anonim Şirketine de Sergey Kvasnyuk'a satılan A1 Blok 7 numaralı daire ve Raslambek Ediev'e satılan A1 Blok 22 numaralı daire için 162.963 TL, yine Raslambek Ediev'e satılan A1 Blok 19 numaralı daire için 75.933 TL olmak üzere toplamda 238.896 TL komisyon bedeli ödüyor.
İmamoğlu İnşaat tarafından dört daire için Adasa Gayrimenkul İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ARZ Taşınmaz Değerleme ve Danışmanlık Anonim Şirketine toplamda ödediği komisyon bedeliyse 555.891 TL.
Bu para trafiğinde ortaya çıkan tablo ise şu şekilde:
Sergey Kvasnyuk, A1 Blok 29 ve A1 Blok 7 için 2.405.920 TL ödüyor.
Raslambek Ediev, A1 Blok 19 ve A1 Blok 22 için 862.828 TL ödüyor.
İki alıcının banka üzerinden İmamoğlu İnşaat'a yaptığı toplam ödeme 3.268.748 TL.
Buna karşılık İmamoğlu İnşaat'ın dört satışla bağlantılı olarak yaptığı komisyon ödemeleri 555.891 TL.
Bu durumda dört dairenin komisyonlar düşüldükten sonraki toplamı 2.712.857 TL, daire başına ortalama tutarı ise 678.214 TL.
Dört daire için görünen toplam ödeme 3.268.748 TL. Dairelerin satış tarihindeki toplam piyasa değerlerinin en az 6 Milyon TL olduğu dikkate alındığında gerçek satış bedelinin tamamının banka üzerinden yatırılmadığı tespit edilecektir.
Dolayısıyla gerçeğe aykırı şekilde belge düzenlendiği yönündeki şüphe soyut değil somut durumda olup TCK 204 ve 207, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin gizlenmesine ilişkin yine soyut değil somut şüphenin oluşmasından dolayı TCK 282 yönünden kovuşturma yapılmalıdır.
Emre Ercis retweeted
EKREM İMAMOĞLU'NUN İN MARİ MARMARA PROJESİNDE AYNI DÜKKAN, İKİ ALICI, 812 BİN LİRALIK TÜRK VATANDAŞLIĞI VE KDV ÖDEMESİ.
İn Mari Marmara projesinde A2 Blok 39 numaralı dükkana ilişkin İmamoğlu İnşaat'ın banka hareketleri ile tapu kayıtları yan yana konulduğunda, @istanbulCBS 'nin açıklığa kavuşturması gereken dikkat çekici bir ödeme tablosu ortaya çıkıyor.
997058274xx Yabancı Kimlik Numaralı Mohammad Chagheri, 21.02.2022 saat 13:43:51'de, İmamoğlu İnşaat hesabına 71 BİN 181 TL, açıklama kısmına aynen "İNMARİ MARMARA A2BL 39BB DÜKKAN KDV İMAMOĞLU İNŞAAT TİCARET VE SAN İMAMOĞLU İNŞAAT TİC" yazarak gönderiyor. Aynı gün 13:48:01'de 323 BİN 981 TL, açıklama "BEYL. 727 ADA 2PARS A2BL 39BB DÜKKAN SATIŞ BED.VATANDAŞLIK İÇİN İMAMOĞLU İNŞAAT TİCARET V".
25.02.2022 saat 09:31:13'te ise 10 BİN 854 TL, açıklama "BEYL 727 ADA 2PARS A2BLK 39 BB DÜKKAN SATIŞ VATANDAŞLIK İÇİN İMAMOĞLU İNŞAAT TİCARET VE".
Mohammad Chagheri'nin İmamoğlu İnşaat'a dükkan bedeli olarak toplamda yolladığı para 406 BİN 16 TL.
998168245xx Yabancı Kimlik Numaralı Omid Mohammad Hosseini ise 18.02.2022 saat 10:02:15'te 323 BİN 981 TL, açıklama "BEYL. 727ADA 2PARS İNMARİ A2BL 39BB DÜKKAN SATIŞ VATANDAŞLIK İÇİN İMAMOĞLU İNŞAAT TİCA"; aynı gün saat 10:05:13'te 71 BİN 181 TL, açıklama "İNMARİ MARMARA A2BL 39BB DÜKKAN KDV İMAMOĞLU İNŞAAT TİCARET VE SAN İMAMOĞLU İNŞAAT TİCA"
25.02.2022 saat 09:25:50'de 10 BİN 854 TL, açıklama "BEYL 727 ADA 2 PARSEL A2BLK 39BB DÜKKAN SATIŞ VATANDAŞLIK İÇİN İMAMOĞLU İNŞAAT TİCARET V" olmak üzere o da İmamoğlu İnşaat'a toplamda 406 BİN 16 TL ödüyor.
Böylece aynı taşınmaz için iki kişiden toplam 812 BİN 32 TL tahsil edilmiş oluyor. Daha önemlisi, her iki kişinin tapu kaydı da 18.03.2022 tarihli; taşınmaz 727 ada 2 parsel, nitelik dükkan, hisse ise 1000/4000 şeklinde İmamoğlu İnşaat tarafından devir yapılıyor.
Aynı A2 Blok 39 numaralı dükkanın iki alıcısı neden aynı bedelleri, aynı "KDV" ve özellikle "vatandaşlık için" açıklamalarıyla İmamoğlu İnşaat'a ödedi?
Bu 812 BİN 32 TL'nin gerçek satış bedeli, KDV'si, faturalandırması ve vatandaşlık başvurusundaki beyan değeri nedir?
@istanbulCBS banka dekontlarını, satış sözleşmelerini, faturaları, tapu kayıtlarını ve vatandaşlık dosyalarını karşılaştırarak bu dükkan devrini bütün yönleriyle incelemesi gerekiyor.
Emre Ercis retweeted
YABANCIYA SATILAN İKİ DAİRE, 855 BİN LİRA VE 26 BİN 336 LİRALIK VERGİ.
İMAMOĞLU İNŞAAT VE RASLAMBEK EDİEV ÇELİŞKİSİ.
Ekrem İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu'nun ortak, Tuncay Yılmaz'ın ise Genel Müdürü olduğu İmamoğlu İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin banka hesap hareketleri, Beylikdüzü, Yakuplu 727 Ada 2 Parselde bulunan İn Mari Marmara projesinde Raslambek Ediev'e satılan A1 Blok 19 ve 22 numaralı iki daireye ilişkin dikkat çekici bir ödeme tablosu ortaya koyuyor. Projenin Mart 2021'de satışa çıktığı dönemde kamuya açıklanan fiyatlar 1+1 dairelerde 836 BİN TL – 1 MİLYON 456 BİN TL, 2+1 dairelerde 1 MİLYON 356 BİN TL – 2 MİLYON 85 BİN TL, 3+1 dairelerde ise 1 MİLYON 988 BİN TL - 4 MİLYON 384 BİN TL arasındaydı.
İmamoğlu İnşaat'ın banka kayıtlarına göre A1 Blok 19 numaralı daire için 5 Mart 2021'de 100 BİN TL, 12 Mart 2021'de 100 BİN TL, 25 Mayıs 2021'de 27 BİN 100 TL, 4 Ağustos 2021'de 27 BİN 83 TL ve 13 Eylül 2021'de 218 BİN 246 TL olmak üzere toplam 472 BİN 429 TL ödendi.
A1 Blok 22 numaralı daire için ise 24 Mart 2021'de 100 BİN TL, 4 Haziran 2021'de 28 BİN 400 TL, 4 Ağustos 2021'de 28 BİN 335 TL ve 2 Eylül 2021'de 226 BİN 664 TL olmak üzere toplam 383 BİN 399 TL ödeme bulunuyor.
Böylece A1 Blok 19 ve 22 nolu daireler adına alınan ekspertiz raporu için 17 Eylül 2021'de gönderilen 7 BİN TL de eklendiğinde 2 daire için Raslambek Ediev'in İmamoğlu İnşaat'a gönderdiği toplam ödeme 862 BİN 828 TL.
Ancak asıl dikkat çekici para hareketi 6 Ekim 2021'de gerçekleşiyor. İmamoğlu İnşaat'tan Raslambek Ediev adına 800 TL "Tapu-Harç Döner Sermaye", Büyükçekmece Vergi Dairesi'ne ise 26 BİN 336 TL "vergi tahsilatı" açıklamasıyla para gönderiliyor.
26 BİN 336 TL'nin %1 KDV olduğu varsayılırsa karşılığı tam 2 MİLYON 633 BİN 600 TL'lik bir satış bedeline karşılık geliyor.
Banka hareketlerinde iki daire için görünen toplam bedel 855 BİN 828 TL, iki daire için yollanan ekspertiz bedeli 7.000 TL, 26 BİN 336 TL'lik vergi ödemesi ve bunun %1 KDV matrahı 2 MİLYON 633 BİN 600 TL'lik satış bedeli birlikte değerlendirildiğinde, 1 MİLYON 747 BİN 772 TL'lik fark, İmamoğlu İnşaat'ın kasasına kayıt dışı bir ödeme olarak mı girdi?
BEYLİKDÜZÜ, YAKUPLU 727 ADA 2 PARSELDE DİKKAT ÇEKEN BAĞLANTI. YÜKSELOĞLU'NDAN İMAMOĞLU İNŞAAT'A, ORADAN YABANCILARA.
İstanbul'da yabancılara taşınmaz satışı karşılığında Türk vatandaşlığı verilmesine ilişkin soruşturma gündemdeyken, Beylikdüzü Yakuplu'daki 727 ada 2 parselin tapu hareketleri dikkat çekici bir başka zinciri ortaya koyuyor. Bu zincirde yalnızca İmamoğlu İnşaat değil, Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasında adı geçen Yükseloğlu ailesi de karşımıza çıkıyor.
727 ada 2 parselin kayıtlarına göre 16 Aralık 2020'de İmamoğlu İnşaat'ın aynı taşınmazdaki şirket unvanı değişikliği kaydedilmiş. 18 Haziran 2021'de ise 634 sayılı Kanun kapsamında dağıtım suretiyle kat irtifakı kurulmasına ilişkin aynı nitelikte altı işlem gerçekleştirilmiş. Ardından 1 Temmuz 2021'de tapu hareketlerinde adeta bir kırılma yaşanıyor.
Bu tarihte İmamoğlu İnşaat lehine 46 ayrı kat karşılığı temlik kaydı bulunuyor. Bunların 26'sında Orhan Yükseloğlu, 3'ünde Gürcan Yükseloğlu, 4'ünde Tezcan Yükseloğlu, 2'sinde Perihan Yükseloğlu, 6'sında Oktay Yükseloğlu, 5'inde ise Koray Yükseloğlu karşı taraf olarak yer alıyor. Sonraki tarihler de eklendiğinde 727 ada 2 parselde Yükseloğlu ailesinin çeşitli fertlerinden İmamoğlu İnşaat'a toplam 69 kat karşılığı temlik kaydı ortaya çıkıyor.
69 bağımsız bölüm hakkının belirli tarihlerde İmamoğlu İnşaat'a geçmesinin hemen ardından aynı parselde yabancılara yapılan devirler, ekonomik zincirin ikinci halkasını oluşturuyor.
Çünkü eldeki kayıtlara göre 727 ada 2 parselde İmamoğlu İnşaat'tan yabancı uyruklu kişiye devir gerçekleştirilmiş bulunuyor. Bazı yabancı alıcıların banka işlemlerinde ise ödemenin Türk vatandaşlığı edinimi amacıyla yapıldığına ilişkin açıklamalar yer alıyor. Burada cevaplanması gereken en önemli soruların başında İmamoğlu İnşaat'a kat karşılığı temlik edilen bağımsız bölümlerin hangileri daha sonra yabancılara devredildi ve bu devirlerin karşılığı olan para hareketleri nerede?
Yükseloğlu ailesinin önemi yalnızca tapu kayıtlarıyla sınırlı değil. Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davası sanıklarından Mustafa Keleş, Deniz İstanbul projesindeki ortaklarının Yükseloğlu ailesi olduğunu, ailenin 32 hissedarlı büyük bir aile olduğunu ve Beylikdüzü'nde Ekrem İmamoğlu ile tanışıklıklarının bulunduğunu mahkeme huzurunda anlattı.
Daha önce kamuoyuna yansıyan MASAK raporu haberlerinde de Gürcan Yükseloğlu'nun adı, Murat Ongun'un Beylikdüzü’ndeki taşınmazına ilişkin tapu işlemlerinde satış tarafı olarak geçti. Raporda, söz konusu satışla Gürcan Yükseloğlu arasında herhangi bir para transferine rastlanmadığı aktarılmıştı.
Şimdi tabloyu yan yana koyduğumuzda, Yükseloğlu ailesinin çeşitli fertlerinden İmamoğlu İnşaat'a 1 Temmuz 2021'de 39 adet olmak üzere farklı tarihlerle birlikte 69 kat karşılığı temlik, ardından aynı parselde yabancılara devir ve bazı banka kayıtlarında vatandaşlık amacını işaret eden açıklamalar söz konusu.
Tapuda görünen 69 yabancı devir ile İmamoğlu İnşaat'ın banka hesaplarındaki ödeme hareketleri karşılaştırıldığında çok büyük çelişkilerin olduğu kolaylıkla görünecektir. Çünkü ben karşılaştırdığımda devirlerde adı geçen veya şahısları temsil edenlerin İmamoğlu İnşaat'a yolladıkları paraların sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor.
Dolayısıyla 727 ada 2 parsel için artık üç ayrı kaydın @istanbulCBS tarafından yan yana getirilmesi gerekiyor.
İmar ve ruhsat dosyası, 69 kat karşılığı temlikin tapu zinciri ve yabancılara yapılan devirlerle bunların banka/vatandaşlık kayıtları incelenmeli.
Eğer bu üç kayıt bağımsız bölüm numarası, tarih ve para tutarı üzerinden birbirine bağlanırsa, Yakuplu'daki bu parselin yalnızca bir inşaat projesi değil, arsa sahibi–yüklenici–yabancı alıcı–banka ödemesi–vatandaşlık zincirinin bütününü gösteren kritik bağlantılar da anlaşılacaktır.
Emre Ercis retweeted
BEYLİKDÜZÜ, YAKUPLU 727 ADA 2 PARSELDE DİKKAT ÇEKEN BAĞLANTI. YÜKSELOĞLU'NDAN İMAMOĞLU İNŞAAT'A, ORADAN YABANCILARA.
İstanbul'da yabancılara taşınmaz satışı karşılığında Türk vatandaşlığı verilmesine ilişkin soruşturma gündemdeyken, Beylikdüzü Yakuplu'daki 727 ada 2 parselin tapu hareketleri dikkat çekici bir başka zinciri ortaya koyuyor. Bu zincirde yalnızca İmamoğlu İnşaat değil, Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasında adı geçen Yükseloğlu ailesi de karşımıza çıkıyor.
727 ada 2 parselin kayıtlarına göre 16 Aralık 2020'de İmamoğlu İnşaat'ın aynı taşınmazdaki şirket unvanı değişikliği kaydedilmiş. 18 Haziran 2021'de ise 634 sayılı Kanun kapsamında dağıtım suretiyle kat irtifakı kurulmasına ilişkin aynı nitelikte altı işlem gerçekleştirilmiş. Ardından 1 Temmuz 2021'de tapu hareketlerinde adeta bir kırılma yaşanıyor.
Bu tarihte İmamoğlu İnşaat lehine 46 ayrı kat karşılığı temlik kaydı bulunuyor. Bunların 26'sında Orhan Yükseloğlu, 3'ünde Gürcan Yükseloğlu, 4'ünde Tezcan Yükseloğlu, 2'sinde Perihan Yükseloğlu, 6'sında Oktay Yükseloğlu, 5'inde ise Koray Yükseloğlu karşı taraf olarak yer alıyor. Sonraki tarihler de eklendiğinde 727 ada 2 parselde Yükseloğlu ailesinin çeşitli fertlerinden İmamoğlu İnşaat'a toplam 69 kat karşılığı temlik kaydı ortaya çıkıyor.
69 bağımsız bölüm hakkının belirli tarihlerde İmamoğlu İnşaat'a geçmesinin hemen ardından aynı parselde yabancılara yapılan devirler, ekonomik zincirin ikinci halkasını oluşturuyor.
Çünkü eldeki kayıtlara göre 727 ada 2 parselde İmamoğlu İnşaat'tan yabancı uyruklu kişiye devir gerçekleştirilmiş bulunuyor. Bazı yabancı alıcıların banka işlemlerinde ise ödemenin Türk vatandaşlığı edinimi amacıyla yapıldığına ilişkin açıklamalar yer alıyor. Burada cevaplanması gereken en önemli soruların başında İmamoğlu İnşaat'a kat karşılığı temlik edilen bağımsız bölümlerin hangileri daha sonra yabancılara devredildi ve bu devirlerin karşılığı olan para hareketleri nerede?
Yükseloğlu ailesinin önemi yalnızca tapu kayıtlarıyla sınırlı değil. Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davası sanıklarından Mustafa Keleş, Deniz İstanbul projesindeki ortaklarının Yükseloğlu ailesi olduğunu, ailenin 32 hissedarlı büyük bir aile olduğunu ve Beylikdüzü'nde Ekrem İmamoğlu ile tanışıklıklarının bulunduğunu mahkeme huzurunda anlattı.
Daha önce kamuoyuna yansıyan MASAK raporu haberlerinde de Gürcan Yükseloğlu'nun adı, Murat Ongun'un Beylikdüzü’ndeki taşınmazına ilişkin tapu işlemlerinde satış tarafı olarak geçti. Raporda, söz konusu satışla Gürcan Yükseloğlu arasında herhangi bir para transferine rastlanmadığı aktarılmıştı.
Şimdi tabloyu yan yana koyduğumuzda, Yükseloğlu ailesinin çeşitli fertlerinden İmamoğlu İnşaat'a 1 Temmuz 2021'de 39 adet olmak üzere farklı tarihlerle birlikte 69 kat karşılığı temlik, ardından aynı parselde yabancılara devir ve bazı banka kayıtlarında vatandaşlık amacını işaret eden açıklamalar söz konusu.
Tapuda görünen 69 yabancı devir ile İmamoğlu İnşaat'ın banka hesaplarındaki ödeme hareketleri karşılaştırıldığında çok büyük çelişkilerin olduğu kolaylıkla görünecektir. Çünkü ben karşılaştırdığımda devirlerde adı geçen veya şahısları temsil edenlerin İmamoğlu İnşaat'a yolladıkları paraların sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor.
Dolayısıyla 727 ada 2 parsel için artık üç ayrı kaydın @istanbulCBS tarafından yan yana getirilmesi gerekiyor.
İmar ve ruhsat dosyası, 69 kat karşılığı temlikin tapu zinciri ve yabancılara yapılan devirlerle bunların banka/vatandaşlık kayıtları incelenmeli.
Eğer bu üç kayıt bağımsız bölüm numarası, tarih ve para tutarı üzerinden birbirine bağlanırsa, Yakuplu'daki bu parselin yalnızca bir inşaat projesi değil, arsa sahibi–yüklenici–yabancı alıcı–banka ödemesi–vatandaşlık zincirinin bütününü gösteren kritik bağlantılar da anlaşılacaktır.
Emre Ercis retweeted
EKREM İMAMOĞLU'NUN "NAMUSUM" DEDİĞİ VİRA İSTANBUL PROJESİ, İMAMOĞLU'NUN ORTAKLARI TARAFINDAN TÜRK VATANDAŞLIĞI KARŞILIĞINDA YABANCILARA SATILMIŞ.
Bu sabah gerçekleşen İstanbul merkezli operasyonla ortaya çıkan tablo, yalnızca yabancılara konut satışı üzerinden yürütülen bir vatandaşlık soruşturması değil. Soruşturmanın merkezinde Gül İnşaat, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen satışlar bulunuyor.
Peki soruşturmanın merkezinde olan bu şirketlerin, belediye arsası üzerinde kurulmuş, binlerce bağımsız bölüme ulaşan ve soruşturma kapsamında yabancılara vatandaşlık amaçlı yapılan satışların neredeyse %80 oranına karşılık gelen projenin adı ne?
Cevap: Ekrem İmamoğlu'nun "Namusum" dediği VİRA İSTANBUL.
Projenin hikayesi Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde başlıyor. 16 Aralık 2014'te Beylikdüzü Belediyesi, mülkiyetindeki Kavaklı 142 ada 16 parsel ile 143 ada 35, 36, 37 ve 38 parseller için "arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı" ihalesine çıktı. İhale, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun kapalı teklif usulüyle yapıldı.
İhaleyi Gül İnşaat Proje A.Ş. aldı. Beylikdüzü Belediyesi'nin 2015 faaliyet raporunda, söz konusu taşınmazlara ilişkin arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı işi için sözleşme yapıldığı açıkça kayıt altına alındı.
Daha sonra kamuoyuna "VİRA İSTANBUL" adıyla sunulan proje, İmamoğlu'nun belediye başkanlığı döneminde belediye ile Gül Proje'nin birlikte gerçekleştirdiği proje olarak tanıtıldı. Projenin ilk lansmanında 1.156 konut ve 39 cadde mağazası, yaklaşık 630 MİLYON liralık yatırım ve yaklaşık 92 bin metrekarelik proje alanı açıklandı.
Fakat projenin gerçek hukuki ve ekonomik hikayesini anlamak için reklam broşürlerinden çok belediye kayıtlarına bakmak gerekiyor.
2017'de Beylikdüzü Belediye Meclisi'nin gündemine doğrudan 142 ada 19, 142 ada 20, 143 ada 35, 143 ada 36 ve 143 ada 38 parsellerdeki VİRA İSTANBUL bağımsız bölümlerinin alıcılarına tapu devri geldi. 2018 faaliyet raporu ise daha da açıktı. Bu beş parselde belediye adına kat irtifakı kurulmuş bağımsız bölümlerin, ödemelerini tamamlayan veya banka kredi taahhütnamesi sunan alıcılara devredildiğini belirtiyor.
Yani VİRA İSTANBUL sıradan bir özel sektör projesi olarak başlamadı. Hikayenin başlangıcında belediyenin mülkiyetindeki taşınmazlar vardı.
Üstelik 143 ada 35 parsel için 2018 tarihli belediye komisyon raporu, 27.917,23 metrekarelik taşınmazın doğrudan "Vira İstanbul Beylikdüzü Konutlarının üzerinde bulunan" belediye mülkiyetindeki taşınmaz olduğunu yazıyor. Aynı raporda 1.399,59 metrekarelik bölüm üzerinde TEDAŞ lehine 25 yıllık irtifak hakkı kurulması kararı yer alıyor.
Proje ilerledikçe rakamlar da büyüdü. Belediyenin kayıtlarında VİRA İSTANBUL 1.189 konut ve 31 ticari bölüm olmak üzere toplam 1.220 bağımsız bölüm olarak yer aldı. 2020'de 1.123 bağımsız bölümün tapusunun verildiği, 97 işlemin sürdüğü; 2021'de ise 1.207 tapunun tamamlandığı ve yalnızca 13 işlemin devam ettiği kaydedildi.
VİRA İSTANBUL'un bugünkü soruşturma açısından asıl çarpıcı tarafı ise yabancı satışların yaklaşık %80 oranının bu proje üzerinden gerçekleştirilmiş olması.
Usulsüz vatandaşlık soruşturması kapsamında incelenen şirketler Gül İnşaat, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat. Tam da bu üç şirket VİRA İSTANBUL projesinde karşımıza çıkıyor. Muzaffer Beyaz, Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Soruşturması kapsamında daha önce verdiği ifadesinde VİRA İSTANBUL ihalesini Gül İnşaat'ın aldığını, Beyaz İnşaat'ın daha sonra projeye %25 ortak olduğunu beyan etti.
Soruşturma kapsamında yapılan tapu ve proje eşleştirmesinde 274 muvazaalı satışın büyük çoğunluğu VİRA İSTANBUL projesindeki bağımsız bölümlerde gerçekleşmiş görünüyor. Dolayısıyla soruşturmanın merkezindeki satışların büyük bölümünün, Beylikdüzü Belediyesi'nin 2014 yılında gelir paylaşımı modeliyle ihaleye çıkardığı ve daha sonra 1.220 bağımsız bölüme ulaşan VİRA İSTANBUL projesinde toplandığı anlaşılıyor.
Ortaya çıkan tablo bu nedenle yalnızca 274 muvazaalı satıştan ibaret değil. 2014'te belediye taşınmazlarıyla başlayan VİRA İSTANBUL projesi, Gül-Beyaz-LİV şirketleri, yabancı satışları ve vatandaşlık işlemleri aynı soruşturma dosyasında birleşiyor.
Emre Ercis retweeted
MİT'İN KARŞI KOMŞUSU NUROL PLAZA'DAN İSRAİL'E UZANAN ŞİRKETLER AĞINDA DİKKAT ÇEKEN KESİŞİMLER.
İstanbul merkezli uluslararası forex soruşturmasında şimdiye kadar ortaya çıkan tablo yalnızca milyonlarca liralık para hareketlerinden ibaret görünmüyor. Dokuz İsrail vatandaşının Lavixo, Roka Group, Letonix, Movimiento, Facto, Novella ve Performmix gibi şirketlerdeki görevleri incelendiğinde, Türkiye'deki çağrı merkezi yapılanmasının uluslararası yatırım dolandırıcılığı sektörünün geçmişte ortaya çıkarılmış modelleriyle kesiştiği görülüyor. Ancak asıl dikkat çekici nokta, bazı isimlerin daha eski uluslararası şirket ve offshore kayıtlarına uzanan izleri.
Bu isimlerin başında Jak Levi geliyor. ICIJ'nin Panama Papers veri tabanında "JAK LEVI" adına ait bir kayıt bulunuyor. Levi, British Virgin Islands'ta 5 Ocak 2010'da kurulan Orient Wisdom Holdings Limited'in 15 Ocak 2010'dan itibaren hissedarı olarak kayıtlı. Aynı şirketteki diğer hissedar ise Sami Herman. ICIJ kaydındaki Sami Herman'ın adresi İstanbul İstinye Park Evleri olarak geçiyor. Sami Herman, 2010–2013 döneminde Türk Musevi Cemaati Başkanı olarak görev yaptı.
Jak Levi'nin Panama Papers kaydı, geçmişinde BVI merkezli offshore şirket ortaklığı bulunması, soruşturmanın uluslararası finans ayağını önemli ölçüde genişletebilir.
İkinci kritik isim Robert Ilker Hason. Türkiye'deki Robert Ilker Hason profili Me Motivation & Events ve Roka Group ile bağlantılı. Aynı isimle İsrail merkezli başka bir LinkedIn profili ise "Robert(ilker) Hason" adıyla Mai Service LTD ve R&C Trade şirketlerinde Team Leader/Takım Lideri olarak görünüyor. LinkedIn iki profili aynı isim altında ayrı profiller olarak gösteriyor. Bu bağlantı, soruşturmanın en önemli Türkiye–İsrail şirket kesişimlerinden biri.
Lavixo ile Letonix arasındaki ilişki ise çok daha somut. Her iki internet sitesinde de aynı 0850 303 86 53 telefon numarası kullanılıyor. Letonix'in iletişim sayfasında kendi adresi dışında Lavixo'nun Nurol Plaza adresi de yer alıyor. Her iki şirketin internet sitelerinde İstanbul/Sarıyer merkezli, çok dilli ve uluslararası müşterilere hizmet veren finansal çağrı merkezi modeli neredeyse aynı ifadelerle anlatılıyor. Teknik kayıtlarda iki domainin de GoDaddy altyapısında bulunduğu görülüyor; Lavixo 160.153.0.63, Letonix 160.153.0.198 IP'sinde. Aynı IP değiller; dolayısıyla doğrudan aynı sunucu sonucuna varılamaz. Fakat aynı telefon, aynı adres ve aynı operasyon dili birlikte değerlendirildiğinde şirketler arasında somut bir bağlantı olduğu ortaya çıkıyor.
Roka Group'un faaliyetleri de bu tabloya oturuyor. Şirket; şirket kuruluşu, insan kaynakları, bilişim ve çağrı merkezi hizmetleri sunuyor. Daha önemlisi iş ilanlarında doğrudan "conversion and retention/dönüşüm ve müşteri elde tutma" odaklı çağrı merkezi personeli arıyor. Bu terimler, uluslararası "Scam Empire/Dolandırıcılık İmparatorluğu" araştırmalarında yatırımcıyı ilk para yatırmaya ikna eden conversion/dönüşüm ve daha fazla para yatırmaya yönlendiren retention/elde tutma ekiplerinin kullandığı operasyon modelinin aynısı.
Geçmişteki İsrail merkezli sektör örnekleri dikkate alındığında soruşturmayı başka bir seviyeye taşıyor. Times of Israel'in Avusturya soruşturmasına ilişkin araştırmasında Tradologic'in kurucusu Ilan Tzorya'nın IDF Golani Tugayı'nda kariyer istihbarat subayı olduğu, babasının MOSSAD'da görev yaptığına ilişkin Tzorya'nın mahkeme beyanının bulunduğu aktarılıyor. Avusturya makamlarının iddiasına göre Tradologic yalnızca yazılım sağlamıyor; shell şirketler, nominee kişiler, banka hesapları, ödeme sağlayıcıları ve çağrı merkezi kurulumu dahil bütün bir "crime as a service/uçtan uca yasa dışı altyapı sağlayıcılığı" ekosistemine hizmet ediyordu. Tzorya ise suçlamaları reddetti. Bu örnek, finansal dolandırıcılık ile istihbarat geçmişi bulunan kişiler ve şirket altyapılarının aynı ekosistemde bulunabileceğini gösteren uluslararası bir emsal niteliğinde.
Bir başka örnek SpotOption. Times of Israel'in haberinde İsrail merkezli özel istihbarat şirketi Dionaea'nın, SpotOption ekosisteminde çalışmış eski bir yöneticiyi gizlice kaydettiği aktarılıyor. Dionaea, kadrosunda eski İsrail ordusu ve MOSSAD yöneticilerinin bulunduğunu özel bir istihbarat şirketiydi. Araştırmada ayrıca binary-options sektörünün sahte isimler ve kapalı iletişim yöntemleri kullanan son derece gizli bir yapı olduğu belirtiliyordu.
@istanbulCBS tarafından yürütülen soruşturmanın merkezinde olan şirketin adresi olan Nurol Plaza ile MİT İstanbul Bölge Başkanlığı'nın karşılıklı konumda bulunması da ayrıca dikkate değer bir araştırma başlığı oluşturuyor. MİT'in 2025 faaliyet raporuna göre bu yerleşke, teşkilatın bugün sinyal istihbaratı, siber istihbarat, görüntü istihbaratı, uydu istihbaratı ve büyük veri/AI gibi teknik kabiliyetlere sahip olduğunu açıkça belirtiyor. Dolayısıyla MİT'in teknik istihbarat kapasitesinin bulunduğu bilinen bir yerleşkenin hemen karşı cephesinde büyük bir uluslararası çağrı merkezi "neden bu kadar yoğun yabancı personel, çok dilli iletişim, finansal sistemler ve iletişim altyapısı kullanıyor?" sorusu da önem kazanıyor.
Elbette iki yapının birbirine karşılıklı konumda bulunması tek başına herhangi bir istihbarat faaliyeti, gözetleme veya teknik operasyon yapıldığı anlamına gelmez. Ancak dosyada adı geçen şirket, kişi veya çalışanların bu lokasyonda faaliyet gösterip göstermediği; ofis kullanım tarihleri, şirketlerin adres değişiklikleri, çalışan ve yönetici hareketleri, bina içindeki iletişim altyapısı ve geçmiş DNS/IP/SSL kayıtlarıyla birlikte incelendiğinde, fiziksel konumun tesadüfi mi yoksa araştırılması gereken bir kesişim mi olduğu daha somut biçimde değerlendirilebilir.
Buna Lavixo–Letonix arasındaki ortak iletişim izi, Roka'nın conversion-retention modeli, Robert Ilker Hason'un Türkiye ve İsrail'deki iki ayrı şirket ağıyla bağlantıları ve Jak Levi adına çıkan Panama Papers kaydı da eklendiğinde, soruşturmanın yalnızca Türkiye'deki finansal hareketlerden ibaret olmadığı görülüyor.
Bundan sonraki araştırmada şirketlerin geçmiş DNS/IP/SSL kayıtları, VoIP ve CRM altyapıları, İsrail'deki şirket ve çalışan ağları üzerinden Tradologic, SpotOption, Scam Empire ve benzeri uluslararası yapılara uzanan ortak teknik veya yönetimsel izlerin ortaya çıkarılması önem taşıyor.
Emre Ercis retweeted
FOREKS AĞINDA İSRAİL, TÜRKİYE, KIBRIS VE HONG KONG HATTI.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gündeme gelen Lavixo, Roka Group, Facto, Novella ve Movimiento hattının çok daha dışına taşan en önemli iz, Amit Ygal adına kayıtlı WEBMOVE HOLDINGS LIMITED ile başlıyor. Kıbrıs Ticaret Sicili kayıtlarına göre şirket 15 Mart 2024'te HE457652 numarasıyla kurulmuş. Adresi Limassol Agios Athanasios'taki Andrea Kariolou 38 ve direktörü Amit Ygal. Şirketin sekreteri ise KSERVE FIDELITY LIMITED.
Daha dikkat çekici olan ise aynı WEBMOVE adının Kıbrıs şirketinden yalnızca yaklaşık bir ay sonra Hong Kong'da da ortaya çıkması. Hong Kong Companies Registry kayıtlarında WEBMOVE HOLDINGS (HK) LIMITED 25 Nisan 2024 tarihinde 76485347 şirket numarasıyla kurulmuş görünmekte.
Dolayısıyla soruşturmanın özellikle Kıbrıs'taki WEBMOVE ile Hong Kong'daki WEBMOVE HOLDINGS (HK) LIMITED arasında ortak direktör, hissedar, gerçek faydalanıcı, banka hesabı, alan adı, IP, e-posta ve ödeme altyapısı bulunup bulunmadığı yönünde genişletilmeli.
KSERVE FIDELITY LIMITED şirketinin WEBMOVE'un sekreteri olmasının yanında Kıbrıs şirket sicili verilerinde 152 ayrı şirket atamasıyla birlikte karşımıza çıkıyor ve bunların 119'u aktif olarak listeleniyor.
KSERVE'in WEBMOVE dışındaki bağlantıları arasında EEEMM INVESTMENTS & HOLDINGS LIMITED, OPTIONWAY INVESTMENTS LIMITED, FINREG INFORMATION TECHNOLOGIES LTD, FINEXCEL ADVISORS LIMITED, FINELEVEN ADVISORS LIMITED, WISETRADE HOLDINGS LIMITED, BF FINTECH OPERATION CONSULTING LIMITED, VALUECHAIN DIGITAL MANAGEMENT LTD, LUXMINDS MARKETING LTD ve PSIGMA ASSET HOLDING LTD gibi şirketlerin bulunması, bu şirketlerin sicil dosyalarının topluca incelenmesini gerektiren ikinci bir araştırma hattı oluşturuyor.
Bu ağın içinde özellikle Aimilios Pirkettis ismi öne çıkıyor. Pirkettis, FINREG INFORMATION TECHNOLOGIES LTD'nin direktörü olarak kayıtlı ve aynı sicil verisi onu OPTIONWAY INVESTMENTS, FINEXCEL ADVISORS, FINELEVEN ADVISORS, FINEXCEL CONSULTANTS, SKYKEY INVESTMENTS ve EEEMM INVESTMENTS (CYPRUS) gibi çok sayıda şirketle birlikte gösteriyor.
OPTIONWAY INVESTMENTS LIMITED ayrıca 30 Mayıs 2017 tarihinde kurulmuş ve Kıbrıs Resmi Gazetesi'nde faaliyet konusu "yatırım işletmeleri ve diğerleri" olarak yayımlanmış; direktörü yine Aimilios Pirkettis, sekreteri KSERVE FIDELITY LIMITED olarak kaydedilmiş.
Pirkettis'in ikinci önemli hattı FINEXCEL ADVISORS LIMITED ve FINELEVEN ADVISORS LIMITED.
FINEXCEL 7 Haziran 2022'de, FINELEVEN ise 31 Mayıs 2022'de kurulmuş ve her ikisinde de Pirkettis direktör, KSERVE ise sekreter olarak görülüyor.
Bir başka araştırılması gereken isim Ben Fischman.
Fischman, 2021'de kurulan BF FINTECH OPERATION CONSULTING LIMITED şirketinin direktörü olarak İngiltere Companies House kayıtlarında yer alıyor ve şirketin Kıbrıs'taki faaliyet amacı operasyon, pazarlama ve veri yönetimi olarak belirtiliyor. BF Fintech'in kendi internet sitesinde ise şirketin operasyon yönetimi, pazarlama, veri analizi, web sitesi yönetimi, müşteri verilerinin analizi, reklam kampanyaları, landing page oluşturma ve pazarlama iletişimi hizmetleri verdiği açıkça belirtiliyor.
Aynı KSERVE adresinde ortaya çıkan VALUECHAIN DIGITAL MANAGEMENT LTD de ayrıca incelenmeli. 22 Eylül 2023'te kurulan şirketin direktörü Ben Boterkooper, faaliyet tanımı ise yazılım lisansları ve iş ortakları üzerinden dijital yazılım çözümleri geliştirmek olarak açıklanıyor.
LUXMINDS MARKETING LTD 14 Eylül 2023'te aynı Andrea Kariolou 38 adresinde kurulmuş, direktörü Konstantinos Sdrolias Bilias, sekreteri ise KSERVE FIDELITY LIMITED olarak kayıtlı. Aynı adres kümesinde PSIGMA ASSET HOLDING LTD de 24 Ekim 2023 tarihinde kurulmuş ve direktörü Alexandre Vladilenovitch Zinoviev, sekreteri KSERVE olarak kaydedilmiş.
Türkiye ayağında ise networkün en önemli isimlerinden biri olan İlker Hason; MAI SERVICE ve R&C TRADE ile YORK TRADE bağlantılı "Team Leader/Takım Lideri" olarak gösterirken, Türkiye'deki profilinde ME MOTIVATION & EVENTS ve ROKA GROUP bağlantısını CEO/Marketing olarak karşımıza çıkıyor.
Daha önemlisi ROKA GROUP'un yayınladığı bir işe alım ilanında ilanı veren kişi doğrudan "Robert Ilker Hason" olarak görülüyor ve pozisyonun görevleri arasında işe alma, mülakat, iletişim, personel eğitimi ve insan kaynakları bulunuyor. Ilker Hason adına Türkiye'de daha eski bir ticari iz de bulunuyor. BELKIS ESASN isimli şirketin uluslararası ticaret kaydında "Mr. ilker hason" satıcı/temas kişisi olarak Yenibosna adresiyle yer alıyor ve şirket parfüm/esans ile şişe ticaretinde ithalatçı ve ihracatçı olarak tanımlanıyor.
Buna karşılık Sami Tovim'in geçmişi de araştırmanın yalnızca 2026'daki ROKA GROUP kaydıyla sınırlandırılmaması gerektiğini gösteriyor. Kompass verilerine göre SELVER KİMYA SANAYİ A.Ş. yöneticisi/genel müdürü olarak görülen Sami Tovim, 2008 tarihli Şalom Gazetesi arşivinde ise Heybeliada Beth Yaakov Sinagogu'nun 2005'ten beri gabayı olarak tanıtılıyor.
Sonuç olarak şuana kadar yapmış olduğum araştırmalarımda @istanbulCBS tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tespit edilen şirketlerin yanına WEBMOVE HOLDINGS (HK) LIMITED, KSERVE FIDELITY LIMITED, Aimilios Pirkettis, OPTIONWAY INVESTMENTS, FINREG INFORMATION TECHNOLOGIES, FINEXCEL ADVISORS, FINELEVEN ADVISORS, BF FINTECH OPERATION CONSULTING, Ben Fischman, VALUECHAIN DIGITAL MANAGEMENT, Ben Boterkooper, LUXMINDS MARKETING, Konstantinos Sdrolias Bilias ve PSIGMA ASSET HOLDING ile Alexandre Zinoviev isimleri eklenmeli.
Özellikle Kıbrıs şirketlerinin gerçek faydalanıcıları, banka hesapları, şirket kuruluş belgeleri, geçmiş direktörleri, hissedarları ve birbirleriyle yaptıkları para transferleri soruşturmanın Türkiye dışındaki kurumsal haritasını ortaya çıkarabilecek temel belgeler olacaktır.
Emre Ercis retweeted
Kurtlar Vadisi'ndeki dikkat çeken plaka detayını ilk defa Emre Erciş ile ortaya çıkarttık. Savcılar ihbar kabul etsin.
Dizide yer alan 34 FG 7061 plakalı aracın trafiğe tescili bulunurken, 34 RTE 321 plakasının hiçbir trafik kaydı (SBM) yok yani kasıtlı olarak koyulmuş.
Bu ilginç detayı YouTube canlı yayınımızda ortaya çıkardık. Beğenmeyi ve abone olmayı unutmayın, Emre sorgu için para ödedi :))
Yayının tamamı için linke tık.👇
youtube.com/live/P0oziT9RlcY…
Emre Ercis retweeted
22.00’da bekleriz.
Gazeteci Emre Erciş ile Kaşif Kozinoğlu dosyasını, Kurtlar Vadisi bağlantısını ve FETÖ soruşturmasını konuşacağız.
youtube.com/watch?v=P0oziT9R…
Emre Ercis retweeted
📌Süleymancılar Almanya'daki para trafiğini nasıl yönetiyor?
➡️Alihan Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş’in yurt dışı şirket bağlantıları neler?
Bu akşam 20.30'da Ulusal Kanal'da konuşacağız.
Emre Ercis retweeted
ŞÜPHELİ ÖLÜMÜN ARDINDAN EYLÜL 2016'DA SÜLEYMANCILARIN LİDERİ OLAN ALİHAN KURİŞ'İN KARDEŞİ HİLMİ TUNA KURİŞ VE ORTAĞI ERKAN KARAOĞLU ÜZERİNDEN AVRUPA'YA UZANAN ULUSLARARASI AĞI.
NOT: YAZIYI SABRI VE EMEĞE SAYGISI OLAN OKUSUN. SENİN 10 DAKİKANI AYIRIP OKUYACAĞIN BU YAZI İÇİN BAŞINDA ONCA SIKINTI VE SORUNA RAĞMAN 1 KURUŞ MENFAAT ELDE ETMEYEN BEN, GÜNLERCE ARAŞTIRMA YAPTIM.
Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılındaki ölümü, Süleymancılar yapılanmasının liderliğinde önemli bir değişimin başlangıcı oldu. Denizolgun'un 6 Eylül 2016'daki ölümünün ardından Alihan Kuriş cemaatin liderliğini üstlendi. Aradan geçen yaklaşık on yılın ardından Denizolgun'un ölümü yeniden adli incelemeye konu oldu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, ölümün ve o dönemde yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayetler üzerine 2026/8086 sayılı soruşturma kapsamında feth-i kabir kararı verdi; 19 Ağustos 2026'da mezar açıldı ve alınan örnekler Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
Bu süreçte Denizolgun ailesi tarafından gündeme getirilen iddialarda Alihan Kuriş'in yanı sıra Gülderen Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş'in de şüpheli olarak değerlendirilmesi talep edildi.
Tam da bu nedenle, Eylül 2016 sonrasında ortaya çıkan ticari ve kurumsal hareketliliğin zaman çizelgesi önem kazanıyor. Burada yapılması gereken, ölüm ile sonraki şirket kuruluşları arasında doğrudan nedensellik kurmak değil; 2016 öncesi mevcut yapı ile 2016 sonrasında ortaya çıkan yeni şirketleri, yöneticileri ve birbirleriyle kesişen isimleri ayrı ayrı ortaya koymak.
Bu açıdan bakıldığında Hilmi Tuna Kuriş'in Avrupa'daki en somut ticari kaydı Argelato Europe GmbH üzerinden ortaya çıkıyor. Şirketin kuruluş sözleşmesi 1 Mart 2018 tarihli; şirket 19 Temmuz 2018'de Düsseldorf Ticaret Sicili'ne kaydedildi. Daha önce Michelstadt'ta bulunan şirketin merkezi Ratingen'e taşındı. Faaliyet konusu Avrupa çapında dondurma ürünlerinin perakende ve toptan ticareti ile kafe ve restoranlara satış olarak kaydedildi. Aynı sicil kaydında şirketin yöneticileri Erkan Karaoğlu ve Hilmi Tuna Kuriş olarak görülüyor.
Dolayısıyla Argelato, kritik bir başlangıç noktası. Çünkü şirket 2016'dan sonra kurulmuş ve doğrudan Hilmi Tuna Kuriş ile Erkan Karaoğlu'nun aynı şirket bünyesinde yöneticilik yaptığı ilk açık ticari kesişimlerden birini oluşturuyor. Hilmi Tuna Kuriş'in Argelato'daki yöneticilik başlangıcı da 28 Haziran 2018 olarak kayıtlara yansıyor.
Ancak Erkan Karaoğlu'nun şirket geçmişi Argelato ile başlamıyor ve Argelato ile bitmiyor. Ticaret sicili kayıtlarında Karaoğlu'nun A.T.C. Air Travel Center GmbH, Hisar Europe Travel GmbH, Ender GmbH ve VIKZ Sterbefonds gGmbH ile bağlantıları bulunuyor. Hisar Europe Travel'da 2017'de genel müdür olarak göreve geldiği, 2022'de görevden ayrıldığı; VIKZ Sterbefonds'ta ise 2018'de genel müdür olarak göreve gelip 2022'de ayrıldığı görülüyor.
Bu kayıtlar Argelato'daki Hilmi Tuna Kuriş–Erkan Karaoğlu ortaklığını, Köln merkezli daha eski şirket ve kurumlarla aynı isim üzerinden birleştiriyor. Başka bir ifadeyle Argelato'nun kendisi 2018'de kurulmuş olsa da Argelato'daki ortak yönetici Erkan Karaoğlu'nun bağlantıları Süleymancılara ait şirket ve derneklerde 2016 öncesine uzanan kurumsal yapılara temas ediyor.
Bu eski yapıların en önemlilerinden biri Verband der Islamischen Kulturzentren e.V. (VIKZ). VIKZ'nin Köln merkezli kurumsal yapısı, daha sonra ortaya çıkan şirket ve kişi bağlantılarının önemli bir bölümünde ortak referans noktası olarak karşımıza çıkıyor. Erkan Karaoğlu'nun VIKZ çevresindeki bağlantısı özellikle VIKZ Sterbefonds gGmbH üzerinden somutlaşıyor. Böylece 2018'de Hilmi Tuna Kuriş ile birlikte Argelato'yu yöneten Karaoğlu'nun geçmiş şirket kayıtlarında VIKZ bağlantılı bir şirket de bulunuyor.
VIKZ Sterbefonds gGmbH ise tek başına başka bir bağlantı zinciri oluşturuyor. Şirketin geçmiş yöneticileri arasında Erkan Karaoğlu ve Cuma Ülker bulunuyor. Cuma Ülker'in aynı zamanda TIEM Ltd. Şti. Zweigniederlassung Köln bağlantısı bulunuyor. Böylece VIKZ Sterbefonds'tan eğitim, danışmanlık ve organizasyon faaliyetleri yürüten Türkiye merkezli bir şirketin Almanya şubesine uzanan başka bir ticari hat ortaya çıkıyor.
Aynı VIKZ çevresinde Tuna Food GmbH bulunuyor. Köln merkezli şirketin ticaret sicili geçmişi 1987'ye kadar gidiyor. Gıda, et ürünleri, üretim, ticaret ve ithalat-ihracat faaliyetleriyle bağlantılı olan şirketin geçmiş yöneticileri arasında Fatih Ünal, Ömer Akbaba ve Muhlis Şahin gibi isimler yer alıyor. Bu isimlerin VIKZ çevresindeki diğer şirketlerle kesişimleri, 2016'dan çok daha eski bir kurumsal zemin bulunduğunu gösteriyor.
Hisar Europe Travel GmbH de aynı eski yapının başka bir ayağı. Şirketin geçmişinde A.T.C. Air Travel Center ve Erkan Karaoğlu bağlantıları bulunuyor. Böylece Erkan Karaoğlu'nun Argelato'ya gelmeden önceki ticari geçmişi, seyahat şirketleri, VIKZ bağlantılı cenaze hizmetleri ve diğer kurumsal yapılarla kesişiyor.
Bu noktada Eylül 2016 sonrasındaki yeni şirketleşme dalgasına dönüldüğünde farklı bir sektör ortaya çıkıyor.
KPG Generalplaner GmbH, 15 Mart 2017'de Köln'de kuruldu. Şirketin ilk yöneticileri Murat Esgi ve Kazım Saltabaş oldu. Aralık 2017'de Yakub Aktaş ve Engin Karataş, 2019'da Bünyamin Şenel, 2021'de İbrahim Turhan ve Kazım Saltabaş, 2023'te ise Murat Esgi ve Erol Karaaslan yönetime geçti.
KPG'nin faaliyet alanı da önem taşıyor. Şirket klasik bir mimarlık bürosunun ötesinde genel planlama, proje geliştirme, proje yönetimi ve yapı uygulamalarını kapsayan faaliyetler yürütüyor. Şirket kendi internet sitesinde planlama ile uygulamayı aynı bünyede gerçekleştirdiğini belirtiyor. Proje portföyünde ise Neue Verbandszentrale des VIKZ'in Süleymancılara ait öğrenci yurtları ve medrese projelerini yaptığı belirtiliyor.
Buradaki kayıt, ağın yalnızca kişi isimlerinden ibaret olmadığını gösteren önemli bir ticari belge niteliğinde. Çünkü 2017'de kurulmuş KPG'nin sonraki yönetim zincirinde Bünyamin Şenel, Murat Esgi ve Erol Karaaslan gibi isimler bulunurken şirketin kendi proje portföyünde doğrudan VIKZ'nin yeni merkez binası yer alıyor. KPG'nin 2023 yönetim değişikliğinde Erol Karaaslan ve Murat Esgi göreve gelirken Kazım Saltabaş ve İbrahim Turhan ayrıldı.
Erol Karaaslan açısından başka bir kesişim daha bulunuyor. Karaaslan, KPG'ye geçmeden önce VIKZ-Förderverein Dortmund e.V. yönetiminde yer aldı. Dolayısıyla Erkan Karaoğlu'nun VIKZ Sterbefonds üzerinden kurduğu bağlantı ile Erol Karaaslan'ın VIKZ-Förderverein üzerinden kurduğu bağlantı, daha sonra KPG Generalplaner çatısı altında birleşiyor.
Aynı KPG hattında Bünyamin Şenel bulunuyor. Şenel'in KPG'deki yöneticilik dönemi 2019-2021 arasına denk geliyor. Onun bağlantı listesinde VIKZ, Landesverband der Islamischen Kulturzentren Nordrhein-Westfalen, Ender GmbH ve İsa Aksoy gibi isimlerin bulunması, KPG'nin VIKZ çevresindeki diğer kişi ve kurumlarla temas ettiği ikinci bir hattı ortaya çıkarıyor. KPG'nin 2021 tarihli yönetim değişikliğinde Şenel ve Yakub Aktaş ayrılırken İbrahim Turhan ve Kazım Saltabaş göreve geldi.
Bu zincirin diğer isimleri Tahsin Yazgan, Muhlis Şahin ve Süleyman Ertaş. Üçünün ortak özelliği, VIKZ çevresindeki eski şirketlerle KPG çevresindeki yeni şirketlerin bağlantı listelerinde tekrar ortaya çıkmaları. Tahsin Yazgan'ın Power Trade Germany ve Tuna Food bağlantıları bulunurken KPG Generalplaner ile de kesişiyor. Muhlis Şahin VIKZ, Tuna Food ve VIKZ Sterbefonds hattından KPG çevresine geçiyor. Süleyman Ertaş ise VIKZ, Turkuaz ve BUR Sales bağlantılarının yanında KPG hattında görülüyor.
Böylece Eylül 2016 öncesinden gelen VIKZ merkezli ticari ve kurumsal yapı ile 2017 sonrasında kurulan KPG Generalplaner arasında kesişim ortaya çıkıyor. Bu kesişimin somut tarafı şirket kuruluş tarihlerinden ziyade aynı kişilerin farklı dönemlerde farklı şirket ve kurumlarda görünmesi.
Ağın Avrupa'nın kuzeyine uzanan kolunda ise Alp Arslan Arı ve Hector Rail öne çıkıyor. Hector Rail, Almanya'daki VIKZ-gıda-seyahat yapılanmasından farklı olarak demiryolu taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren uluslararası bir şirket grubu. Arı'nın bağlantıları içerisinde Hector Rail GmbH ve Hector Rail AB ile birlikte İsa Aksoy ve Bünyamin Şenel isimlerinin de bulunması, Hilmi Tuna Kuriş ve Erkan Karaoğlu ağının Almanya'nın dışına taşıyan bağlantı noktalarından biri olarak karşımıza çıkıyor.
Hector Rail AB'nin İsveç'teki merkezi üzerinden Peter Christian Plewa ve Marc Giesen gibi isimler ortaya çıkıyor. Plewa'nın geçmişi ise Almanya-Polonya lojistik hattına bağlanıyor. Özellikle Duisport Agency Polska Sp. z o.o. bu açıdan dikkat çekiyor. Şirket 24 Ekim 2017'de Polonya ticaret siciline kaydedildi. İlk döneminde Peter Christian Plewa ortak ve yönetici olarak yer aldı. 2019'dan itibaren Duisburger Hafen AG'nin ortaklık payı büyüdü ve 2024'te şirketin sermayesinin tamamı Duisburger Hafen AG'ye geçti.
Bu yapı daha sonra Arkas Logistics Polska Sp. z o.o. ile kesişiyor. Arkas Logistics Polska'nın ortakları Arkas Lojistik A.Ş. ile Duisport Agency Polska Sp. z o.o., eşit payla % 50'şer oranında bulunuyor. Şirketin yönetim kurulunda Beata Katarzyna Sanigorska ve Fatma Ümit Uludere; denetim kurulunda ise Peter Christian Plewa, Mehmet Serkan Gündoğdu, Markus Bangen ve Onur Göçmez yer alıyor. Mehmet Serkan Gündoğdu'nun denetim kuruluna giriş tarihi 2 Aralık 2025 olarak kayıtlı.
Bu son halka, şirketler ağının Arkas boyutunu oluşturuyor. Çünkü burada artık VIKZ veya Kuriş ailesiyle doğrudan bir ortaklık iddiasından değil, şirket yöneticileri ve kurumsal yapılardaki kesişimlerden söz ediyoruz. Peter Christian Plewa, önce Duisport Agency Polska'da görev yapan ve ortaklık geçmişi bulunan bir isim olarak; daha sonra Arkas Logistics Polska'nın denetim kurulunda yer alıyor. Mehmet Serkan Gündoğdu ise Arkas Lojistik yöneticisi olarak aynı Polonya şirketinin denetim kurulunda bulunuyor.
Dolayısıyla mevcut ticaret sicili kayıtlarının ortaya koyduğu zincir, şuan için tek bir şirketten diğerine doğrudan para veya ortaklık aktarımı şeklinde kurulmuş bir yapı olarak değil ama soruşturma sürecinde savcılığın talebiyle araştırıldığında maddi delillere ulaşılabilecek farklı dönemlerde aynı kişilerin farklı şirketlerde ve kurumlarda görev almasıyla oluşan bir kurumsal kesişimler zinciri olarak karşımıza çıkıyor.
Zaman çizelgesi açısından bakıldığında da tablo daha belirgin hale geliyor. 2016 öncesinde VIKZ, Tuna Food, A.T.C., Hisar Europe Travel, Ender ve VIKZ Sterbefonds gibi yapılar zaten mevcut. 6 Eylül 2016'da Arif Ahmet Denizolgun'un ölümü gerçekleşiyor ve sonrasında Alihan Kuriş cemaatin liderliğini üstleniyor. 2017'de KPG Generalplaner Almanya'da, Duisport Agency Polska Polonya'da kuruluyor. 2018'de ise Argelato Europe GmbH kuruluyor ve aynı anda Hilmi Tuna Kuriş ile Erkan Karaoğlu şirket yönetiminde buluşuyor.
Bu kronoloji, özellikle üzerinde durması gereken noktayı ortaya çıkarıyor. Eylül 2016 bir başlangıç tarihi değil, iki farklı kurumsal dönemi ayıran tarih. Bir tarafta Eylül 2016 öncesinde kurulmuş VIKZ merkezli şirket ve kurumlar bulunuyor. Diğer tarafta 2017'den itibaren ortaya çıkan KPG Generalplaner, Duisport Agency Polska ve 2018'deki Argelato Europe gibi yeni şirketler bulunuyor.
Argelato'nun bu yeni dönemdeki önemi ise geçtiğimiz Cuma günü yurt dışına kaçmak için hazırlık aşamasındayken yakalanan Hilmi Tuna Kuriş'in doğrudan şirket yöneticisi olması ve Erkan Karaoğlu ile aynı şirket yönetiminde bulunmasıdır. Karaoğlu'nun önceki bağlantıları A.T.C., Hisar, VIKZ Sterbefonds ve VIKZ çevresine uzanırken, Hilmi Tuna Kuriş üzerinden Argelato yeni dönemde bu eski kurumsal çevreyle aynı kişi üzerinden kesişmektedir.
Bundan sonra zincir KPG üzerinden başka isimlere, Alp Arslan Arı ve Hector Rail üzerinden İsveç'e, Peter Christian Plewa üzerinden Duisburg ve Polonya'ya, Duisport Agency Polska üzerinden de Arkas Logistics Polska'ya ulaşmaktadır. Arkas Logistics Polska'nın iki ortağından birinin Arkas Lojistik A.Ş., diğerinin Duisport Agency Polska olması, bu uluslararası hattın en somut şirketlerarası bağlantılarından biridir.
Burada özellikle Mehmet Serkan Gündoğdu açısından dikkat edilmesi gereken nokta da budur. Gündoğdu, Arkas Lojistik A.Ş. adına Türkiye'deki DEİK iş konseyi çalışmalarında da yönetim kurulu üyesi olarak listelenmektedir; aynı zamanda 2025'ten itibaren Arkas Logistics Polska'nın denetim kurulunda yer almaktadır.
Sonuç olarak, 2016'da Arif Ahmet Denizolgun'un ölümü ve Süleymancılar içindeki liderlik değişiminin ardından, Almanya'da 2017'den itibaren yeni şirketler ortaya çıkmış; 2018'de Hilmi Tuna Kuriş ile Erkan Karaoğlu Argelato Europe'da aynı yönetim altında birleşmiş; Karaoğlu'nun daha eski VIKZ/A.T.C./Hisar bağlantıları Argelato'ya uzanmış; VIKZ çevresindeki kişiler KPG Generalplaner gibi 2017 sonrası şirketlerde yeniden ortaya çıkmış; Alp Arslan Arı ve Hector Rail üzerinden İsveç'e, Peter Christian Plewa ve Duisport Agency Polska üzerinden Polonya'ya uzanan ticari bağlantılar kurulmuş; bu son hat ise 2024'te Arkas Logistics Polska'nın kurulmasıyla Arkas Lojistik ile doğrudan aynı şirket çatısı altında birleşmiştir.
Bu kronoloji, bundan sonraki araştırmada soruşturma savcısının özellikle 2016–2018 arasındaki şirket kuruluş belgeleri, Argelato'nun kuruluş sermayesi ve ortaklık yapısı, Hilmi Tuna Kuriş ile Erkan Karaoğlu'nun kuruluş öncesi ilişkileri, KPG'nin ilk sermayedarları, Duisport Agency Polska'nın ilk ortaklık yapısı ve Peter Christian Plewa'nın bu şirketlerden Arkas Logistics Polska'ya uzanan görev zinciri üzerinde yoğunlaşması gerektiğini gösteriyor.
Emre Ercis retweeted
ALİHAN VE HİLMİ TUNA KURİŞ KARDEŞLERİN ALMANYA'DAKİ ŞİRKET VE KURUMSAL BAĞLANTI AĞI: 2.BÖLÜM
VIKZ'DEN KPG'YE, ORADAN İSVEÇ VE NORVEÇ'E UZANAN AĞIN İKİNCİ HALKASI.
Birinci bölümde Hilmi Tuna Kuriş, Argelato Europe GmbH, Erkan Karaoğlu hattından başlayarak A.T.C. Air Travel Center, Hisar Europe Travel, VIKZ, VIKZ Sterbefonds, Tuna Food, Ender GmbH ve bu şirketlerde görev alan isimler üzerinden Almanya'daki geniş bağlantı ağı ortaya konulmuştu.
İkinci bölümde ise aynı ağın özellikle İsa Aksoy, Muhlis Şahin, Süleyman Ertaş ve Tahsin Yazgan üzerinden yeni bir hatta ilerlediği; bu hattın KPG Generalplaner GmbH, KPG Architekten GmbH ve TMI-Karaaslan GmbH gibi mimarlık, mühendislik ve inşaat şirketlerine uzandığı görülüyor. Bunun yanında Alp Arslan Arı üzerinden ortaya çıkan Hector Rail bağlantısı, ağı Almanya sınırlarının dışına, İsveç, Norveç ve Polonya'ya kadar taşıyor.
İkinci bölümün merkezindeki isimlerden biri İsa Aksoy. Aksoy'un bağlantı listesinde Verband der Islamischen Kulturzentren e.V. (VIKZ), VIKZ Sterbefonds gGmbH, Landesverband der Islamischen Kulturzentren Nordrhein-Westfalen e.V., Tahsin Yazgan, Muhlis Şahin, Süleyman Ertaş, Bünyamin Şenel ve Alp Arslan Arı bulunuyor.
VIKZ, Almanya'da uzun süredir faaliyet gösteren İslami kuruluşlardan biri. Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Meclisi'ne sunulan bir belgede VIKZ'nin Almanya'daki en eski İslami birliklerden biri olduğu ve kendi imamlarını yetiştirdiği belirtiliyor.
İsa Aksoy üzerinden ortaya çıkan ilk yeni halka ise Landesverband der Islamischen Kulturzentren Nordrhein-Westfalen e.V.
Bu yapı, VIKZ'nin eyalet düzeyindeki yapılanmalarıyla ilgili daha geniş kurumsal ağın bir parçası olarak görülüyor. Almanya'daki İslami kuruluşların eyalet yapılanmalarının zaman içerisinde ortaya çıktığı ve VIKZ'nin de bazı eyaletlerde bu tür alt yapılanmalar oluşturduğu akademik ve kurumsal kaynaklarda belirtiliyor.
Bu noktada Bünyamin Şenel devreye giriyor.
Bünyamin Şenel'in bağlantıları arasında VIKZ e.V., Landesverband der Islamischen Kulturzentren Nordrhein-Westfalen e.V., Ender GmbH, Vakia GmbH, KPG Generalplaner GmbH, İsa Aksoy ve Alp Arslan Arı bulunuyor.
Burada özellikle KPG Generalplaner bağlantısı önem taşıyor.
KPG Generalplaner GmbH, Köln merkezli olarak 15 Mart 2017'de kurulmuş. Şirketin faaliyet alanı mimari ve mühendislik planlaması, genel planlama, proje geliştirme, proje yönetimi, yapı fiziği, yangın güvenliği, gayrimenkul değerlemeleri ve yapı projelerinin gerçekleştirilmesi gibi alanları kapsıyor. Şirket kendi internet sitesinde planlama ve uygulamayı aynı çatı altında yürüttüğünü, özellikle özel yapılar, kültür yapıları, öğrenci/yurt projeleri, konutlar ve çocuk bakım tesisleri üzerine çalıştığını belirtiyor.
KPG'nin sicil geçmişi ise bağlantının neden önemli olduğunu gösteriyor.
Şirket 2017'de Murat Esgi ve Kazım Saltabaş tarafından yönetiliyordu. Daha sonra Yakub Aktaş ve Engin Karataş yönetime geldi. 2019'da Bünyamin Şenel Genel Müdür oldu. 2021'de Yakub Aktaş ve Bünyamin Şenel ayrılırken, İbrahim Turhan ve Kazım Saltabaş yeniden yönetime geçti. 4 Ocak 2023'te ise Kazım Saltabaş ve İbrahim Turhan ayrıldı; Murat Esgi ile Erol Karaaslan Genel Müdür oldu.
Bu nedenle KPG Generalplaner'ın yönetici kronolojisi tek başına Murat Esgi, Kazım Saltabaş, Yakub Aktaş, Engin Karataş, Bünyamin Şenel, İbrahim Turhan yeniden Kazım Saltabaş, Murat Esgi ve Erol Karaaslan şeklinde önemli bir isim zincirini ortaya çıkarıyor.
Bu isimlerin önemli bir bölümü yazı dizisinin birinci bölümde ortaya çıkardığın VIKZ/Tuna Food çevresindeki isimlerle kesişiyor.
Örneğin Murat Esgi, KPG Generalplaner'ın bugünkü yöneticilerinden biri. Aynı zamanda Süleyman Ertaş, Tahsin Yazgan, Muhlis Şahin, Tuna Food GmbH ve VIKZ ile aynı ağ içerisinde yer alıyor.
Erol Karaaslan ise 4 Ocak 2023'te KPG Generalplaner'ın Genel Müdürü oldu. Daha önce VIKZ-Förderverein Dortmund e.V. yönetiminde de yer almıştı. Şirket sicili kayıtlarına göre Karaaslan'ın KPG'ye girişiyle Kazım Saltabaş ve İbrahim Turhan yöneticilikten ayrıldı.
Böylece ikinci bölümün en belirgin kesişimlerinden biri VIKZ çevresi, Erol Karaaslan, KPG Generalplaner ve VIKZ çevresi, Murat Esgi, KPG Generalplaner şeklinde ortaya çıkıyor.
KPG'nin faaliyet alanı da bu bağlantının niteliğini anlamak bakımından önem taşıyor. Şirket yalnızca mimari çizim yapan klasik bir büro olarak tanımlanmıyor; resmi şirket kayıtlarında genel planlama, proje geliştirme, proje yönetimi ve yapı uygulamalarına ilişkin geniş kapsamlı faaliyetler bulunuyor. Şirketin kendi sitesinde de planlama ile uygulamanın aynı bünyede gerçekleştirildiği belirtiliyor.
KPG'nin internet sitesinde ayrıca "Neue Verbandszentrale des VIKZ", Duisburg'da kız öğrenci yurdu, Aachen'da öğrenci yurdu ve çeşitli Medrese projeleri gibi çalışmalar sergileniyor.
Bu durum, şirketin VIKZ çevresindeki yapılarla yalnızca kişi bazında değil, proje bazında da temasının bulunduğunu gösteren önemli bir kurumsal kayıttır.
KPG Generalplaner'ın önceki yöneticilerinden Kazım Saltabaş da ağın başka bir kolunu oluşturuyor. Saltabaş'ın bağlantıları arasında KPG Architekten GmbH, Murat Esgi, Erol Karaaslan, KPG Generalplaner, Tuna Food ve VIKZ bulunuyor.
Böylece KPG Generalplaner, KPG Architekten, Kazım Saltabaş, Murat Esgi, Erol Karaaslan şeklinde ikinci bir mimarlık şirketi bağlantısı ortaya çıkıyor.
Aynı hatta Yakub Aktaş da bulunuyor. Aktaş, KPG Generalplaner'ın 2017-2021 arasındaki yönetici dönemlerinden birinde Genel Müdür olarak kayıtlarda yer alıyor.
Yakub Aktaş'ın bağlantıları arasında ise yine Süleyman Ertaş, Muhlis Şahin, Kazım Saltabaş, Erol Karaaslan, Murat Esgi, KPG Generalplaner, Tuna Food, Tahsin Yazgan ve VIKZ bulunuyor.
Bu isim tekrarları, birinci bölümdeki gıda ve seyahat şirketlerinden oluşan ağın ikinci bölümde mimarlık, mühendislik ve inşaat sektörüne doğru genişlediğini gösteriyor.
Bu zincirin bir başka şirketi TMI-Karaaslan GmbH.
TMI-Karaaslan GmbH'nin Kamen'de faaliyet gösterdiğine ilişkin sektör kaynaklarında kayıt bulunuyor. Örneğin Rigips'in uzun dönemli proje/trophy yayınında şirket, Kamen merkezli bir Trockenbau/Fachhandwerksbetrieb olarak yer alıyor.
TMI-Karaaslan bağlantısı ise Erol Karaaslan üzerinden KPG Generalplaner ağına bağlanıyor.
Böylece EROL KARAASLAN - KPG GENERALPLANER ve EROL KARAASLAN - TMI-KARAASLAN GmbH aynı isim üzerinden iki ayrı şirket hattı oluşturuyor.
Bu ağda Tahsin Yazgan da önemli bir bağlantı noktası olarak kalıyor. Birinci bölümde ortaya çıkan Power Trade Germany UG ve VIKZ bağlantılarının yanında ikinci bölümde Tahsin Yazgan'ın KPG Generalplaner, Murat Esgi, Muhlis Şahin ve Süleyman Ertaş hattında da görünmesi, onu iki bölüm arasındaki isimlerden biri haline getiriyor.
Benzer biçimde Muhlis Şahin de VIKZ–Tuna Food hattından KPG Generalplaner hattına geçiş yapan isimlerden biri. Süleyman Ertaş ise VIKZ–Turkuaz–BUR Sales hattının yanında KPG Generalplaner çevresinde de karşımıza çıkıyor.
Dolayısıyla birinci bölümün:
VIKZ - Muhlis Şahin - Tuna Food
VIKZ - Süleyman Ertaş - Turkuaz
VIKZ - Tahsin Yazgan - Power Trade Germany
hatları, ikinci bölümde:
Muhlis Şahin / Süleyman Ertaş / Tahsin Yazgan - KPG Generalplaner hattıyla yeni bir ortak kesişim kazanıyor.
Ancak bu ağın en farklı ve Almanya dışına çıkan kısmı Alp Arslan Arı üzerinden başlıyor.
Alp Arslan Arı'nın bağlantı listesinde Hector Rail GmbH, Hector Rail AB – Danderyd/İsveç, Stig Kyster-Hansen, Marc Giesen, Peter Christian Plewa ve Christopher Terletzki bulunuyor.
Hector Rail, Almanya'daki klasik VIKZ–gıda–seyahat ağından tamamen farklı bir sektöre, demiryolu taşımacılığına açılan bağlantı noktası.
Hector Rail GmbH'nin yöneticilik geçmişinde Stig Kyster-Hansen önemli bir isim olarak karşımıza çıkıyor. Demiryolu sektörüne ilişkin bir sektör yayınında Kyster-Hansen'in yaklaşık 40 yıllık demiryolu sektör tecrübesine sahip olduğu ve daha önce Hector Rail GmbH'de altı yıl Genel Müdür olarak görev yaptığı belirtiliyor. Aynı özgeçmişte Captrain Deutschland Cargo West, DB Schenker Rail ve ERS Railways gibi demiryolu şirketleri de yer alıyor.
Bu kolun şirket bağlantıları Almanya ile sınırlı değil.
HECTOR RAIL GmbH, HECTOR RAIL AB DANDERYD/İSVEÇ ayrıca HECTOR RAIL GmbH, AIDER AS OSLO/NORVEÇ ve HECTOR RAIL GmbH, AIDER ACCOUNTING AS OSLO/NORVEÇ bağlantıları bulunuyor.
Hector Rail hattının bir diğer önemli ismi Peter Christian Plewa.
Plewa üzerinden bağlantı Beata Katarzyna Sanigorska adına geçiyor.
Sanigorska'nın bağlantı listesi ise Varşova merkezli Arkas Logistics Polska Sp. z o.o. ile Duisport Agency Polska Sp. z o.o. ve Duisburg merkezli Duisburger Hafen AG üzerinden ağı bir anda Polonya ve Almanya'daki liman-lojistik sektörüne taşıyor.
Burada Arkas Logistics Polska özellikle dikkat çekiyor. Çünkü Arkas Grubu'nun Avrupa'daki lojistik faaliyetleri açısından Polonya hattı, Almanya'daki Duisburg lojistik merkeziyle aynı coğrafi ticaret koridoruna bağlanıyor.
Bu nedenle ikinci bölümün uluslararası kolu bir tarafta Alp Arslan Arı üzerinden HECTOR RAIL GmbH Almanya, HECTOR RAIL AB İsveç ve AIDER AS/AIDER ACCOUNTING AS Norveç şeklinde, diğer tarafta PETER CHRISTIAN PLEWA, BEATA KATARZYNA SANIGORSKA, ARKAS LOGISTICS POLSKA, DUISPORT AGENCY POLSKA üzerinden Varşova ile DUISBURGER HAFEN AG üzerinden de Duisburg'a uzanan kol oluşmuş oluyor.
Bu kol, birinci bölümde ağırlıklı olarak Köln, Düsseldorf, Ratingen, Berlin ve NRW ekseninde görülen ağın Avrupa'nın kuzeyindeki ticari yapılara kadar uzanan ayrı bir bağlantı katmanını oluşturuyor.
KPG Generalplaner'ın bugün aktif bir şirket olması ve 2017'den bu yana farklı yönetici dönemlerinden geçmesi, ikinci bölümün en somut ticari kayıtlarından biri. Şirketin güncel kaydında Murat Esgi ve Erol Karaaslan Genel Müdür olarak bulunuyor; önceki dönemlerde ise Kazim Saltabaş, Yakub Aktaş, Engin Karataş, Bünyamin Şenel ve İbrahim Turhan şirket yönetiminde yer almış.
Dolayısıyla ikinci bölümün merkezinde tek bir şirket değil, VIKZ çevresinden çıkan veya bu çevrede kesişen kişilerin farklı sektörlerdeki şirketlerde tekrar tekrar karşılaşması bulunuyor.
Birinci bölümde Hilmi Tuna Kuriş, Argelato Europe, Erkan Karaoğlu, A.T.C./Hisar/VIKZ hattı kurulmuştu.
İkinci bölümde ise bu ağ VIKZ, İsa Aksoy, Bünyamin Şenel, KPG Generalplaner, Murat Esgi, Erol Karaaslan, KPG Architekten, TMI-Karaaslan şeklinde genişliyor.
Aynı merkezden VIKZ-Muhlis Şahin-Tuna Food, VIKZ-Süleyman Ertaş-Turkuaz ve VIKZ-Tahsin Yazgan-Power Trade Germany kolları çıkıyor.
Ve İsa Aksoy, Alp Arslan Arı, Hector Rail hattı üzerinden ağ, bu kez İsveç ve Norveç'e; Peter Christian Plewa ve Beata Katarzyna Sanigorska hattı üzerinden de Polonya'daki lojistik şirketlerine ve Duisburg limanına uzanıyor.
Böylece ilk iki bölüm birlikte okunduğunda ortaya çıkan yapı, yalnızca Argelato Europe GmbH çevresindeki bir şirket ilişkileri listesi olmaktan çıkıp, Köln ve NRW merkezli VIKZ bağlantılı kişi ve kuruluşların; gıda, seyahat, cenaze hizmetleri, eğitim, mimarlık, genel planlama, inşaat ve lojistik gibi farklı sektörlerdeki şirketlerle kesiştiği çok katmanlı bir Avrupa şirket ve kurum ağı görünümü kazanıyor.
İKİNCİ BÖLÜMÜN SONU...
ALİHAN VE HİLMİ TUNA KURİŞ KARDEŞLERİN ALMANYA'DAKİ ŞİRKET VE KURUMSAL BAĞLANTI AĞI: 1.BÖLÜM
Almanya'daki şirket kayıtlarına bakıldığında, Hilmi Tuna Kuriş'in adının doğrudan geçtiği en önemli ticari yapı Argelato Europe GmbH olarak öne çıkıyor. Ratingen merkezli şirketin ticaret sicilindeki faaliyet alanı Avrupa çapında dondurma ürünlerinin perakende ve toptan ticareti ile kafe ve restoranlara satış olarak kayıtlı. Hilmi Tuna Kuriş, şirketin Genel Müdürü olarak 28 Haziran 2018'den itibaren kayıtlarda yer alıyor.
Argelato'daki diğer kritik isim ise Erkan Karaoğlu. Böylece Almanya'daki ağın ilk halkası ortaya çıkıyor.
Erkan Karaoğlu'nun şirket geçmişi yalnızca Argelato ile sınırlı değil. Alman ticaret sicili kayıtlarında Karaoğlu'nun A.T.C. Air Travel Center GmbH, Hisar Europe Travel GmbH ve VIKZ Sterbefonds gGmbH gibi yapılarda farklı tarihlerde yöneticilik yaptığı görülüyor. Özellikle A.T.C.'de Karaoğlu'nun ardından Osman Nuri Gür'ün yönetici olduğu görülüyor.
Bu nedenle Argelato'nun çevresinde ikinci bir ticari hat oluşuyor.
Osman Nuri Gür'ün bağlantıları ise başka bir şirketi, BLITZ Consult GmbH'yi ortaya çıkarıyor. Gür burada kısa süreli Genel Müdür olarak görev yapmış; sonrasında Alpay Çalık ve Hasan Tucay şirket yönetimine geçmiş.
Böylece Argelato çevresindeki isim ağı Hilmi Tuna Kuriş, Erkan Karaoğlu, Osman Nuri Gür, Mehmet Çulhaoğlu, Alpay Çalık ve Hasan Tucay şeklinde genişliyor.
Erkan Karaoğlu'nun bağlantılarından biri de Verein zur Förderung der Integration und Bildung in Michelstadt e.V. Bu dernek, VIKZ'nin Michelstadt'taki yapılanması olarak listeleniyor. Dolayısıyla Karaoğlu'nun şirket bağlantılarıyla VIKZ çevresindeki kurumsal yapı arasında da bir isim kesişimi bulunuyor.
Buradan ağın ikinci ana kolu başlıyor.
Almanya'da Verband der Islamischen Kulturzentren e.V. (VIKZ), 1973'te tescil edilmiş bir dernek olarak Köln'de bulunuyor. Güncel yönetim kayıtlarında İsa Aksoy, Süleyman Ertaş ve Adnan Demir gibi isimler yer alıyor; 2021 tarihli yönetim değişikliğinde ise Muhlis Şahin de yönetim kurulunda yer almıştı.
Muhlis Şahin'in ağında aynı zamanda Tuna Food GmbH, VIKZ Sterbefonds gGmbH, BZ Bildung & Zukunft gGmbH, Akademie für Deutsch-Türkische Wirtschaft e.V., Tahsin Yazgan, Süleyman Ertaş ve İsa Aksoy bulunuyor.
VIKZ'nin ticari ve kurumsal çevresinde en dikkat çekici şirketlerden biri Tuna Food GmbH. Köln merkezli şirket 1987'den beri ticaret sicilinde bulunuyor. Şirketin faaliyet alanı gıda ve özellikle et ürünlerinin ticareti, üretimi, ithalat ve ihracatı gibi alanlara uzanıyor. Şirketin tarihsel yönetim zincirinde Talha Kazan, Kemal Çakıl, Ömer Akbaba ve Fatih Ünal gibi isimler bulunuyor.
Bu isimlerden özellikle Talha Kazan yeni bir bağlantı halkası açıyor.
Talha Kazan'ın bağlantılarında S.I.F.M. Theresa e.V. ile Verein zur Förderung der Integration und Bildung Münster e.V. de bulunuyor.
Böylece Köln'deki gıda şirketinden Münster'e uzanan bir dernek bağlantısı ortaya çıkıyor.
Tuna Food'un diğer yöneticilerinden Kemal Çakıl ise TUNA FOOD, VIKZ-FÖRDERVEREIN GELSENKIRCHEN, AKTIP EUROPA UG, TUNA FLEISCHEREI GmbH, Refik Akmaz ve Nazife Çakıl'dan oluşan başka bir alt ağın merkezinde bulunuyor.
Diğer tarafta VIKZ'nin seyahat alanındaki şirketi Hisar Europe Travel GmbH bulunuyor. Hisar'ın bağlantıları arasında A.T.C. Air Travel Center GmbH, Ender GmbH, Tuna Food GmbH ve çeşitli kişiler bulunuyor. Böylece gıda, seyahat ve kurumsal yapı arasında tekrar eden isimler ortaya çıkıyor.
Ender GmbH ayrıca tarihsel açıdan dikkat çekiyor. Şirketin eski ticari unvanı VIKZ-HAK GmbH olarak kayıtlarda yer alıyor. Şirketin faaliyet alanları arasında yayıncılık, kitap ve basılı materyal ticareti, ithalat-ihracat ve seyahat organizasyonu gibi çeşitli işler bulunuyor. Böylece Ender GmbH de VIKZ çevresindeki şirketler arasında tarihsel bir bağlantı noktası oluşturuyor.
Bu şirket ağına Süleyman Ertaş eklendiğinde Berlin merkezli ayrı bir ticari kol ortaya çıkıyor.
Süleyman Ertaş'ın doğrudan kayıtlı şirket bağlantılarından birisi TURKUAZ GmbH.
Turkuaz GmbH, Berlin'de kayıtlı. Ticaret sicilindeki faaliyet alanı gıda toptancılığı, bal ve tatlı ürünlerinin dağıtımı ile ithalat ve ihracatını kapsıyor. Şirketin Genel Müdürü Süleyman Ertaş.
Şirketin kendi internet sitesindeki künyede ASBAL markasının Turkuaz GmbH'ye ait olduğu belirtiliyor.
Süleyman Ertaş'ın diğer önemli bağlantısı ise VIKZ e.V.
Şirket kayıtlarında Ertaş'ın VIKZ yönetim kuruluna 3 Nisan 2024'te girdiği görülüyor. Aynı yönetim değişikliğinde İsa Aksoy da yönetim kuruluna alınmış.
Böylece Berlin'deki Turkuaz şirketi ile Köln'deki VIKZ arasında Süleyman Ertaş isimli ortak bağlantı noktası oluşmuş oluyor.
Ertaş'ın ayrıca BUR Sales GmbH ile de bağlantısı bulunuyor. BUR Sales'in faaliyet konusu gıda ürünlerinin satışı ve dağıtımı olarak kayıtlı. Bu da Süleyman Ertaş'ın VIKZ bağlantısına ek olarak Berlin'de başka bir gıda şirketi bağlantısının bulunduğunu gösteriyor.
Diğer kritik isim Tahsin Yazgan.
Tahsin Yazgan'ın bağlantıları arasında Power Trade Germany UG bulunuyor.
Power Trade Germany ile VIKZ arasında da yönetici/kurumsal bağlantı bulunuyor. VIKZ'nin ticaret sicili tabanındaki ağında Power Trade Germany UG ile VIKZ'nin kesiştiği ve Tahsin Yazgan'ın bu şirketin Genel Müdürü olarak yer aldığı görülüyor.
Tahsin Yazgan'ın ağı aynı zamanda Tuna Food, VIKZ Sterbefonds, KPG Generalplaner, Murat Esgi, Süleyman Ertaş, Muhlis Şahin ve İsa Aksoy isimlerine kadar uzanıyor.
Esra Yazgan ise Power Trade Germany UG üzerinden Tahsin Yazgan'a bağlanıyor.
Power Trade Germany'nin Tuna Food, Ender GmbH, VIKZ Sterbefonds, Muhlis Şahin, Süleyman Ertaş ve İsa Aksoy gibi isimlerle olan bağlantıları daha geniş VIKZ ticari ağının başka bir kesişim noktasını oluşturuyor.
Bu ağda VIKZ Sterbefonds gGmbH özel bir yere sahip.
Şirket Köln'de HRB 59886 numarasıyla kayıtlı ve 2007'de kurulmuş. Faaliyet amacı İslami usullere uygun cenaze işlemlerinin organizasyonu, cenazenin Almanya'da veya kişinin menşe ülkesinde defnedilmesi ve gerekli nakil hizmetlerinin sağlanması olarak tanımlanıyor. Güncel Genel Müdürleri Cuma Ülker ve Yusuf Ülker.
Ancak Cuma Ülker'in geçmiş yönetim bağlantıları bu şirketi doğrudan daha geniş ağa bağlıyor.
Cuma Ülker, VIKZ Sterbefonds gGmbH de Genel Müdür ve TIEM Ltd. Şti. Zweigniederlassung Köln de ise temsilci olarak kayıtlı. TIEM'in Köln şubesi, İstanbul merkezli TIEM Eğitim Danışmanlık Araştırma Yayıncılık ve Organizasyon Limited Şirketinin Almanya şubesi olarak 2011'de tescil edilmiş. Şirketin kayıtlı amacı eğitim kurumları, danışmanlık, yayıncılık, reklam, organizasyon, ithalat-ihracat ve çeşitli eğitim hizmetlerini kapsıyor. Köln şubesinin temsilcisi Cuma Ülker; İstanbul'daki şirketin müdürü ise Serdar Salman olarak kayıtlı.
Cuma Ülker'in geçmişinde ayrıca Econom Finanzierungs-Versicherungsvermittlung und Telekommunikationsvermarktung GmbH isimli şirkette Genel Müdürlüğü bulunuyor. Bu şirket daha sonra Hisar Europe Travel GmbH ile bağlantılı hale geliyor. CompanyHouse kayıtları Cuma Ülker ile Erkan Karaoğlu arasında da geçmiş yönetici kesişimi gösteriyor.
Böylece daha önce Argelato üzerinden başlayan Erkan Karaoğlu hattı ile Cuma Ülker hattı tekrar birleşiyor. Aynı Cuma Ülker'in VIKZ Sterbefonds'taki yönetici konumu ise Hisar/A.T.C. hattı ile VIKZ hattını tekrar birleştiriyor.
Bu noktada Muhlis Şahin yeniden karşımıza çıkıyor.
Muhlis Şahin'in VIKZ yönetimindeki görevi, Tuna Food bağlantısıyla birleştiğinde çevresi VIKZ e.V., Tuna Food GmbH, VIKZ Sterbefonds gGmbH, BZ Bildung & Zukunft gGmbH, Akademie für Deutsch-Türkische Wirtschaft e.V., Tahsin Yazgan, Süleyman Ertaş ve İsa Aksoy şeklinde genişliyor.
BİRİNCİ BÖLÜM SONU...
Emre Ercis retweeted
ALİHAN VE HİLMİ TUNA KURİŞ KARDEŞLERİN ALMANYA'DAKİ ŞİRKET VE KURUMSAL BAĞLANTI AĞI: 1.BÖLÜM
Almanya'daki şirket kayıtlarına bakıldığında, Hilmi Tuna Kuriş'in adının doğrudan geçtiği en önemli ticari yapı Argelato Europe GmbH olarak öne çıkıyor. Ratingen merkezli şirketin ticaret sicilindeki faaliyet alanı Avrupa çapında dondurma ürünlerinin perakende ve toptan ticareti ile kafe ve restoranlara satış olarak kayıtlı. Hilmi Tuna Kuriş, şirketin Genel Müdürü olarak 28 Haziran 2018'den itibaren kayıtlarda yer alıyor.
Argelato'daki diğer kritik isim ise Erkan Karaoğlu. Böylece Almanya'daki ağın ilk halkası ortaya çıkıyor.
Erkan Karaoğlu'nun şirket geçmişi yalnızca Argelato ile sınırlı değil. Alman ticaret sicili kayıtlarında Karaoğlu'nun A.T.C. Air Travel Center GmbH, Hisar Europe Travel GmbH ve VIKZ Sterbefonds gGmbH gibi yapılarda farklı tarihlerde yöneticilik yaptığı görülüyor. Özellikle A.T.C.'de Karaoğlu'nun ardından Osman Nuri Gür'ün yönetici olduğu görülüyor.
Bu nedenle Argelato'nun çevresinde ikinci bir ticari hat oluşuyor.
Osman Nuri Gür'ün bağlantıları ise başka bir şirketi, BLITZ Consult GmbH'yi ortaya çıkarıyor. Gür burada kısa süreli Genel Müdür olarak görev yapmış; sonrasında Alpay Çalık ve Hasan Tucay şirket yönetimine geçmiş.
Böylece Argelato çevresindeki isim ağı Hilmi Tuna Kuriş, Erkan Karaoğlu, Osman Nuri Gür, Mehmet Çulhaoğlu, Alpay Çalık ve Hasan Tucay şeklinde genişliyor.
Erkan Karaoğlu'nun bağlantılarından biri de Verein zur Förderung der Integration und Bildung in Michelstadt e.V. Bu dernek, VIKZ'nin Michelstadt'taki yapılanması olarak listeleniyor. Dolayısıyla Karaoğlu'nun şirket bağlantılarıyla VIKZ çevresindeki kurumsal yapı arasında da bir isim kesişimi bulunuyor.
Buradan ağın ikinci ana kolu başlıyor.
Almanya'da Verband der Islamischen Kulturzentren e.V. (VIKZ), 1973'te tescil edilmiş bir dernek olarak Köln'de bulunuyor. Güncel yönetim kayıtlarında İsa Aksoy, Süleyman Ertaş ve Adnan Demir gibi isimler yer alıyor; 2021 tarihli yönetim değişikliğinde ise Muhlis Şahin de yönetim kurulunda yer almıştı.
Muhlis Şahin'in ağında aynı zamanda Tuna Food GmbH, VIKZ Sterbefonds gGmbH, BZ Bildung & Zukunft gGmbH, Akademie für Deutsch-Türkische Wirtschaft e.V., Tahsin Yazgan, Süleyman Ertaş ve İsa Aksoy bulunuyor.
VIKZ'nin ticari ve kurumsal çevresinde en dikkat çekici şirketlerden biri Tuna Food GmbH. Köln merkezli şirket 1987'den beri ticaret sicilinde bulunuyor. Şirketin faaliyet alanı gıda ve özellikle et ürünlerinin ticareti, üretimi, ithalat ve ihracatı gibi alanlara uzanıyor. Şirketin tarihsel yönetim zincirinde Talha Kazan, Kemal Çakıl, Ömer Akbaba ve Fatih Ünal gibi isimler bulunuyor.
Bu isimlerden özellikle Talha Kazan yeni bir bağlantı halkası açıyor.
Talha Kazan'ın bağlantılarında S.I.F.M. Theresa e.V. ile Verein zur Förderung der Integration und Bildung Münster e.V. de bulunuyor.
Böylece Köln'deki gıda şirketinden Münster'e uzanan bir dernek bağlantısı ortaya çıkıyor.
Tuna Food'un diğer yöneticilerinden Kemal Çakıl ise TUNA FOOD, VIKZ-FÖRDERVEREIN GELSENKIRCHEN, AKTIP EUROPA UG, TUNA FLEISCHEREI GmbH, Refik Akmaz ve Nazife Çakıl'dan oluşan başka bir alt ağın merkezinde bulunuyor.
Diğer tarafta VIKZ'nin seyahat alanındaki şirketi Hisar Europe Travel GmbH bulunuyor. Hisar'ın bağlantıları arasında A.T.C. Air Travel Center GmbH, Ender GmbH, Tuna Food GmbH ve çeşitli kişiler bulunuyor. Böylece gıda, seyahat ve kurumsal yapı arasında tekrar eden isimler ortaya çıkıyor.
Ender GmbH ayrıca tarihsel açıdan dikkat çekiyor. Şirketin eski ticari unvanı VIKZ-HAK GmbH olarak kayıtlarda yer alıyor. Şirketin faaliyet alanları arasında yayıncılık, kitap ve basılı materyal ticareti, ithalat-ihracat ve seyahat organizasyonu gibi çeşitli işler bulunuyor. Böylece Ender GmbH de VIKZ çevresindeki şirketler arasında tarihsel bir bağlantı noktası oluşturuyor.
Bu şirket ağına Süleyman Ertaş eklendiğinde Berlin merkezli ayrı bir ticari kol ortaya çıkıyor.
Süleyman Ertaş'ın doğrudan kayıtlı şirket bağlantılarından birisi TURKUAZ GmbH.
Turkuaz GmbH, Berlin'de kayıtlı. Ticaret sicilindeki faaliyet alanı gıda toptancılığı, bal ve tatlı ürünlerinin dağıtımı ile ithalat ve ihracatını kapsıyor. Şirketin Genel Müdürü Süleyman Ertaş.
Şirketin kendi internet sitesindeki künyede ASBAL markasının Turkuaz GmbH'ye ait olduğu belirtiliyor.
Süleyman Ertaş'ın diğer önemli bağlantısı ise VIKZ e.V.
Şirket kayıtlarında Ertaş'ın VIKZ yönetim kuruluna 3 Nisan 2024'te girdiği görülüyor. Aynı yönetim değişikliğinde İsa Aksoy da yönetim kuruluna alınmış.
Böylece Berlin'deki Turkuaz şirketi ile Köln'deki VIKZ arasında Süleyman Ertaş isimli ortak bağlantı noktası oluşmuş oluyor.
Ertaş'ın ayrıca BUR Sales GmbH ile de bağlantısı bulunuyor. BUR Sales'in faaliyet konusu gıda ürünlerinin satışı ve dağıtımı olarak kayıtlı. Bu da Süleyman Ertaş'ın VIKZ bağlantısına ek olarak Berlin'de başka bir gıda şirketi bağlantısının bulunduğunu gösteriyor.
Diğer kritik isim Tahsin Yazgan.
Tahsin Yazgan'ın bağlantıları arasında Power Trade Germany UG bulunuyor.
Power Trade Germany ile VIKZ arasında da yönetici/kurumsal bağlantı bulunuyor. VIKZ'nin ticaret sicili tabanındaki ağında Power Trade Germany UG ile VIKZ'nin kesiştiği ve Tahsin Yazgan'ın bu şirketin Genel Müdürü olarak yer aldığı görülüyor.
Tahsin Yazgan'ın ağı aynı zamanda Tuna Food, VIKZ Sterbefonds, KPG Generalplaner, Murat Esgi, Süleyman Ertaş, Muhlis Şahin ve İsa Aksoy isimlerine kadar uzanıyor.
Esra Yazgan ise Power Trade Germany UG üzerinden Tahsin Yazgan'a bağlanıyor.
Power Trade Germany'nin Tuna Food, Ender GmbH, VIKZ Sterbefonds, Muhlis Şahin, Süleyman Ertaş ve İsa Aksoy gibi isimlerle olan bağlantıları daha geniş VIKZ ticari ağının başka bir kesişim noktasını oluşturuyor.
Bu ağda VIKZ Sterbefonds gGmbH özel bir yere sahip.
Şirket Köln'de HRB 59886 numarasıyla kayıtlı ve 2007'de kurulmuş. Faaliyet amacı İslami usullere uygun cenaze işlemlerinin organizasyonu, cenazenin Almanya'da veya kişinin menşe ülkesinde defnedilmesi ve gerekli nakil hizmetlerinin sağlanması olarak tanımlanıyor. Güncel Genel Müdürleri Cuma Ülker ve Yusuf Ülker.
Ancak Cuma Ülker'in geçmiş yönetim bağlantıları bu şirketi doğrudan daha geniş ağa bağlıyor.
Cuma Ülker, VIKZ Sterbefonds gGmbH de Genel Müdür ve TIEM Ltd. Şti. Zweigniederlassung Köln de ise temsilci olarak kayıtlı. TIEM'in Köln şubesi, İstanbul merkezli TIEM Eğitim Danışmanlık Araştırma Yayıncılık ve Organizasyon Limited Şirketinin Almanya şubesi olarak 2011'de tescil edilmiş. Şirketin kayıtlı amacı eğitim kurumları, danışmanlık, yayıncılık, reklam, organizasyon, ithalat-ihracat ve çeşitli eğitim hizmetlerini kapsıyor. Köln şubesinin temsilcisi Cuma Ülker; İstanbul'daki şirketin müdürü ise Serdar Salman olarak kayıtlı.
Cuma Ülker'in geçmişinde ayrıca Econom Finanzierungs-Versicherungsvermittlung und Telekommunikationsvermarktung GmbH isimli şirkette Genel Müdürlüğü bulunuyor. Bu şirket daha sonra Hisar Europe Travel GmbH ile bağlantılı hale geliyor. CompanyHouse kayıtları Cuma Ülker ile Erkan Karaoğlu arasında da geçmiş yönetici kesişimi gösteriyor.
Böylece daha önce Argelato üzerinden başlayan Erkan Karaoğlu hattı ile Cuma Ülker hattı tekrar birleşiyor. Aynı Cuma Ülker'in VIKZ Sterbefonds'taki yönetici konumu ise Hisar/A.T.C. hattı ile VIKZ hattını tekrar birleştiriyor.
Bu noktada Muhlis Şahin yeniden karşımıza çıkıyor.
Muhlis Şahin'in VIKZ yönetimindeki görevi, Tuna Food bağlantısıyla birleştiğinde çevresi VIKZ e.V., Tuna Food GmbH, VIKZ Sterbefonds gGmbH, BZ Bildung & Zukunft gGmbH, Akademie für Deutsch-Türkische Wirtschaft e.V., Tahsin Yazgan, Süleyman Ertaş ve İsa Aksoy şeklinde genişliyor.
BİRİNCİ BÖLÜM SONU...
Emre Ercis retweeted
100 Milyar Nereye Gitti? | Ali Han Kuriş ve Almanya Hattı Çözüldü youtu.be/-hUxDJDtC6g?si=XlLv…
Emre Ercis retweeted
Adalet Bakan Yardımcısı Burak Ceyhan, bu görevine gelmeden önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak görev yapıyordu.
O dönem ortaya koyduğu performans ve imza attığı önemli başarılar, kamuoyunun tamamı tarafından bilinmese de yargı camiasında yakından bilinir.
Çalışkanlığı, takım ruhu, duruşu ve cesaretiyle tanınan bir isimdir. Birlikte görev yaptığı mesai arkadaşlarının kendisine duyduğu sevgi ve saygı da bunun en açık göstergelerindendir.
Başsavcı vekilliği sonrasında Sayın Adalet Bakanı tarafından Bakanlıkta görevlendirilen Burak Ceyhan, Bakan Yardımcısı olarak görevine devam etmektedir.
İstanbul’da nasıl bir çizgisi ve duruşu varsa Ankara’da da bundan en küçük bir taviz vermemiştir. Aksine, geçmişteki başarılarının üzerine koyarak görevini başarıyla sürdürmüştür.
Hâl böyleyken, her fırsatta Burak Ceyhan’ı hedef hâline getirmeye çalışmak ne hakkaniyetlidir ne de iyi niyetli bir yaklaşımdır.
Anlaşılan o ki geçmiş dönem Adalet Bakanlığı sürecinde bir dediği iki edilmeyen bazı çevreler, bu dönemde her istedikleri gerçekleşmiyor diye hayatı başarılarla dolu bir kamu görevlisini hedef tahtasına koymaya çalışıyor.
Bu yöntemden vazgeçmelidirler.
Birilerinin kişisel beklentilerinin karşılanmaması, görevini başarıyla yapan bir insanı itibarsızlaştırmak için gerekçe olamaz.
Burak Ceyhan’ın dün de bugün de yaptığı iş, görevini hakkıyla yerine getirmektir.
Gerisi, beklentileri karşılanmayanların meselesidir.
Emre Ercis retweeted
📍Tarih : 15 Temmuz 2016
📍O dönem İstanbul İl Emniyet Müdürü olan, şu an Emniyet Genel Müdür Yardımcısı olan Sn. Mustafa Çalışkan Boğaz Köprüsünde halkı darbecilere karşı koordine ederken ve darbecilerle yapmış olduğu telsiz konuşması.
▫️Mustafa Çalışkan : Türk Savaş Uçağı Türk Milletini mi bombalayacaksın?
▪️Darbeci Pilot:Hayır.Senin gibiler belki korkarda aklı belki başına gelir.Onu sağlayacağız.
▫️Mustafa Çalışkan: Ben Türk evladıyım hiç korkmadım, korkmam.
Emre Ercis retweeted
Türkiye Cumhuriyeti bağımsız, egemen ve demokratik bir hukuk devletidir. Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. Ülkemizdeki yargı süreçlerinin uluslararası çevrelerce takip edilmesi, Türkiye’nin demokratik olgunluğunun ve şeffaflığının bir göstergesidir.
Buna karşılık devam eden yargılamalar hakkında mahkeme kapılarında hüküm verircesine açıklamalar yapılması, Türk yargısını hedef alan ve yargı süreçlerini siyasi baskı altına almaya çalışan kabul edilemez bir tutumdur.
Türkiye’nin yargı süreçleri; yabancı parlamenterlerin siyasi ajandalarına, ideolojik beklentilerine veya lobi faaliyetlerine göre değil; Anayasa’ya, kanunlara, dosyadaki delillere ve bağımsız mahkemelerin takdirine göre ilerler.
Buradan açıkça ifade ediyorum: Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz; devam eden yargılamaları etkilemeye, Türk yargısını baskı altına almaya ve ülkemizin iç işlerine müdahale etmeye kalkamaz.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; vesayet odaklarına, darbe heveslilerine, terör örgütlerine ve dışarıdan demokrasi dersi vermeye çalışan çevrelere karşı millî iradesini koruyarak bugünlere gelmiştir.
Türkiye, kendi hukukunu işletecek kudrete, demokrasisini koruyacak iradeye ve geleceğini tayin edecek egemenliğe sahip büyük bir devlettir. Millî irademizi, yargı teşkilatımızı ve hukuk devletimizi hedef alan hiçbir siyasi ajandaya geçit vermeyeceğiz.

























