Yarın akşam Xelattv’de Sayın İlhami Sertkaya’nın konuğu olarak, gerek ‘süreç’, gerekse de Kürd milliyetçiliği üzerine görüşlerimi anlatmaya çalışacağım.
Konuya ilgi duyan dostlarımı beklerim.
youtube.com/live/i7K-svXxqcg… @YouTube
Türk toplumunda Kürtlere karşı gelişen ırkçılık, ABD’de siyahilere karşı ortaya çıkan Ku Klux Klan’ın ırkçılığını aratmayacak bir düzeye ulaşmış durumda.
Üstelik kendi toplumlarında giderek daha fazla taraftar buluyor ve giderek daha da saldırganlaşıyorlar.
Ercan İlgi̇n retweeted
Akademisyen Yektan Türkyılmaz (@yektantyilmaz) hocamızla, neredeyse hiç ele alınmayan konular üzerine konuştuk. Kürt entelijansiyası, uluslaşma ve dil meselesine dair Yektan Hoca’nın önemli değerlendirme ve tespitlerini paylaştığı çok kıymetli bir program oldu.
Henüz izlemeyen herkese mutlaka tavsiye ederim.
youtube.com/live/_-SYfTBsUQM…
“Barış istiyoruz; ama kimliğimizle, onurumuzla, tarihimizle ve siyasi irademizle eşit bir barış.”
Kişisel dostluğumuzdan onur duyduğum sevgili @YukselAvsar bu yazısıyla, Türklerle Kürdler arasında gerçek kardeşliğin ancak bir milli eşitlik ve özgürlük temelinde kurulabileceğini yazarak milli gurur sahibi her Kürdün duygularına tercüman olmuş.
Yüreği dert görmesin.
Yüksel Avşar yazdı: Kürtlerin Acıları Entegrasyon Söylemiyle Dindirilemez!
nerinaazad2.com/tr/columnist…
Bundan on gün önce, gazeteci @nuray_babacan ‘ın, Öcalan’ın, kendisi için hazırlanan yeni konutuna taşındığını ve adına ‘Tasfiye Komisyonu’ denilen yeni yapının bir parçası olarak göreve başladığı haberini paylaşmıştım.
Nitekim bugün, DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Mithat Sancar, Öcalan’ın yeni konutuna taşındığını doğruladı.
Yani Öcalan’ın ‘image maker’lığını kendine görev addedenlerin söylediğinin tersine süreç donmamış, tersine gayet sağlıklı bir biçimde yürüyor.
Umarım Öcalan yeni konutunda, devletin bir kurumu olarak görev yapacak olan ‘Tasfiye Komisyonu’nun bir parçası olarak, kurucusu ve tartışmasız tek lideri olduğu söz konusu bu kirli savaş örgütünün tasfiyesinde üstlendiği görevi başarıyla tamamlar.
Gazeteci @nuray_babacan Ankara kulislerine dayandırdığı haberinde, Öcalan’ın, kendisi için hazırlanan yeni konutuna taşındığını ve adına ‘Tasfiye Komisyonu’ denilen yeni yapının bir parçası olarak göreve başladığını yazmış.
Böylelikle Öcalan için statü talep edenlerin artık söyleyecek bir şeyleri de kalmamış oluyor. Çünkü onun artık resmi olarak bir statüsü var.
1030’lardan Modern Çağa: Tarihsel Süreklilik ve Nesnel Gerçeklik Bağlamında Kürt Milli Fikriyatının Temelleri - Serdar Roşan — Serdar Roşan kovarabir.com/yazi/1030-lard…
Ercan İlgi̇n retweeted
Değer mi bıraktın sen, işbirlikçi sosyopat!
Atalarımıza hakaret ettin, “Judenrat” dedin.
“Seyid Rıza Rusların adamıydı, Şeyh Said İngilizlerin adamıydı.” dedin.
Geleneklerimize hakaret ettin, “Nakşi ve Alevi gelenekleri uydurmadır.” dedin.
Kültürümüze “çöplük toplumu”, “mezarlık”, “aşiret artığı” ve “kültür kalıntısı” dedin.
Yüz binlerce eğitimli Kürt çocuğunu “entegrasyon” için dağlara çıkartıp hiç uğruna kurda kuşa yem ettin.
Kürtlerin direniş geleneğine ihanet edip itirafçı oldun.
Abdullah Öcalan’dan taziye programına mesaj: ‘Aileler değerlerine sahip çıksın’
ilketv.com.tr/abdullah-ocala…
Ercan İlgi̇n retweeted
''Kürt devleti haramdır'' ideolojisine sahip DEM Parti ve Öcalancılar, Türk devletini kutsarken...
İkinci yüzyılda Cumhuriyet daim, demokrasi kaim, halkların kardeşliği baki olsun
Eş Genel Başkanlarımızın 29 Ekim açıklaması:
demparti.org.tr/tr/Ikinci-yu…
29 Ekim tarihinin biz Kürdler için bir başka anlamı vardır ve bu çok önemlidir.
Çünkü 2014 yılının 29 Ekim’inde, Güney Kürdistan’daki Peşmerge güçleri Kobani’deki soydaşlarının DAİŞ ile yürüttüğü savaşta onlara destek vermek amacıyla Rojava’ya geçmişlerdi.
Bu geçişte anlamlı olan bir başka husus ise, Peşmerge güçlerinin Rojava’ya geçerken Kuzey Kürdistan’da büyük bir sevgi seliyle karşılanmalarıydı.
Dolayısıyla bu tarih, kendi iradeleri hiçe sayılarak dört kolonyalist rejimin tahakkümüne maruz bırakılan kadim Kürd milletinin tarihinde bir millet dayanışması olarak anılacaktır.
Ercan İlgi̇n retweeted
✅ KÜRT MİLLİYETÇİSİ VE YAZAR ERCAN İLGİN: “KÜRTLERİ BİR HALK DEĞİL, BİR MİLLET OLARAK TANIMLAMALIYIZ”
✍️ Kürt milliyetçisi ve yazar Ercan İlgin, PWK Genel Başkanı Mustafa Özçelik’in kaleme aldığı iki yazıyı değerlendirerek, Kürtlerin bir halk olarak değil, bir millet olarak tanımlanması gerektiğini belirtti.
📌 Ercan İlgin’in değerlendirmesinin tamamı şöyle:
“PWK Genel Başkanı Sayın Mustafa Özçelik, biri geçtiğimiz hafta, diğeri bugün olmak üzere iki değerli yazı kaleme aldı.
Birinci yazısında, Türk devletinin ‘Tek devlet, tek millet’ paradigmasıyla Öcalan’ın ‘Ulus devlete karşıyız, demokratik ulus’ paradigmasının aynı anlayışın iki farklı söylemi olduğunu vurguladı. Ben de bu tespitine aynen katılıyorum. Nitekim kısa bir süre önce Rasti News’e verdiğim röportajda da bu tespitle paralel görüşler dile getirmiştim.
Sayın Özçelik, bugünkü yazısında da kendi partilerinin, DEM Parti öncülüğünde 25.10.2026 tarihinde Diyarbakır’da gerçekleştirilen toplantıya katılmama gerekçelerinin başında, Öcalan ve DEM Parti’nin bir millet olarak Kürtleri ve onların kolektif millî ve demokratik haklarını yok saydığı gerçeğinin bulunduğunu ifade etmiş.
Ben bu konuda da Sayın Özçelik’le aynı görüşü paylaşıyor ve onun bu perspektifini değerli buluyorum.
Çünkü bunun tersine bir tutum, Öcalan’a ve onun Türkiyeci çizgisine payanda olmaktan başka bir şey değildir.
Nitekim kendisini millî bir çizgide konumlandırma iddiasında olan kimi Kürt parti ve kurumlarının, yeri geldiğinde bu payandalık görevini bir ikbal uğruna bilerek ve isteyerek üstlendiği, hepimizin bildiği bir gerçekliktir.
Bunlar bir yana, Sayın Özçelik’in her iki yazısında da takdire şayan bir başka husus var. O da Kürtleri bir halk olarak değil, bir millet olarak tanımlamasıdır.
Çünkü Kürtler olarak kendinizi bir millet olarak değil, bir halk olarak tanımladığınızda, muhatabınız olan kolonyalist rejimden kendi millet gerçekliğinizi kabul etmesini de bekleyemezsiniz.
Umarım 1970’ler kuşağının kurduğu diğer partilerin liderleri ve sözcüleri ile bağımsız şahsiyetleri de elli yıldır dillerine pelesenk ettikleri ‘Kürt halkı’ kavramını bir yana bırakıp kendi mensubiyetlerini bir millet olarak tanımlamayı esas alırlar.” @ilgin_ercan
Slavoj Žižek'in canlı etkinlikler için 20.000-30.000 Dolar, sanal etkinlikler için 5.000-10.000 Dolar arası ücreti olduğunu aşağıdaki adres doğruluyor. Eğer bu kitabı bedavaya yazdıysa hakikaten davaya gönül vermiş demektir::))
Her harekete böyle gönüllü "'entelektüeller" versin Kozmos!
allamericanspeakers.com/spea…
Ercan İlgi̇n retweeted
Bayraminiz kutlu olsun. 10 Kasimda da anitkabirde goruruz muhtemelen!
İkinci yüzyılda Cumhuriyet daim, demokrasi kaim, halkların kardeşliği baki olsun
Eş Genel Başkanlarımızın 29 Ekim açıklaması:
demparti.org.tr/tr/Ikinci-yu…
“Açlıktan öldük, biz Girê Spî'de yerinden edilenlerin mallarını yağmaladılar, yaktılar" diye canhıraş bir haykırışının devamında "Şimdi kampta mahsur kaldık. Ne eczane var ne doktor, araba bile yok, biz ölüyüz" diyerek Rojava Kürdlerinin yaşadığı bir insanlık dramını dile getiriyor bu Kürd kadını.
Günü geldiğinde tarih, bir yandan bu yiğit Kürd kadının feryadını, diğer yandan Öcalan’ın talimatıyla, cihadist Şam rejimine kayıtsız şartsız teslim olmayı seçenlerin ihanetini yazacaktır.
Kimsenin bundan şüphesi olmasın.
"Açlıktan öldük" diyen Serêkaniyêli kadınlar yedi yıldır kampta
🔶 Dönüş konvoyu ertelenince Haseke'deki kampta yaşayan aileler yine çadırlarda kaldı. Ewaş Xidir, "Ne eczane var ne doktor, araba bile yok. Biz ölüyüz" dedi. 2019'da yerinden edilen 14 bini aşkın aileden yalnızca 3 bin 278'i evine dönebildi.
Haseke kırsalındaki Serêkaniyê kampında yaşayan Kürt aileler, dönüş konvoyunun bir kez daha ertelenmesiyle yeniden çadırlara mahkûm kaldı. Yaklaşık 800 aileyi Serêkaniyê'ye götürmesi planlanan yedinci konvoyu saldırıya uğraması sonrası 27 Ekim'de belirsiz bir tarihe ertelendi.
Serêkaniyê Yerinden Edilmişler Komitesi ertelemeyi "rutin işlemler ve düzenlemeler" ile açıkladı. Ancak kamptaki aileler, Girê Spî'ye dönmek isteyen Kürtlerin saldırıya uğramasının ardından korkuyla bekliyor.
Rûdaw'a konuşan Ewaş Xidir, konvoyun nereye gideceğini sordu. Xidir, "Girê Spî'de yerinden edilenlerin mallarını yağmaladılar, yaktılar" dedi.
Xidir kamptaki durumu da anlattı. "Şimdi kampta mahsur kaldık. Ne eczane var ne doktor, araba bile yok. Biz ölüyüz" diye konuştu.
Aileler sıcağa da soğuğa da dayanmayan yıpranmış çadırlarda yaşıyor. Kış yaklaşırken çadırlar yeniden yağmur ve çamur demek.
Dünyada bir üniversitenin bir başka üniversiteye bağlandığının bir örneği yoktur. Çünkü bir ülkede her bir üniversitenin, başarı veya başarısızlığına bakılmaksızın diğer üniversitelerle kurumsal bir denkliği vardır.
Dolayısıyla Şam rejiminin çıkardığı bu yasayı, Rojava’daki eğitim kurumlarını tasfiye etmesinin bir adımı olarak görmek gerekiyor.
Bunu da, Apocu paradigmanın, Kürdistan’ın her bir parçasında Kürdleri kolonyalist rejimlere entegre etme çabasının dramatik sonucu olarak okumalıyız.
Şam, Rojava ve Kobani üniversitelerinin bağımsızlığını bitirdi: Biri Fırat'a, biri Halep'e bağlandı
🔶Rojava'da on yıl önce kurulan iki üniversite artık kendi adıyla ayakta durmayacak. Suriye Yüksek Öğretim Kurulu, Rojava Üniversitesi'ni Fırat Üniversitesi'ne, Kobani Üniversitesi'ni de Halep Üniversitesi'ne bağladı.
rastinews.com/2433/sam-rojav…
İstanbul Barosu’nun iki gün önceki seçim sonucu, Türk toplumunda ırkçı-şoven zihniyetin yükselişinin en belirgin işaretidir.
Nitekim seçimi kazanan bu güruhun, seçim sonrasında büyük bir hınçla “Ne Mutlu Türküm Diyene” sloganını höykürmesini de, kendisini Türk olarak görmeyen ve bu bağlamda kendi milli kimliğini sahiplenen Kürdlere karşı, içinde bariz bir düşmanlık da barındıran bir meydan okuma olarak görmek gerekiyor.
Bu noktada kendi milli kimliğini sahiplenen her bir Kürd bireyi bu gerçekliği görmeli ve kendisine dayatılan entegrasyoncu paradigmayı sorgulamalıdır.
Yüksel hanım şahsen tanımaktan onur duyduğum saygın bir Kürd şahsiyetidir. Ona yönelik her türlü tehdit ve hakareti şiddetle kınıyorum.






















