Pinned Tweet
20 yılda literatüre kazandırdığım 10 kitap...
Bunların 2'si (en soldakiler) 2025 yılında yayınlandı.
Okuyanların bolca istifade etmesi temennisiyle.
(Alt sıradaki Gazze hariç diğerlerinin baskısı tükeneli çok oldu, PDF'lerine internetten ulaşabilirsiniz.)
Ortadoğu'nun sıcak gündemini ve İsrail seçimlerini değerlendirdiğim programın ilk bölümü, @Tashihmedya YouTube kanalına yüklendi.
youtube.com/watch?v=XlI7OH03…
Ortadoğu Günlüğü retweeted
Geliyor gelmekte olan🙂
İbrahim al-Jabin’in kaleminden Suriye’nin yüz yıllık dönüşüm hikayesi haftaya raflarda olacak inşallah...
Uzun bir süredir üzerinde çalıştığımız, eşsiz bilgilerle dolu bir kitap.
Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. ✨ @ibrahimaljabin1
Ortadoğu Günlüğü retweeted
Zahide Tuba Kor ile Ortadoğu Günlüğü 1. Bölüm Youtube kanalımızda yayında.
youtu.be/XlI7OH03xhA
Zahide Tuba Kor ile Ortadoğu Günlüğü | Bölüm 1
İsrail’de değişen hükümetler, değişmeyen işgal politikaları… Peki, Filistin’i ve bölgeyi neler bekliyor?
Tashih Dergisi’nin yeni programı Ortadoğu Günlüğü'nün ilk bölümünde Zahide Tuba Kor ile İsrail siyasetinin çıkmazlarını, Gazze’de devam eden soykırımı, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetini ve bölgesel savaşın geleceği üzerine konuştuk.
Ortadoğu Günlüğü, ilk bölümüyle Perşembe günü Tashih YouTube kanalında! @ztkor @kurbetogluhalil
"Bizi ölüme göndermeyin diye imdat ediyorlar"
🗣️ Aktivist Ramazan Tunç:
🇹🇭 Tayland'da iki Doğu Türkistanlı Müslüman karanlık hücrede Çin'e iade edilmeyi bekliyor. 0 yıldır özgürlüklerinden mahrumlar.
Yıllardır süren belirsizliğin ardından 21 Ekim'de göçmen merkezine nakledildiler. Tamamen dış dünyadan tecrit edildiler.
🇨🇳 Uzmanlar yakın zamanda Çin'e iade edilebileceğini söylüyor. Daha geçtiğimiz yıl tam 40 Doğu Türkistanlı genç gizli operasyonla rızaları olmadan Çin'e iade edildi. O günden beri hiçbirinden haber alınamadı. Kardeşlerimiz bizi ölüme göndermeyin diye imdat ediyor.
🇹🇷 2015'de devletimiz diplomatik gücüyle 173 Uygur kadın ve çocuğu Tayland'dan Türkiye'ye getirerek umut olmuştu. Bugün yine aynı tarihi sorumluluk kapımızda.
Başta Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımız olmak üzere tüm devlet yetkililerimize sesleniyoruz. Türkiye veya güvenli bir üçüncü ülkeye naklini sağlayın. Zamanımız tükeniyor.
Türkiye mağdurun ve mazlumun yanında durmaya devam etmeli.
Ortadoğu Günlüğü retweeted
This is what we see when we wake up every morning in Gaza; everything is rubble and destruction.
Israel has made the city uninhabitable.
Ortadoğu Günlüğü retweeted
You probably don’t know this man, but you should.
Throughout the genocidal war, he devoted his time and energy to fighting the drug trade in Gaza, which was supported by Israel. Just a few days ago, Israel killed him by bombing his vehicle while he was on a mission to seize a shipment of drugs.
Israel bombed his home and killed his children (Ahmed 11& Rasha 10) yet he never gave up. He continued to resist in his own way.
After everything he endured, he remained a man of extraordinary courage, integrity, and determination.
His name was Arafat Alareer!
For 15 years, I had the privilege of knowing him. He was one of the finest men I have ever known.
May he rest in peace after years of tireless dedication and immense sacrifice.
Ortadoğu'nun sıcak gündemini ve İsrail siyasetini değerlendirdiğim program, yarın @Tashihmedya YouTube kanalında
Zahide Tuba Kor ile Ortadoğu Günlüğü | Bölüm 1
İsrail’de değişen hükümetler, değişmeyen işgal politikaları… Peki, Filistin’i ve bölgeyi neler bekliyor?
Tashih Dergisi’nin yeni programı Ortadoğu Günlüğü'nün ilk bölümünde Zahide Tuba Kor ile İsrail siyasetinin çıkmazlarını, Gazze’de devam eden soykırımı, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetini ve bölgesel savaşın geleceği üzerine konuştuk.
Ortadoğu Günlüğü, ilk bölümüyle Perşembe günü Tashih YouTube kanalında! @ztkor @kurbetogluhalil
Ortadoğu Günlüğü retweeted
Türk büyükelçilerinin 1925-1937 arasındaki itimatname ve vedaname uygulamasını ele alan makalem Journal of Balkan and Near Eastern Studies’te yayımlandı. Belgeler ilk kez yayımlanıyor ve genç Cumhuriyet’in dış temsilini içeriden görmemizi sağlıyor. İyi okumalar. 👇👇👇#Diplomasi #Diplomacy
"The Self-Representation of a State: The Protocol of Letters of Credence and Recall of Turkish Ambassadors in the Early Republican Period, 1925–1937" tandfonline.com/doi/full/10.…
Ortadoğu Günlüğü retweeted
Amerika'da nasıl büyük siyasi dönüşüm yaşandığından bihaber yapılan ara seçim yorumları çok tuhaf.
"Sistemin adamı hepsi ağbii, herkes aynı"
"Amerikan seçmeni Filistin'i umursamaz"
"Solcular solcu değil; Müslümanlar Müslüman değil"
Abdul El Sayed'i 8 senedir takip ediyorum.
Sadece onun hikayesi bile yaşanan dönüşümün özeti.
2018'deki başarısız bir valilik kampanyasının ardından sol ve sosyalistlerle iç içe kendi hareketini kurdu, sahadan inmedi.
Kendisini geniş kitlelere tanıtan an Gazze soykırımı oldu.
Michigan'daki Müslüman azınlık ile solcuların geniş eylemleri, toplantıları sürecinde El Sayed parladı.
Gazze'yi iyi bilen, iki tarafa da yakın biri olarak bir ivme yakaladı.
Ve Michigan senatörlük önseçimlerinde İsrail lobisinin harcadığı milyonlarca dolara, İsrailci Demokratların Haley Stevens ısrarına rağmen inanılmaz bir önseçim zaferi elde etti.
Sanders'tan Hasan Abi'ye tüm sol kanat seferber oldu.
Gazze soykırımına duyulan öfke ekonomik sıkıntılarla birleşince işler değişti.
Tıpkı Zohran'da olduğu gibi.
Tıpkı Demokratik Sosyalist Parti mensubu birçok Demokrat vekilin "bomba değil bebekler" diyerek İsrail'e yardımların kesilip bu paranın sosyal yardımlara aktarılmasını savunduğu gibi.
Gündelik yaşamla dış politika birleştirildi.
Müslümanlarla solcuların işbirliği aslında yepyeni dinamik bir ideolojik hat oluşturdu.
Gazze soykırımı, solun fikirlerine duygusal ve ahlaki bir duruş kattı.
Bu çok önemli bir eşik. Birçok yeni üye kazandı sosyalistler.
Abdul El-Sayed ve diğer solcu adayların yıktığı duvarlar çok büyük.
Hayatı boyunca 1000 kişiyi bir araya getirip de 1 ay boyunca bırak seçime girmeyi aynı çatı altında tutmayı başaramamışların böylesine uzun soluklu bir mücadeleyi inşa eden siyasi kavgayı küçümsemesi acayip.
Yada kendisine benzeyenin yaptığı en ufak hatayı bile eleştirmekten acizlerin en ufak fikri olmadıkları kişilerin "Müslümanlığını" sorgulaması da acayip.
Fakat anlaşılabilir.
Belediye konferanslarında okunan şiirler, uzun uzun metinler, kendi kendimize yaptığımız konuşmalar değil; Amerikan Senatosu'nda yapılacak ilk Gazze konuşmaları, Kongre'de kefiye takanların sayısının artması Gazze'ye en çok katkıyı sunacak.
Bunu fark etmek acı. İnkar etmek en kolayı.
Bugün Gazze için, insanlık için yazılan en iyi konuşmalar, Türkçe, Arapça, Urduca değil. İngilizce, Fransızca.
Yepyeni bir insanlık hareketi yükseliyor.
Batı'ya inat, Batılı elitlere, İsrailci Demokrat/Cumhuriyetçi fark etmez her türlü müesses nizam figüre karşı. Hem de Batı'nın tam kalbinden.
İsterseniz küçümseyin, isterseniz yok sayın, isterseniz gözünüzü çevirin.
Çözüm bu ittifakta sanki.
Sanırım son 3 senedir durmadan bu değişimden bahsediyorum.
Her seferinde çok daha fazla örnek, insan çıkıyor.
Yaz yaz bitmiyor.
New York oldu, "orası metropol" dendi / Sayed oldu "solcu da Müslüman da değil" dendi- Colorado Filistin aktivisti sadece Gazze diyerek 30 yaşında meclise giriyor, ilk kez sosyalistler 10-15 rakamlarına ulaşıyor. İsrail'i savunan ne kadar Demokrat varsa çatır çatır önseçim kaybediyor.
Yine de 10-20 senelik Amerika okumaları.
Ne diyim.
gözünüzün önünde yaşanan değişimi görmemek ya bilgisizlikten ya da insanın kendi yetersizliklerini kendisine durmadan hatırlatan birilerini görünce duyduğu öfkeli kindarlıktan.
sonuçta kendisine benzemeyenin derdini dert edinmek ve mahalle duvarlarını aşıp uzun soluklu bir mücadele vermek zor iş.
Amerika'da Müslümanlar ve solcular bunu başarıyor işte.
Sosyalistler bunu yapıyor.
Yapmaya da devam edecek.
Gazze’de bir mülteci kampında doğan Alaa Al-Lagta, 15 yaşındayken duvarlara çizdiği resimler yüzünden tutuklandı, işgalci İsrailliler parmaklarını kırdı.
Yıllar sonra cerrah oldu ama fırçasını hiç bırakmadı. Çizimleriyle Filistin’in sesi olan Gazzeli karikatüristin hikayesi…
🇵🇸📚Bu sadece bir kitap değil, bir direnişin hafızası!
✍️Ortadoğu uzmanı Zahide Tuba Kor'un kaleminden Gazze: Geçmişten günümüze işgale karşı dimdik duran bir toprağın, bir halkın, bir onurun hikayesi.
📗Kapağındaki o kırmızı gelincik gibi...
Kanla sulanmış ama aslâ solmamış bir direnişin sembolü!
Her kütüphanede olması gereken bir başucu eseri diyebilirim.
Kitabın en can alıcı tezi ise;
“Gazze sadece bir coğrafya değil, işgale karşı insanlığın onur sınavıdır.
Gazze düşerse, insanlık düşer…
Okuyun!..
Okutun!..
#gaza
Kongrenin 2 kanadının da Cumhuriyetçilerce kaybedildiği bu Amerikan seçimleri sonuçları Netanyahu için büyük bir darbe. Trump azil süreçleriyle boğuşacak. Net.’nun Trump'ı avcunun içine alıp oynaması devri bitti.
İran'a saldırı kesin olacak ama nükleer silah kullanmaya kalkışamaz
2 sene evvel Demokratlar büyük seçim yenilgisi almıştı, şimdi Cumhuriyetçiler. Bunda hem iç yapısal sorunları çözememe hem de Ortadoğu maceralarının etkisi var. İsrail artık müttefikleri sırtında yük. Gelecek hızlanıyor. Buna razı mı gelecekler yoksa ortalığı ateşe mi verecekler
Netanyahu'nun Trump'ı İran'a karşı nükleer silah kullanması için baskı yaptığına dair Carlson'ın bu ifşaatı kanaatimce doğru. Çünkü İran'la ilgili başta koyduğu rejimi devirme ve ana tehditleri bertaraf ederek erken seçimi kazanma hedefine ulaşması için başka bir seçeneği yok.
Under pressure from Israeli prime minister Benjamin Netanyahu, the Trump administration may be within days of launching a nuclear strike on Iran. The target would be Pickax Mountain in central Iran, where Israeli intelligence claims the Iranian government has restarted its nuclear enrichment program. No conventional weapon in the American arsenal can penetrate 300 feet of solid granite to destroy the tunnels where enrichment is supposedly taking place. The only military option is a nuclear strike. Netanyahu has been pushing hard for one. “Bibi calls Trump about it every day,” says an informed observer.
Netanyahu is cornered and desperate. After last week’s election results, he can’t form a government unless Trump intervenes directly in Israeli politics and brokers a deal with other parties that gives Netanyahu 61 seats in the Knesset. Otherwise, he is out as prime minister and on his way to ignominy, investigations and possibly jail. Netanyahu must stay close to Trump. He needs this war.
To that end, he’s applied maximum pressure to his closest allies in the administration, including Secretary of Defense Pete Hegseth and CENTCOM commander Brad Cooper. Both oppose a negotiated settlement to the war they’ve so grievously mismanaged; both are pushing to restart major combat operations. Secretary of State Marco Rubio and CIA director John Ratcliffe are also following Netanyahu’s lead, as are leaders of the Democratic Party. In a recent meeting on the subject, former president Barack Obama said he opposes the current Iran peace deal being drafted in Doha.
The rest of America’s longtime allies in the Middle East are terrified by the prospect of more war. On September 27th, Netanyahu flew secretly to Abu Dhabi to enlist the UAE in his lobbying effort for a final attack on Iran. The Emiratis refused. After eight months of conflict, Gulf economies are teetering. So are global energy and fertilizer markets. They won’t recover soon. Globally, there are a total of about 850 supertankers used to transport oil from producers to the rest of the world. In October alone, 11 of them were badly damaged in Hormuz. At this pace, a global depression is imminent. A nuclear strike would radically accelerate the destruction. Fallout from a ground explosion at Pickax Mountain would contaminate the Persian Gulf, poisoning the water supply for 100 million people.
And those are just some of the immediate consequences for the region. The rest of the world is every bit as exposed. No country other than the United States has ever used a nuclear weapon in war. Some would like to. An American nuclear attack on Iran would set a new precedent. The Russians have already told at least two other governments that an American nuclear strike on Iran would free them to use nuclear weapons against Ukraine. Pakistan and India would be tempted to do the same against each other, as would North Korea against Seoul. After the first nuclear strike, World War Three is inevitable. That war would be short and final.
We’ve been sleepwalking toward this moment for months. Since February, the administration has quietly rewritten America’s nuclear doctrine to make first use of so-called “battlefield nukes” easier and therefore more likely. No one in Washington in either party seems bothered by this. Now we’re on the brink of it.
Close observers say Trump is likely to decide by next weekend whether or not to use nuclear weapons. That would be November 7, six days from now. To his credit, he’s hesitating. At the moment, Trump is listening to his vice president, JD Vance, and to his envoy and friend Steve Witkoff, both of whom argue a deal with Iran can be made.
They’re right, though it won’t be simple. The Iranians are famously frustrating to negotiate with under any circumstances, and elements of that government have become more radical since Ayatollah Ali Khamenei and his family were killed in February. After decades of isolation, even relatively moderate Iranian leaders seem confused by how decisions are made in the West. (There is a widespread belief in Tehran, for example, that the United States government controls Israel.) But overall, people who have spoken to decision-makers in Iran say there is consensus there that more war is bad for everyone and a deal is worth making.
One group that hasn’t been consulted so far is the global population — the hundreds of millions of people who will be killed along with their children if Trump is pushed by Netanyahu into launching a nuclear strike next week. Now would be the time for them to speak up.
1990lardan beri İsrail başbakanları Amerikan başkanlarını İran'ın nükleer tesislerini vurdurmak için uğraştı. Hiçbiri başaramadı. Manipülasyonu kolay olan Trump ikna edilebildi. Bir daha bu kadar ahmak bir başkan gelmez. İran'a son darbeyi vurdurmak için Netanyahu'nun acelesi var


















